Permakültür Nedir ve Nasıl Uygulanır?

Permakültür iki kelimenin birleşiminden oluşuyor: ‘Permanent’ kalıcılık, sürdürülebilirlik, dirençlilik anlamına gelirken ‘culture’ yani kültür ise insan faaliyeti ile ilgili her şey manasına geliyor. Dolayısıyla permakültür kalıcı kültür demek oluyor. Teorik bir tanım yaparsak permakültür etik temelli sürdürülebilir insan yerleşimleri tasarımı bilimidir.

İnsan yerleşimi söz konusu olunca gıdadan atığa, enerji sistemlerinden suya, toprağa, bitkiye, hayvan sistemlerine; mimari yerleşimden botanik zoolojiye bütün bilim dallarını içeriyor. Kısacası ekosistemin tasarım bilimi diyebiliriz. Günümüzdeki anlamı gıda üretimi, arazi kullanımı ve topluluk inşa etmede sürdürülebilir ve etik bir tasarım usulü kullanmak gibi geniş bir anlama sahip.


 

Permakültür kelimesi nereden geliyor?

Permakültür

‘Permanent agriculture’ yani permakültürü ilk kullanan 1911 yılında Franklin Hiram King’tir. O yıllarda yazdığı “Farmers of Forty Centuries: Or Permanent Agriculture in Chine, Korea and Japan” adlı kitabında yer alan ifadeler sonrasında permakültür ifadesinin ortaya çıkmasına geliştirilip bir bilim haline getirilmesine sebep oluyor.

Permakültür Avustralya kaynaklı bir sistemdir bunun sebebi ise Avustralya’nın iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelerden biri olmasıdır. Ülke hiç buzul çağı yaşamamış ve birçok tür sömürgeleşmenin etkisiyle de ciddi tahribata uğramış. Bir taraftan çok kadim bir aborjin kültürüne sahip bir ülke. Binlerce yıldır avcı toplayıcı olarak doğayla uyumlu şekilde yaşama bilincine de sahiptir. Ozon deliği kısmen insanlık tarafından çözüme kavuşturulan sorunlardan biri olsa da bu sorundan en çok etkilenen ülkelerden biri de Avustralya’dır.


(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Permakültürün Atası: Çevre Bilimi Uzmanı Bill Mollison

Bill Mollison

Permakültür, Avustralyalı çevre bilimi ve yaban hayatı uzmanı olan Bill Mollison ve arkadaşı David Holmgren tarafından geleneksel tarıma alternatif olarak değerlendiriliyor. Mollison ‘Sürdürülebilir Tarım Teknikleri’ isimli bir doktora tezi yazıyor. Ve bu tez daha sonra daha da kapsamını genişleterek permakültürün bilimsel bir hal almasında büyük rol oynuyor. Mollison’ın tanımına göre permakültür: “Doğal ekosistemlerin çeşitliliğine, istikrarına ve esnekliğine sahip olan tarımsal olarak üretken ekosistemlerin bilinçli tasarımı ve bakımlarının sağlanmasıdır.”


Dünya genelinde 2.5 milyar permakültür uygulayıcısı var.

Permakültür

Şu anda dünyada permakültürün yaklaşık 2.5 milyar uygulayıcısı olduğu biliniyor. Günümüzde permakültür eğitimi veren birçok yer yaklaşık 2 haftalık ders sürecinden sonra katılımcıları hızlıca pratiğe ve hareket almaya yönlendiriyor. Bunun sebebi olarak iklim krizinin gün geçtikçe negatif yönde ilerlemesi gösteriliyor. Nüfustaki artış tüketimde artışa sebep oluyor, birçok tür yok oluyor, ekosistemin tahribatı ciddi boyutlarda, açlık-kıtlığa sebep olan göçler, iklim değişikliği derken ekosistemi korumaya yönelik sistemler hızla gelişiyor.


 

Permakültürün amacı nedir?

Permakültür

Permakültürün amaçlarından biri atık oluşturmayan, doğanın insana insanın doğaya fayda sağlamasını yol açan sinerjiler tarafından toprağı, insanları, çevreyi ve kaynakları bir araya getiren ekolojiler üretmek. Permakültürün temel amaçları doğal ekosistemlerdeki çeşitliliğe önem vererek istikrarlı, çevresel değişimleri göz önünde bulundurarak tasarlanmış bir dirence sahip, tarımsal verimliliği göz önünde bulundan ekolojik ve sürdürülebilir sistem oluşturmaktır. Bir felsefe barındırarak gelişen permakültür, toprağa yaklaşımın, tek yıllık ve çok yıllık bitkilerin, hayvanların, mikroklima, toprak/su yönetimin ve insan ihtiyaçlarının birlikte, bağlantılı olarak geçtiği üretken topluluklar bütünü olarak da ifade edilebilir.


