Editor @ceotudent ||KEL '15 || Boun - ME
6 Nisan 2017
İş Hayatında Not Ortalamanız Ne Kadar Önemli?

Yoğun bir çalışma temposundan sonra üniversite hayatına başladınız ve artık eskisi kadar çok çalışıp gençliğinizi kütüphane köşelerinde geçirmek istemiyorsunuz. Bir yandan da “Not ortalaması da baya önemliymiş iş başvurularında ya” diye içiniz içinizi kemiriyor değil mi? Çünkü etrafınızda birçok insan gecesini gündüzünü kütüphane köşelerinde geçirip 4.0 ortalama yapma niyetinde! Rakipleriniz, durmak yorulmak bilmiyorken hayatınıza böyle devam etmek sizin için bir kabus. Eğer siz de çoğu öğrenci gibi bu dertten muzdaripseniz, bu yazı tam size göre! Not ortalaması gerçekten önemli mi ya da ne kadar önemli sizler için araştırdık. Yazımızı okuduktan sonra artık daha çok çalışıp çalışmayacağınıza kendiniz karar verirsiniz ☺

Not ortalamanız en çok hangi alanlarda önemli?

Her şeyden önce şunu belirtmeden geçemeyeceğiz, tabii ki yüksek not ortalamasına sahip olmak kişiye çok fazla avantaj sağlar. Özellikle yüksek lisans başvurularında, danışmanlık, finans, mühendislik ve yatırım bankacılığı alanlarında adaylar arasında sıralama yapılırken not ortalamanız yüksek bir önem arz etmekte. Bu alanlarda çalışmak istiyorsanız, dersleri tamamen boş vermemeniz gerektiğini baştan belirtmeliyiz. Fakat not ortalamanız, genellikle sadece ilk işinizde büyük önem arz eder; sonraki işlerinizde kimse sizin not ortalamanızla çok fazla ilgilenmez. Çünkü  ortalamanız artık ikinci planda kalmıştır.

İşte Not Ortalamanızı İkinci Plana Atan 5 Faktör:

1) İş Tecrübesi Her Şeyden Önce Gelir

Üniversitedeyken  yüksek notlar almış olmanız sizin çok iyi bir çalışan olduğunuzu değil; nasıl ders çalışmayı bildiğinizi ve sınavlarda başarılı olabildiğinizi gösterir. Bir işveren için asıl önemli olan şey sizin sahadaki başarınız, insanlarla olan uyumunuz ve gerçek dünyadaki sınavlar karşısında edindiğiniz başarılardır. Edindiğiniz her tecrübe, iş hayatında karşılaştığınız ve üstesinden geldiğiniz her zorluk 3.5-4.0 ortalama yapmış olmanızdan çok daha kıymetlidir. İşverenler de başlarda not ortalamasını kıyaslama açısından bir ölçüt olarak kullansa da sizin tecrübelerinize notlarınızdan daha fazla dikkat eder.


2) İşverenler Diğer Yeteneklerinize Daha Fazla Değer Verir

İşverenler genellikle çalışanlarının liderlik, güçlü iletişim kurabilme, stratejik düşünebilme ve problem çözebilme gibi yeteneklere sahip olmasını ister. Öğrencilik yıllarında yapmış olduğunuz bir etkinlik liderliği, bir projede görev almış olmanız onlar için yüksek not ortalamanızdan daha önemlidir. Çünkü siz artık tecrübeli birisiniz ve onlar da bilir ki gerçek hayat, birkaç yıl önce matematik sınavında doğru integral hesabı yapmış olmanızla ilgilenmez.  


3) Not Enflasyonu

Öğrencilerin aynı iş için geçmişte daha düşük notlar alırken şimdi daha yüksek notlar alıyor olmasına not eflasyonu denmektedir. Yani eskiden aynı seviyedeki öğrencilerden az bir kısmı A notunu alırken şimdi çok daha fazla aynı nitelikte öğrenci bu notu almaktadır. Bu durum haliyle objektif bir değerlendirme imkanını ortadan kaldırır.


4) Çok Yüksek Not Ortalaması Negatif Bir Etki Bile Yaratabilir

Çok yüksek not ortalamasına sahip olan çalışanların sonraki dönemde yüksek lisans yapmak isteyeceği veya önüne çıkan daha iyi fırsatları değerlendirme ihtimalinin yüksek oluşu işverenleri tedirgin eden noktalardan biri. Genellikle görüşmelerde böyle kişilere “Böylesine yüksek bir ortalamaya sahip olmanız bizi çok etkiledi; fakat kısa vadede farklı bir alana yönelip işten ayrılma ihtimaliniz bizi endişelendiriyor.” şeklinde geri dönüşler yapılabiliyor.


5) Not Ortalaması Öznel Bir Değerlendirme Şeklidir

Her üniversitenin, hatta her profesörün kendi sınavını yaptığını ve ona göre değerlendirdiğini düşünürsek, merkezi bir sistemle eşit sorulara maruz bırakılmayan öğrencileri not ortalamasıyla sıralamak ne kadar doğru bir yaklaşım olacaktır? Yani üniversiteler arasında  farklar olacağı için X üniversitesinden 3.5 ortalama ile mezun olan kişiyle Y üniversitesinden 3.0 ortalamayla mezun olan kişiyi kıyaslarken sadece ortalamaya bakmak sağlıklı bir yaklaşım değildir.  İş verenler de bunun farkında olduğu için not ortalamanız bu noktada da geri planda kalır. Bunun yanı sıra mühendislik fakültesini 3.0 ortalamayla bitirmek ile sosyoloji bölümünü 3.5 ortalamayla bitirmek de kıyaslanması sağlıklı olamayan bir durumdur.


Üniversiteyi 3.9 ortalamayla bitiren ünlü girişimci Brian Robben kendisine yöneltilen “Not ortalaması hayatınızda ne kadar önemli oldu?” sorusuna “Evden çalışan bir girişimci olarak şunu söyleyebilirim ki üniversite yıllarında yaptığım o yüksek ortalamanın en fazla çalışırken giydiğim çoraplar kadar önemi var hayatımda. Ve size şunu itiraf etmeliyim ki çalışırken çorap giymiyorum.” diyerek cevap vermiştir.

Elbette yüksek not ortalamasına sahip olmak takdir edilmesi gereken çok büyük bir başarıdır. Çünkü o kişi, kendisine bunu hedef edinmiş ve aklına koyduğu bu hedefi gerçekleştirmiştir. Bu onun azimli, çalışkan biri olduğunu  ve hedefleri doğrultusunda ne kadar kararlı bir şekilde ilerlediğini gösterir. Bunlar kesinlikle küçümsenemeyecek gerçekler; fakat not ortalamanızı arka plana atacak daha pek çok şey olduğunu unutmayın. Gençlik yıllarınız bir daha geri gelmeyecek; bu nedenle hayatı ıskalamadan, kendinizi kütüphane köşelerine zincirlemeden de başarının size gelebileceğini asla aklınızdan çıkartmayın.

Ve son olarak da vize dönemlerinde hepinize başarılar!

facebook-paylas2 new-twitter-paylas2

1

arrow_upward