Üretemediğim her günü yaşanmamış sayarım.
28 Temmuz 2019
Nasıl Sabah İnsanı Oldum? Neden Hayatımda Bu Değişikliği Yapmaya Karar Verdim?
Time Dorks editöri John Zeratsky sabah insanı olmaya dair deneyimlerini bir araya getirmiş. Kendisinden dinliyoruz...
Erken saatler ve gökyüzü karanlık. Alarm çalar ve kapatmak için elinizi uzatırsınız. Kısa bir ara verdikten sonra oturur, yataktan bacaklarınızı sallarsınız. Sonra zemine ayaklarınızla dokunur ve telefonunuza ulaşırsınız. Telefonunuzun ekran ışığı, karanlık yatak odasını aydınlatırken sessizce oturursunuz. Telefonunuzda bekleyen birkaç bildirim vardır. Mesajlara, bildirimlere ve hava durumuna bakarsınız. Kendinize “yarı uykudayım” dersiniz. Sonra "Hızlıca bir Twitter'a bakıp çıkaacağım" dersiniz. On dakika geçer, sonra bir beş dakika daha. Tam uykuda değilsinizdir ama tam anlamıyla uyanık da sayılmazsınız.

Beş yıl önce, bir sabah insanı olmaya karar verdim.
Bana doğal gelmedi. Erken kalkmak zorunda kaldığım zamanlarda (bir toplantı ya da bir etkinlik için) yaşadıklarım bir önce paragrafta anlattığım skeç gibiydi. Yataktan kalkmak için mücadele ederdim. Çoğu zaman son anda yetişirdim. Zombi gibi bir sabah, bana gün boyunca akşamdan kalmaymışım gibi hissettirirdi.
Ama sabahların potansiyeli beni çok etkiledi. Bu ilk saatler hayatın bir hediyesi gibiydi. Üretken olabileceğim ve güne hazırlanabileceğim birkaç "bedava" saat.
"Gece çalışmak" kavramının bağımlısı bir gece kuşu olarak, bu zamana kadar benim için hata olan bu kötü sabahlardan gerçekten kurtulmak istiyorsam bir plana ihtiyacım olduğunu biliyordum. Bu yüzden diğer insanlar için neyin işe yaradığını araştırmaya ve kendim üzerinde basit deneyler yapmaya karar verdim.
İşe yaradı. Tipik bir gece kuşu programını başka bir planla takas ettim. Bu plan erken uyuduğum, erken uyandığım bir plandı.
İşte erken kalkmak isteyenlerle paylaşacağım dersler:

Kahve, ışık ve yapacak bir şeyler

Bunlar başarılı bir sabah rutini için malzemelerimdir. Kahve şaşırtıcı derecede önemlidir. Basit bir demleme tekniği kullanarak kahve yapmak 15 dakika sürer. Bu 15 dakikalık süreç, üretkenliğimi yerle bir eden telefona bakma aşaması için beni meşgul ediyor. Telefonuma bakıp sabah enerjimi yok etmektense mutfakta bekliyorum ve zihnimin doğal bir şekilde uyanmasına müsade ediyorum. Günümü düşünüyorum ve işim bittiğinde taze bir fincan kahvenin tadını çıkarıyorum.
Işığın uyanmadaki önemini küçümsemeyin. Hava aydınlandığında uyanmaya ve hava karardığında uyumaya mecburuz. Uyanmak için gün doğumunu bekleyemezsiniz ve mutlaka yapay ışığa ihtiyacınız vardır. Ben uyandığımda evdeki her ışığı yakarım. Güneşin doğuşundan bir iki saat sonra bile bu ışıklar açık kalır. Bu arada güneşin doğuşunu her zaman izlemeye çalışıyorum.

Yapılacak bir şeyler olması “erken uyanmak" sırrının bir parçasıdır, benim erken kalkmamın asıl nedeni de bu. Sabahları genelde çalışıyorum ama hafif işler oluyor bunlar. Egzersiz yapmak da muazzam bir sabah aktivitesidir ya da meditasyon. Hatta bulaşık yıkamak, gömlekleri ütülemek veya evi derleyip toplamak bile güne başlamadan uyanmamı ve verimli olmamı sağlıyor. İşle ilgilenmek yerine bunları da yapabilirsiniz.

Her ne kadar bu 3 şeye dikkat etseniz de akşam rutininizde bazı değişiklikler yapmadan erken uyanmakta zorlanırsınız.

Önceki gece

Ne kadar uykuya ihtiyacınız olduğu ve ne kadar uyuduğunuz konusunda dürüst olun. Ben yedi ila sekiz saatlik uykudan sonra (ve özellikle de kışın bazen dokuz) kendimi en iyi hissettiğim sabahlara uyanıyorum. Çoğu sabah 05:45 civarında uyandığım için akşam 21:45 civarında yatıyorum.
Yiyecek ve içeceklerin uykunuzu nasıl etkilediğine dikkat edin. Mesela sızmanın iyi bir şey olduğunu düşünmemize rağmen alkolün uyku kalitesini iyileştirmediğine dair birçok kanıt vardır ve özellikle REM uykusunu bozar. Bir başka detay: akşam yemeklerinden sonra bitter çikolata tüketiyorsanız dikkat! Şaşırtıcı derece kafein içerir.
Uğraştım ve sonunda yaşadığım çevreyi bedenime "yatma zamanı" sinyali vermek için nasıl ayarlayacağımı öğrendim. Işıkların derecesini düşürerek başlıyorum. Mutfaktaki ve koridordaki  ışıkları kapatıp oturma odasındaki ve yatak odasındaki ayaklı lambalara geçiyorum. En sevdiğim rutinim ise “yatağı hazırlamak”. Her gece saat 19:00 civarında yatak odasındaki perdeleri kapatıyorum, dekoratif yastıkları yataktan çıkarıyorum ve yatağı hazır hale getiriyorum.
Uyanmak benim için her zaman kolay olmadı ama sabahları sevmeyi öğrendim. Çoğu gün saat 09:30'a kadarki süreçte bir saat verimli çalıştım, duş aldım, giyindim, çıkıp biraz yürüdüm, kahvaltı yaptım ve iki fincan kahvenin tadını çıkardım.
Siz de bunları deneyin ve sabahların tadını çıkarın!
7

arrow_upward