Permakültür yaşama dair her şeyi kapsıyor.

Permakültür

Aynı zamanda kaynakları yerinde, verimli ve sürdürülebilir şekilde kullanımı kapsar. Örneğin tarım, su hasadı ve hidroloji, enerji, doğal bina, ormancılık, atık yönetimi, hayvan sistemleri, su ürünleri yetiştiriciliği, uygun teknoloji ve ekonomiyi kapsar. Kısacası yaşama dair her şey bunun içine giriyor. Yok olan bitki ve hayvan türleri, kontrollü ve kontrol dışı sömürülen kaynaklar yenilenemiyor.

Bu döngüye karşı olarak ortaya çıkan permakültür yöntemi, geleneksel tarımsal faaliyetleri göz ardı etmeden, geçmiş tecrübelerden yararlanarak yeni fikirleri de bu tecrübelere ekleyerek ilerlemeyi amaçlıyor. Günümüzde, anlamı genişletilmiş olarak gıda üretimi, arazi kullanımı ve topluluk inşa etmede sürdürülebilir ve etik bir tasarım usulü kullanmak gibi daha geniş bir kapsama sahiptir.


Permakültürün üç ana etik kuralı nedir?

Permakültür

Permakültürün üç ana etik kuralı vardır: Birincisi yeryüzünü gözetmek. Doğayı, yaşadığımız ortamı, bizim dışımızdaki çevreye saygı duymamız ve ekosistemle uyumlu bir şekilde yaşamaya alışmak. Yani yeryüzüne ve yaşam alanımıza müdahale etmeden yaşamayı öğrenmek. İkinci etik kural insanı gözetmektir. İnsanlar ihtiyaçlarını doğadan karşılamak durumundadır. Bu ihtiyaçları karşılarken ihtiyacımızın fazlası kadar değil kendimize yetecek kadar kullanıp fazlasını bizden sonraki nesillere aktarmak gerekiyor. Doğal kaynakları tahrip etmeden, doğal düzeni bozmadan, insanın kendi değerini de göz önünde bulundurarak hareket etmesi permakültür için oldukça önemli bir madde. Üçüncü etik kural ise tüketim sınırlarını belirlemek. Bu kural israfı önlemeyi amaçlamaktadır. Örneğin sıfır atık projeleri bu kurala hizmet etmektedir.


 

Permakültürde Pratik Uygulamalar

su hasadı

Su hasadı: Kurmuş olduğunuz alanda eğer su kaynakları kısıtlıysa mevcut olan suları hasat yaparak, bir depoda biriktirerek, yağış suları veya çatıdan akan yağış sularının bir yerde toplanarak daha sonra bahçe sulanmasında kullanılması için yapılan uygulamalar. Yağış sularını toprakta biriktirme çabasında olup geçirgen olmayan ufak göletler yapılabilir. Bu şekilde su biriktirilebilir.

Örtüleme (Malç uygulama): Toğrağı korumak için toprağın üstünü örtmek gerekmektedir. Toprağın üstünü örtmek için kullanılan yönteme ve malzemelere malçlama denir. Genelde en güzel malçlama toprağın üstünü bitkisel atıklarla, bitki örtüsü ile örtmektir. Son zamanlarda bazı üretimlerde malçlama olarak ifade edilen ancak plastik malzeme kullanılan uygulamalar sık sık kullanılıyor.

Kompost: Topraktaki canlıların, toprak canlılığı denilen mikroorganizmalar, bakteriler, faresinden tek hücreli canlısına kadar hepsinin gıda kaynağı toprak organik maddesidir. Tarım yapılan toprağın organik madde içeriğini artırmak temel hedef. Onun için de her türlü atığın kompost yapılarak toprağa ilave edilmesi gerekiyor. Eğer bu yapılmazsa yani bahçe içinde ortaya çıkan atıklar değerlendirilmez ve kompost edilmezse permakültür yapılmamış olur.

