CEOtudent
5 Temmuz 2019
Birkaç Dakika İçinde Çok Daha İyi Hissetmenizi Sağlayacak 25 CEOtudent İçeriği
CEOtudent her fırsatta takipçilerinin günlük motivasyon ve ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Editörlerimiz ve kullanıcılarımız da bu büyük ilham ağına her geçen gün katkıda bulunarak ortaya harika içerikler çıkarıyorlar!

Özellikle günün ilk saatlerinde küçük motivasyon kıvılcımlarına hepimizin ihtiyacı olabiliyor. Sadece birkaç dakika içinde kendimizi daha iyi hissedip günün sorumlulukları için güç toplamak istiyoruz. Biz de insana kendini iyi hissettireceğini düşündüğümüz böyle içeriklerimizden bir kürasyon yapmak istedik.

Keyifli okumalar!

Şimdi yaşamınıza dahil edebileceğiniz iki yeni bakış açısı var ve bu bakış açıları böyle durumlarda çok daha iyi hissetmenizi sağlayabilir. Bunlar aslında çoğumuzun bildiği şeyler fakat hatırlamakta ve daha derinlemesine bakmakta fayda var.

Bazen birileri karşınıza oturur ve hayatın gerçeklerini anlatmaya başlar. Belki duyduklarınız o an kaldıramayacağınız kadar ağır gelir fakat sonrasında farkında olmanın verdiği zihin açıklığıyla daha güçlü birine dönüşürsünüz.
Hayatta her zaman yüzleşmemiz gereken gerçekler ve aşmamız gereken zihinsel sorunlar olabilir. Kimsenin kolay kolay yüzleşmek istemeyeceği, yüzleştikten sonra ise daha güçlü biri olup daha hissedeceği bu gerçeklere beraber bakalım.

Tanıdığınız en karizmatik, en güçlü insanlar bile, hayatta kaybolduklarını ve diğerlerinden izole olduklarını hissettikleri anlar yaşarlar. Bu duyguda yalnız olmadığımızı bilmek güzel olsa da, soru hala orada duruyor: kaybolmuş ve yalnız hissettiğimizde ne yapmalıyız?

Hepimizin yaşarken varlığını kabul ettiği kurallar vardır. Bu kurallardan bazıları insanlara gülümsemek veya kendinizi tanıtırken birinin elini sıkmak gibi doğal ve basit kurallardır. Ama bazıları da alışkanlık haline gelene kadar zamanın olgunlaştırması gerekenlerdir. Her gün uygulanan iyi alışkanlıklar, hayatınızda fark yaratacak olan olgulardır. ABD'de bir grup başarılı girişimciye kabul ettikleri andan itibaren hayatlarında fark yaratan bu hayat kuralları sorulmuş. İşte onlardan gelen en iyi yanıtlar!

Stresi azaltmak, kafanızı rahatlatmak ve neyin sizin için gerçekten önemli olduğunu ortaya çıkarmak için uygulayabileceğiniz 7 adımı paylaşıyorum. Bugünden başlayın, bir hafta sonra bu küçük şeylerin hayatınızı ne kadar değiştirdiğini fark edeceksiniz.

Sabah kalk, hazırlan, işe ya da okula git, insanlarla iletişim kur; toplantılar, ödevler, projeler yetiştir... Çinko karbon pillerin bile dayanamayacağı kadar hareketli hayatlar yaşıyoruz. Bazense yoruluyoruz, yaşadığımız hayata olan memnuniyetimizin azaldığını hissediyoruz. İşte böyle zamanlar için sadece 5 dakika alan 5 etkili pratik hayatınızı kurtaracak!

Zenginlik, bolluk, bereket... Hepimizin yaşamının her alanında, her anlamda olmasını istediğimiz bir kavram. Peki bu kavrama hayatımızda daha fazla yer vermek, hatta onu arttırmak adına kendi içimizden başlayarak neler yapabiliriz?