Toprak iyileştirme: Tarımsal üretimde ve insan hayatında toprak, su ve havadan başka daha önemli hiçbir kaynak yok. Toprağı iyileştirmek amacıyla yeşil gübreleme diye adlandırılan atıkların toprağa katılması gerekir. Üretim amaçlı toprak kullanıldığında en azından toprağın dinlenmesi ve toprağın kendine gelmesi yeşil gübreleme ile sağlanır. Bu sebeple her türlü bitkisel, hayvansal atıklar mutlaka toprağa katılmalı.

İşçiliğin ve masrafların azaltılması: Toprakta üretim yapıldığında bu üretimin ekonomik olması ve az çabayla yüksek verim almak gerekiyor.

Hayvansal üretim: Tarım sadece bitkisel üretim değil hayvansal üretimi de kapsıyor. Tavuk olmazsa olmaz. Gölet yapılsa içine balık konulabilir. Çim biçme makinesi kullanmak yerine kaz yetiştirebilirsiniz. Çünkü kazlar makine kadar güzel biçer çimlerinizi. Bunu daha da çeşitlendirebilirsiniz. Örneğin arı kovanı gibi. Hayvancılık tesisi de kurulabilir. Netice itibariyle tesisten elde edilecek gübreler bitkilerin yetiştiği topraklara gübre olarak aktarılabilir.


Permakültür bahçesi nasıl tasarlanır?

bahçe nasıl planlanır

Sürdürülebilir bir bahçeye başlamak için sekiz temel permakültür bahçe tekniği vardır.

1) Çevrenizle tanışın.

Bölgenizdeki ve ekim alanınızda yaşayan bitkiler, böcekler ve yırtıcı hayvanlar hakkında bilgi toplayın. Bahçenizin güneş alan bölümlerine bakın ve o bölgelerden en iyi verimi elde etmeye çalışın. Çevrenizde gölet, eğimli alan var mı diye kontrol edin. Çünkü sulama için su biriktirecek alana ihtiyacınız olacaktır. Bahçenizde farklı bir toprak endemik bir bitki ya da benzersiz özellikler var mı diye araştırma yapın. Bölgenin toprak yapısı, topografyası, iklim özellikleri, bölgede yetişen/ yetişebilecek ürünler belirleyin.


 

2) Toprak yapınıza göre bitkileri seçin.

Neyi nasıl ekeceğinize karar vermeden önce çevrenizdeki habitatı inceleyin. Gerekirse toprak analizi yaptırın. Bitkilerin kaç yaşında olduğuna, kaç yıl yaşadıklarına mutlaka bakın. Mikroorganizmaları besleyecek, yararlı canlıları çeken, zararlı canlıları uzak tutacak ve toprakta doğal gübreleme yapacak ekinlere yönelin. Özellikle arı ve kelebek gibi çiçekten çiçeğe konan hayvanları bahçenize çekmeye çalışın. Toprağınızdaki azotu sabitleyecek, yeşil gübre bitkilerine yönelin.


3) Bahçe düzeninizi ekosisteme göre tasarlayın.

Çevrenizdeki ekosisteme aşina olduktan sonra, elde ettiğiniz verileri bahçenizin tasarımını planlamak için kullanın. Planlama sürecinde, yetiştirmek istediğiniz bitkileri bahçenin neresinde en verimli şekilde yetiştirebileceğinizi öğrenin. Örneğin en ışık alan bölge, en kurak bölge, en sulak bölge gibi mevcut peyzaj özelliklerini gözlemleyin. Zeminde ot yetiştirin, otların üzerinde çalılar çalıların üzerinde ağaçlar olmalı. Böylelikle doğadaki katmanlılık taklit edilerek ekosistemle uyumlu hareket edebilirsiniz.

(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});


4) Bahçe yatakları oluşturun.

Bitki yataklarını yükselterek yerden altı ila 12 inç yukarıya kaldırabilirsiniz. Bitki yataklarını yükseltmenin en kolay yollarından biri malçlama yönetimidir. Bu yöntemle zeminde var olan toprak yapısını bozmadan üst katman oluşturmak için saman, talaş, yapraklar, otlar, doğal gübre kullanılanilir.


5) Permakültür bahçesine bitkilerinizi sırasıyla dizin.

Bazı bitkiler özellikle küçük olanlar yetişmek için gölgeye ihtiyaç duyar. Güneş ışığına duyarlı olan bu küçük bitkilerin gölge ihtiyacını karşılamak için uzun ve görece büyük bitkilerinizi dikmekle işe başlayın. Böyle küçük bitkileriniz için elverişli bir alan oluşturabilirsiniz. Aynı ya da farklı ihtiyaçlara sahip bitkileri belirleyip birbiriyle uyumlu olacak şekilde gruplandırın. Gerekirse tekrar tekrar listenizi kontrol edin.


6) Üst toprağa bir kat organik malç ekleyin.

Permakültür çevre dostu uygulamaları önceler ve kimyasal kullanımı permakültür ilkeleri ile uyuşmaz. Bu sebeple yabani otlardan ve zararlı organizmalardan kurtulmak için kimyasal kullanmak yerine toprağı nemli tutmaya, organik malç kullanmaya dikkat edin.


7) Toprağı bozmadan kompost ekleyin.

Bir üst maddede söylediğimiz gibi kimyasal kullanmaktan kaçının yani gübre kullanımında da doğal gübrelere yönelin. Organik madde içeren kompost kullanmanız hem ekonomik açıdan hem de toprağın daha sağlıklı olması açısından iyi olacaktır. Örneğin biyolojik atıkları mutfakta biriktirebilirsiniz; sebze meyve kabukları, yemek artıkları gibi. Böylelikle zengin besin değerine sahip doğal bir gübre elde edebilirsiniz. Topraktan gelen toprağa geri döner. Aynı zamanda yararlı mikroorganizmalar, mikroplardan da faydalanabilirsiniz.


8) Sulama yöntemini belirlerken sürdürülebilir ve verimli olmasına dikkat edin.

Minimum su ile yüksek verim almaya ve toprağınızın su ihtiyacını karşılamaya çalışın. Arazide gölet, eğimli bir alan veya çoğaltabileceğiniz bir kaynak var ise ondan da faydalanın. Minimum buharlaşmayla toprak sulamak için en mükemmel yollardan biri ise damla sulama sistemi. Son dönemlerde en popüler olan sulama yöntemlerinden biri ise çatılardan akan suyu biriktirmek ve sulama için kullanmak.


9) Bahçenize bir ev inşa edin.

Araziye bir ev, kulübe yani başınızı sokacağınız tarz bir yapı mutlaka yapılmalı. Orası sizin yaşam noktanız olacaktır. Permakültür dizaynına evin etrafından başlayın. Eğer kümes yapacaksanız onu da evin yakınına yapmak faydalı olacaktır.


 

10) Evin etrafındaki araziyi bölge bölge ayırabilir numaralandırabilirsiniz.

Örneğin bölge1 bölge 2 vb. Alanı bölgelendirmek tasarım kolaylığı sağlamasının yanı sıra size kullanım kolaylığı da sağlayacaktır. Bölgelerde farklı aktiviteler planlayabilirsiniz. Sebze ekecekseniz öncelik sıranız olmalı size en yakın bölgeden başlamalısınız ekime. Meyve ağacı ekecekseniz meyveleri belli dönemlerde toplayacağınız için yakın bölgeye ekmenize gerek olmaz. Bir orman yapmak istiyorsanız bunu da meyvelerden sonraki alana yapabilirsiniz. Bir sonraki alan da yaban bölgesi olabilir.


Permakültürün 12 temel ilkesi nedir?

permakültür

1) Gözlem yapılmalı ve etkileşim içinde olunmalı. Normal şartlar altında doğaya müdahale edilmediğinde doğa ne yapılması gerektiğini zaten anlatır. Arazide sizden önce süregelen uyuma odaklanarak onu bozmadan ayak uydurmaya çalışılmalı. Doğadan ve diğer insanlardan, nasıl daha yeşil ve etik bir yaklaşıma sahip olabileceğinizi gözlemleyerek hedeflere ulaşılabilir.

2) Enerji tutulmalı ve depolanmalı. Gezegenimizde enerji bol. Bu enerjiyi nasıl yakalayacağınızı ve depolayacağınızı öğrenmek – bitkilerde, yenilenebilir enerji altyapısına sahip veya başka yollarla, sürdürülebilir bir yaşam tarzı yaşamanın anahtarıdır. Örneğin su olabilir, güneş enerjisinden daha iyi yararlanmak için güney tarafa sera kurulabilir. Ağaçlardan düşen yapraklar ve gıda atıklarından komposit gübre elde edilebilir.