Karma çoğu kişi tarafından cezalandırma olarak bilinir. Sanılanın aksine, hareket anlamına gelen bu kavram pozitif düşünceyi destekleyen bir yaşam tarzıdır. Newton’ın Etki-Tepki prensibini düşünün. “Eğer bir cisme herhangi bir büyüklükte bir kuvvet etkirse, cisim de bu kuvvete eşit fakat zıt yönde bir tepki gösterir.” Tıpkı karma gibi... Hayatınızda istediğiniz değişimleri elde etmenizi kolaylaştıracak bu 12 karma yasasına bir göz atmalısınız.

Depresyondayken, kendimizi ve başkalarını gerçek olmayan şeylere inandırma eğiliminde oluruz: “hiçbir şeyi beceremiyorum”, “hayatım rezalet”, veya “asla iyileşemeyeceğim” gibi. Bu tarz düşünceler doğruluk payı ne kadar olursa olsun zihnimizde aralıksız olarak dolaşır, iyileşme yolunda atılması gereken adımları sekteye uğratır. İşte bu gibi olumsuz ve depresif düşüncelerin kaynağı zihnimizdeki birtakım olumsuz çarpıtmalardır.

Hayat bir fırtınadır ve sağ çıkanlar emin olun ki darbe almıştır. Umudumuzu kaybettiğimiz zamanlar elbet olacaktır, önemli olan bir çıkış yolu bulabilmek ve nerede olursanız olun kendinize sahip çıkabilmektir.

Mutlu ya da başarılı insanlara günlük yaşamları ile ilgili sorular sorduğunuzda hayatlarına dahil ettikleri bir anlayıştan ya da felsefeden bahsettiklerini görebilirsiniz. Bu felsefeler hayatınızı yoluna sokma, daha iyi hissetme, daha iyi beslenme gibi çok farklı konularda size yardımcı olabilir.

Bilinçaltına yollanan telkinler sonucu hislerin ve düşüncelerin kontrolü de artık herkes tarafından kabul edilmiş bir gerçek.
Gündelik hayatımızda sıkça ihtiyaç duyduğumuz özgüveni, bilinçaltımıza yolladığımız telkinlerle arttırabiliriz. Kendinizi güvensiz hissettiğiniz zaman kısa sürede özgüveninizi toparlamanızı sağlayacak telkinlerin en sık kullanılan ve bir o kadar da ilginç olan 3 tanesi paylaşıyorum.

Bazen olması gerektiği şekilde gerçekleşen fakat bizi üzen birtakım olaylarda kendimizi ya da başkalarını suçlarız. Ya da bitmesini istemediğimiz bir şeyin neden bittiğine dair anlamlar ararız. Bunlar gibi içinden çıkamadığımız yüzlerce psikolojik çıkmaz vardır. Bunlar aslında psikolojik gerçeklerdir.
Bu psikolojik gerçekler de duyduğunuzda ya da öğrendiğinizde sizi rahatlatabilme ve huzura kavuşturabilme özelliğine sahiptirler.

Twitter'da Lina isimli genç bir öğrenci, psikoloji öğretmeninin kendisine stresi azaltmak adına verdiği 101 tavsiyeyi paylaşmış. İşte o harika tavsiyeler!

Normal zamanlarda “Polyannacılık” oynamak ve her şeye pozitif yaklaşmak kolaydır. Ancak ben, ne yazık ki havaların bozması ve stresli dönemlerin başlamasıyla pozitif düşünme yeteneğini kaybedenlerdenim. Geçtiğimiz günlerde fark ettim ki bu şekilde hayatı kendime ve çevreme zehir ediyorum. Bunu engellemek adına yaptığım bir çok araştırma sonrasında kendime bir reçete oluşturdum. Eğer bu paragrafta anlatılanın “siz” olduğunuzu düşünüyorsanız reçetemi uygulayabilir ya da ilham alarak kendinize göre uyarlayabilirsiniz.

Daima kulak verilmesi gerektiği aşılanan iç sesin o acımasız tarafından nasibini almayan kimse yoktur. Peki nedir bu iç ses, neden böyle konuşur ve en önemlisi acımasızlığının altında yatan asıl amacı nedir? Bu nedenleri anlayabilirsek, o sesi yok etmeye çalışmak yerine o sesle barışmak mümkün kılınabilir.