3) Verim elde edilmeli. Permakültür yaparken besin maddelerini dışardan alınmamalı. Yetiştirilen ürünler kullanılmalı ve tüketilmeli. Tüketim fazlası ürün elde ediyorsanız da doğal ürün olarak satabilir ve gelir elde edebilirsiniz. Permakültür ilkelerine bağlı kalan sürdürülebilir bir yaşam tarzı yaşamak, bariz somut olanların yanı sıra her türlü somut olmayan verimi elde etmemize izin verebilir.

4) Öz düzenleme yapılmalı ve geri bildirim alınmalı. Nerede başarılı olduğumuzu ve nerede yanlış yaptığımızı anlamak, gerçek ve kalıcı bir değişim yaratmak için hayati derecede önemlidir. Örneğin bahçenizde çilek üretmek istiyorsunuz. Her yolu denemenize rağmen yetiştiremediyseniz bunu kabul etmelisiniz. Toprağa uygun olan tarımsal ürünleri yetiştirmeye yönelmekte fayda olabilir.

(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

5) Yenilenebilir kaynaklar ve yenilenebilir hizmetler kullanılmalı. Güneşin, rüzgarın veya suyun gücünü kullanarak evlerimize güç sağlayabilir, yiyeceklerimizi yetiştirebilir ve çevremizi yenileyebiliriz. Bu kaynaklara değer verilmeli. Permakültürün her aşamasında çevre dostu olunmalı. Sınırlı ve kirletici fosil yakıtlara güvenmek yerine, yenilenebilir enerji kaynaklarından tam olarak yararlanılabilir.

6) Atık oluşturulmamalı. Sıfır atık yaşam tarzına geçmek, dışarı attığımız tüm çöplere bakmak ve onları ortadan kaldırmaya çalışmak anlamına gelir. Satın aldığımız miktarı azaltmak, yeteri kadar satın almak, mümkünse yeniden kullanmak veya geri dönüştürmek ve kompost yapmak atık üretmenin önüne geçer. Çevreyle dost yapılan tarımda ortaya çıkan atıklar komposit oluşturularak toprağa kazandırılmalı.

7) Modellerden detaylara tasarım yapılmalı. İster yeni bir sebze bahçesi tasarlayın, isterse tamamen yeni bir sürdürülebilir yaşam biçimi tasarlayın, küçük şeylere takılıp kalmadan önce büyük resme bakmalısınız. Planlama ve tasarım yaparken çevre örnek alınmalı. Yani doğadaki kalıplardan yola çıkarak permakültür tasarımı yapılmalı. Hayatın tüm alanlarında bütüncül düşünmek, olumlu yönde ilerlenilmesine yardımcı olur.

8) Tarımsal ürünler birbirinden ayırılmamalı, ürünler birbirine entegre edilmeli. Bitkiler çeşitli sistemlerde iyi çalışır, aynı şey insanlar için de geçerlidir. Dikim polikültürleri (birlikte çalışan bitki loncaları), bu ilkenin gerçek dünyada nasıl çalıştığının sadece bir örneğidir. Bunu bahçede uygulamanın yanı sıra topluluklara, gruplara veya kuruluşlara da uygulayabilirsiniz.

9) Karşılaşılan sorunlara sakin kalarak, küçük ve yavaş çözümler kullanılmalı. Her yolculuk tek bir adımla başlar. Çok kısa sürede çok fazla şey yapmaya çalıştığımızda, bunalabilirsiniz ve büyük değişiklikler büyük faydalar getirse de daha büyük riskler de getirir. Küçük, yavaş değişiklikler yapmak, sürdürülebilir değişime doğru ilerlemenin en iyi yoludur. Örneğin bir çiftlik kurmayın, küçük bir pencere kenarı bahçesi deneyin.

10) Doğanın çeşitliliği kullanılmalı ve bu çeşitliliğe değer verilmeli. Ekosistemlerin çok çeşitli farklı bitki ve hayvanlarla doldurulduğunda en iyi şekilde çalışması gibi, insan toplumu da çeşitli farklı insanlar temsil edildiğinde en iyi şekilde çalışır. Bahçenizde, evinizde ve genel olarak yaşamınızda, çeşitliliği her biçimiyle desteklemek ve değer vermek iyi bir fikirdir.

11) Elinizdeki tüm malzemeleri ve kaynakları en iyi şekilde kullanın. Sürdürülebilirlik, elinizdeki tüm kaynakları kullanmakla ilgilidir. İster arazi kullanımı, iş yerleri, evler veya genel olarak toplum hakkında konuşuyor olalım, sahip olduğumuz her şeyi verimli şekilde kullanmak fayda getirecektir.

12) Yaratıcı olun ve değişime yanıt verin. Son olarak, değişim hayatın kaçınılmaz bir parçasıdır. Permakültürün sadece şimdiyle ilgili olmadığını, gelecekle ilgili olduğunu hatırlamak önemlidir. Her şeyin zamanla değişeceğini anlayarak değişim için tasarlıyorsunuz. Değişen mevsimler, değişen tutumlar, değişen iklimimiz… Bu değişikliklere nasıl tepki verdiğimiz önümüzdeki yıllarda sürdürülebilir ilerlemeyi şekillendirecek.

 

Bu ilkeler, permakültürü anlamak için bir başlangıç ​​noktasıdır ve düşünceyi eyleme nasıl çevirebileceğimiz ve daha etik ve gerçekten sürdürülebilir bir yaşam biçimine nasıl geçiş yapabileceğimiz konusunda bize bir fikir vermeye başlayabilir.


Permakültür bahçecilik nedir?

permakültür bahçecilik

Permakültür bahçeciliği, bahçenizi yerel çevrenize göre tasarlama konseptine dayanmaktadır. Permakültür bahçe tasarımı, insan ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra doğal ekosistem ve iklimin ihtiyaçlarını da dikkate alır. Permakültür bahçeciliği, aynı zamanda, bitkilerinizin sağlığını güçlendirirken toprağı sürekli olarak gençleştirmeniz için besinlerle yavaş yavaş toprak kalitesini artırmaya da odaklanır.

Permakültür tasarımında en çok tercih edilen bitkilere bakarsanız bu kapsamda internette birçok bitki ile karşılaşabilirsiniz. Oldukça geniş çiçek yelpazesi mevcut. Onlardan bazıları karakafes, dut, akasya, yabanmersini, lavanta, yonca, nane, kuzukulağı, kadife çiçeği, çilek, asma, fındık ve ısırgan otu olarak örnek verilebilir.


Permakültür yaparken nelere dikkat edilmeli?

nelere dikkat edilmeli

Ardıl dikim yapılmalı. Bahçenin her daim yeşil görünmesi isteniyorsa ard arda çiçek açan, belli dönemlerde yeşil kalan bitkiler tercih edilebilir. Farklı yaşlarda, farklı cins bitkiler kullanılabilir. Örneğin biri ekolojik ömrünü tamamladığında diğer bitkiler bahçeyi canlı göstermeye devam edecektir.

Bitki katmanları oluşturulmalı. Doğa taklit edilerek katmanlar oluşturmak mümkün. Ağaçlar, ağaçların altında çalılar, çalıların altında otlar olduğu görülür. Bu şekilde bitkilerin yaşam koşullarına uygun birbiriyle uyumlu olması sağlanılabilir.


Permakültürün Faydaları

Permakültürün Faydaları

Azaltılmış su kullanımı, daha az maliyet, daha az atık, daha az kirlenme, daha az toksin, geliştirilmiş değerler, daha fazla kendi kendine yeterlilik, mevcut sistemlere kolay uygulanabilirlik. Permakültür toprağı, kaynakları, insanları ve çevreyi karşılıklı yarar sağlayan sinerjiler aracılığıyla bütünleştirir. Permakültür, kırsal ve kentsel bağlamlarda her ölçekte uygulanabilir bütünsel çözümleri araştırır ve uygular. Tarım, su hasadı, hidroloji, enerji, doğal yapı, ormancılık, atık yönetimi, hayvan sistemleri, su ürünleri yetiştiriciliği, uygun teknoloji, ekonomi ve toplum gelişimini içeren çok disiplinli bir araçtır.


Permakültür ve Agroekoloji Arasındaki Farklılıklar ve Benzerlikler

Agroekoloji

Agroekoloji ve permakültür sıklıkla karıştırılır ancak bu iki uygulama farklıdır. Agro-ekoloji, tamamlayıcılık, kompostlama veya höyüklerde yetiştirme gibi tekniklerle sürdürülebilir tarım sistemleri kullandığından biyolojik tarımdan daha ileri gider. Daha sonra, su tasarrufu, erozyonla mücadele vb. yollarla bu sistemleri ekolojik bir şekilde bütünleştirir…Yukarıdaki uygulamalar permakültürde de bulunabilir ancak ikincisi daha geniştir çünkü sadece sürdürülebilir ve dayanıklı tarım sistemleri yaratmaya değil, aynı zamanda entegre etmeye de odaklanmaktadır.