Çalışılması gereken sınavlar, bitirilmesi gereken raporlar, hazırlanması gereken sunumlar… Hepsi sizi bekliyor ama siz, kendinizi iyi hissetmiyorsunuz ya da yeterli motivasyonu kendinizde bulamadığınız için hiçbir şey yapmak istemiyor olabilirsiniz. Herkes, bu sinir bozucu, insanın enerjisini tüketen, sıkıcı ruh halini ara sıra yaşıyordur. İhtiyacınız olan şey, harekete geçmek. Peki, harekete geçmek için neler yapmalısınız?

Kim gece yatarken kıyafetlerini yataktan sandalyeye ve gün içinde sandalyeden yatağa atmıyor ki zaten? Bu gibi durumlarda kendimizi tembel olarak görür ve bunun getirdiği negatifliklerle yaşarız. Ama, tembellik gerçekten kötü bir şey midir? Yoksa iyi bir özellik olarak da değerlendirilebilir mi?

Hayat bu kadar dalgalıyken, bizim de çok düz duygu durumlarımız olduğunu söyleyemeyiz. Zaman zaman depresyonlar yaşayabiliriz ama bu girdiğimiz ruhsal duruma -çok uzun sürmedikçe- hepimizin ihtiyacı olabilir. Nitekim bu süreç bize hiçbir şey katmıyor da değil.

Hepimiz zaman zaman yaşadığımız olaylardan bağımsız olarak hayatımızda hiçbir şeyin düzgün gitmediği hissine kapılıyoruz ve günlük koşuşturmacaların içinde ne kadar başarılı olduğumuzu göremeyebiliyoruz. Bu tarz davranışlar, sizi hayatta başarısız olduğunuza inandırarak başarınıza gölge düşürür. Eğer aşağıda sizi anlatan en azından 1-2 madde varsa zaten başarılı olduğunuzu unutmayın.

Yazar ve şair Murathan Mungan'ın mutluluk ve hayat üzerine verdiği çok özel demeçlere rastladım. Ben de burada paylaşmak istedim. Keyifli okumalar!

İhtiyaçlarınızı karşılama yolunda bir engele takıldığınızda, rotanızı iyi duygulara giden yola çevirmeniz için sizi uyarır. Fakat bunu bir defa yaptıktan sonra, beyniniz sürekli başka engelle karşı karşıya kalır. Hayatta kalma güdüsü nereye götürürse takip etmek size bir sonraki aşamada çok daha kötü hissettirecektir. Neyse ki, doğal olumsuzluğun tedavi edilmesinin basit bir yolu var.

Hedeflerine ulaşan ve ulaşamayan insanlar arasındaki en belirgin fark başarıyı yakalayamayanların kendilerine inanmamasıdır. Kendinize olan inancınızı arttırmak, motivasyonunuzu arttırmak için her sabah aynada kendinizle konuşun.

Winnie the Pooh, Alan Aleksand Milne tarafından 1920’li yıllarda kaleme alınmış bir çizgi romanla hayatımıza ve çocukluğumuzun unutulmazları arasına girdi. Yazar Milne, bu çizgi romanda en değerli karakterlerin bir kısmını yaratmayı başardı. Değerli olmalarının sebebinden biriyse karakterlerin konuşmalarında geçen anlamlı ve üstüne düşünmemizi sağlayan cümleleri... Bu küçük ama etkili cümlelere bir bakmak gerekiyor çünkü, onlarda şaşırtıcı bir bilgelik ve pozitif enerji yatıyor.

"Hep birbirimizden daha iyi olduğumuzu düşünüyoruz, böyle başlıyor tüm çatışmalar, tüm iletişim kopukları. Ben senden daha iyiyim o yüzden benim dediğim gibi yapmalısın. Kime göre, neye göre daha iyiyim? Daha iyisin? Herkesi kendimize dönüştürmeye çalışıyoruz."
3
Bizi Facebook'tan takip edin.

arrow_upward