Dünya Genelinde En Başarılı Permakültür Projeleri

Ferme MiKu Vadisi Çiftliği

1)  Ferme MiKu Vadisi Çiftliği: MiKu, Kanada’nın Doğu Ontario kırsalında yer alır ve başarılı eğitim bölgesidir. Çiftlik 68 dönümlük bir alana yayılıyor ve küçük bir hayvan grubuna, genişleyen pazar bahçelerine, gıda ormanı gelişimine ve permakültür tasarımına sahip bir eğitim alanına ev sahipliği yapıyor. Permakültür uygulamalarını teşvik etmeye ve uygulamalı deneyim kazanmaya yardımcı olmak için üç mevsimde konukları ağırlıyor.

(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

2) Findhorn Ecovillage: Findhorn Foundation topluluğu, Birleşik Krallık’ta İskoçya’nın batı kıyısında bulunan bilinçli yaşam, bir eğitim merkezi ve eko köy üzerine kurulu bir eko deneydir. Vakıf, yalnızca çevresel açıdan değil, aynı zamanda sosyal, ekonomik ve manevi açıdan da sürdürülebilir olmaktan gurur duymaktadır. Findhorn, permakültür ilkelerine, tasarım uygulamalarına ve uygulamalarına kapsamlı bir giriş sağlamak için bir permakültür tasarım kursu sunar.

3) Green Beat Çiftliği: Green Beat, Meksika Tulum’da bulunan, permakültür ilkeleri üzerine kurulmuş, üretken, deneysel ve eğitici bir çiftliktir. Çiftlik, yerel restoranlar, oteller ve topluluk üyeleri için sebzeler ve mikro yeşillikler üretiyor. Üretilen başlıca ürünler arasında roka, pazı, kale, hardal ve brokoli bulunur. Green Beat ayrıca dünyanın her yerinden bireyleri ağırlayan büyük bir gönüllü programına da ev sahipliği yapıyor.

4) Habiba Organik Çiftliği: Mısır, Nuweiba’da bulunan Habiba Organik Çiftliği, verimli topraklara dönüştürülmüş bir Bedevi yerleşiminde eski bir çöl parçasıdır. Habiba çiftçilerinin birincil ilgisi, Sina Yarımadası için uygun çiftçilik teknikleri geliştirmek için deneyler yapmaktır. Bu alan daha önce uygun mahsullerin yetiştirilmesi zordu. Çiftlik, çöl koşullarında gelişebilen bir dizi mahsulün tanıtılmasında başarılı oldu.

5) Mutlu Yemek Çiftliği: Çin, Nanning’de bulunan bu çiftlikte meyve, sebze ve çiçek üretiliyor; balık ve tavuk yetiştiriliyor. Çiftlik, yetiştirdiği meyve ve sebzelerle neredeyse tamamen kendi kendine yetiyor. Ayrıca çiftlik, bölgedeki çocuklara permakültürün faydalarını öğretmeye yönelik özel bir uygulama geliştirerek eğitim programları düzenliyor.

6) IDEP Vakfı: IDEP, Bali, Endonezya’da bir sivil toplum kuruluşudur. Vakıf, permakültür yöntemi ve afet yönetimi yoluyla sürdürülebilir kalkınma ile ilgili eğitim, topluluk programları sunar. Vakıf genelindeki çalışmaları, permakültür, afete hazırlık, acil durum müdahalesi ve toplumun toparlanması dahil olmak üzere dayanıklılık döngüsünü oluşturan dört alanı kapsamaktadır.

7) El Salvador Permakültür Enstitüsü: Bu permakültür hareketi, çiftçilerin örgütüdür ve üç yerel permakültür derneğinin ittifakını oluşturur: Suchitoto Ekolojik Permakültürcüler Derneği, Yerli Kakawira Çiftçileri Ekolojik Derneği ve Permakültürcüler Derneği Torola’nın. Görevleri, daha sağlıklı, daha akıllı ve ekolojik olarak daha sürdürülebilir bir toplumun gelişimi için permakültürü teşvik etmektir.

 

8) Koanga Enstitüsü: Koanga, Yeni Zelanda’nın en büyük miras organik tohum koleksiyonuna ev sahipliği yapmaktadır. Enstitü, Yeni Zelanda’daki Wairoa’daki Permakültür Araştırma Enstitüsü için bir yuva sağlar ve uluslararası alanda yetkin ve bilgili öğrenciler, öğretmenler yetiştirmesiyle tanınır. Atölyeler, sürdürülebilir bir şekilde yaşamak ve topluluklarında değişimi güçlendirmek isteyen bireylere yöneliktir.

9) Güney Avustralya Permakültür Derneği: PASA, temel amacı Güney Avustralya’da permakültürü teşvik etmek, uygulamak ve temsil etmek olan kar amacı gütmeyen bir organizasyondur. Organizasyon dünyayı korumak, insanları korumak, tüketimi sınırlamak ve kaynakların adil dağılımı için çalışmaktadır. PASA, yerel grupların birbirleriyle bağlantı kurmaları ve Güney Avustralya, Avustralya ve dünyanın geri kalanındaki projeler hakkında bilgi edinmeleri için bir köprü görevi görür.

10) Ukrayna’da Permakültür Topluluğu: Ukrayna’da permakültür çalışmalarını yürüten sivil toplum kuruluşu permakültür tekniklerini evlerinde başarıyla uygulayanların çabalarını birleştirmeyi ve onlara deneyimlerini paylaşma ve başkalarını destekleme fırsatı vermeyi amaçlamaktadır. Görevleri bilgiyi yaymak ve toplumda permakültür fikrini teşvik etmektir. Gelecekteki hedefleri, yerel koşullar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak, yüksek düzeyde permakültür eğitimi vermek için Ukrayna’da Permakültür Okulu’nu kurmaktır.

11) Kuzey Amerika Permakültür Enstitüsü: PINA, Kuzey Amerika ve Hawaii’deki öğrencileri ve deneyimli permakültür uygulayıcılarını destekler. PINA’nın birincil hedefleri arasında permakültür tasarımı, öğretimi ve uygulamasında profesyonel standartların korunması yer almaktadır. Örgüt ayrıca, istisnai başarı ve mükemmelliği tanıyan bir sertifika süreci aracılığıyla permakültür eğitimini destekler.

12) Tayland Permakültür Enstitüsü (PIT): Enstitü, kendilerini permakültür uygulamakla ilgili her türlü eğitim, gösteri ve çiftçileri teşvik eden, destekleyen ve kolaylaştıran bir Tayland permakültür destek kuruluşu olarak tanıtmaktadır. PIT’in misyonu, Tayland genelinde etik, ilkeler ve teoriyi yaymak, sürdürülebilir bir geçim kaynağını teşvik etmek ve yerel yoksulluk sorunlarını ele almaktır.

13) Philly Permaculture: Bu organizasyon, Philadelphia, Pennsylvania’da bulunan permakültür ile ilgili her şey için yerel bir forum olarak hizmet vermektedir. Her ay farklı bir eğitici film seçip izleyip öğrendiklerini permakültür uygulamalarına nasıl dahil edeceklerini tartışıyorlar.

14) Rejeneratif Mutfak Bahçesi ve Gıda Ormanı: Hindistan, Anjuna’da bulunan bu proje, 20 yıldır bitki örtüsünün sistematik olarak yakıldığı arazinin ekosistem olarak yenilenmesine odaklanmaktadır.

 

15) Senegal Permakültür Projesi: Bu proje, Senegal sürdürülebilirliği ve yerel büyümeyi teşvik etmek için yerel bir Senegalli toprak sahibinin talebi üzerine uygulanmıştır. Proje, köylüler için bir gösteri ve eğitim alanı olarak 11 dönümlük yerel bir çiftliğin kullanılmasına odaklanıyor. Gösterilen permakültür sistemleri, bir permakültür sisteminde su toplamayı, ağaç dikmeyi, permakültür loncalarını, toprak verimliliğini inşa etmeyi ve hayvanları içerecektir.

16) Üçüncü Binyıl İttifakı: İttifak, Ekvador’un kıyı Pasifik Ormanı’nın son kalıntılarını korumak ve yerel toplulukları kaybedileni restore etmek ve korumak için güçlendirmek için bütünsel bir yaklaşımı ele alıyor. Uygulamaları, yerel topluluklar için bölgede ekonomik ve çevresel sürdürülebilirliği teşvik eder. Bugüne kadar 20.000’den fazla ağaç diktiler ve 50’den fazla yiyecek ağacı türü, bir sebze bahçesi ve bir ağaç fidanlığı ile deneysel bir meyve ağacı bahçesi geliştirdiler.

Kategoriler: Yaşam

Yorumlar (0) Yorum Yap

/