Genel Yayın Yönetmeni / Editor in Chief @ceotudent
28 Ekim 2018
Video Oyunlarının İş Hayatında Sizi Eşsiz Kılacak 6 Faydası
Çoğu ebeveynin ve öğretmenin korkulu rüyası, tatillerin vazgeçilmezi olan video oyunları iş hayatında da size bambaşka özellikler katabilir.
Gelişen oyun sektörü, ürettiği oyun yelpazesini genişlettikçe rekabetçi oyunlardan, hikaye bazlı oyunlara; veri okumayı gerektirenden, işletme sahibi olmanızı sağlayana kadar birçok oyun türünü içinde barındırmaya başladı.
Medyada ve çevrede video oyunları yeterince kötüleniyor. Biz olumlu tarafından bakalım: Bu kadar geniş yelpazeye sahip video oyunu dünyası kariyerinizde size hangi özellikleri katabilir?

1) Sıfırdan Başlayıp Yükselme Hikayeleri (Zero to Hero)

MMO türündeki oyunlarda "grinding" denilen bir kavram vardır. Bu kavram sıfır seviyesinden en yüksek seviyeye ulaşma çabasına ve karakterinizi geliştirirken yaşadığınız sürece denir.
İş hayatında da ne yazık ki "grinding" kavramı, eğer torpiliniz yoksa yaşamanız gereken bir süreçtir.
Kimi insanlar bu süreci yaşarken şevki kırılır ve henüz stajyerken pes eder. Bu sürecin yaşanması gerektiğini bilen oyuncular, hayatın daha başında olduğunu ve sabretmesi gerektiğinin farkındadır. Böylelikle bu yol onlar için daha acısız geçer.

2) Kaynak yönetimi

Oyunlarda, oyunculara yönetmeleri için belli başlı kaynaklar verilir. Bu deneyim puanı olabilir, ya da direkt oyun parası olabilir. Bu kaynakları en verimli kullanan oyuncu, yaşadığı oyun deneyimini daha keyifli yaşar.
Sadece kaynak yönetimi kullanılarak oynanan oyunlar bir yana; günümüzde her oyunda belli başlı bir kaynak yönetimi yapılması gerekiyor.
İş hayatında da maddi manevi, büyük küçük sahip olduğunuz her kaynağınızı verimli yönetmeniz gerekiyor. İşte böyle bir durumda oynadığınız "Tycoon" oyunlarına teşekkürü borç bilebilirsiniz.

3) Takım Çalışması

İş ilanlarının amansız klişesi olan takım çalışmasına yatkınlığın ne kadar önemli olduğunu anlamak için herhangi bir kariyer sitesine bakabilirsiniz. Baktığınız ilanların yarısından fazlasında bu özelliği görebilirsiniz.
Bireysel deneyimin yanında, sadece takım çalışmasının öne çıktığı oyunlar mevcut. Bu oyunlarda kendinizi ön plana çıkarmaya çalıştığınızda bütün dengeler bozuluyor ve oyun tersine dönmeye başlıyor.
Oyunlarla içli dışlı olan birisi görev dağılımının ne anlama geldiğini, ne yapması gerektiğini ve kendi görev tanımını bilirken aynı zamanda ne yapmaması gerektiğinin de bilincindedir.
Bu durum aynı basketbol, voleybol gibi takım odaklı sporları yapanların takım çalışmasına daha yatkın olması gibidir.

4) Veri Yorumlayabilme ve Analiz

Hiçbir animasyonu bulunmayıp, sadece veri analizi üzerinden ilerlediğiniz oyun türleri mevcut.
Yalnızca analiz yaptığınız ve verileri yorumladığınız bir oyun belki diğerlerine göre pek cazip gelmeyecektir ancak iş hayatında bunun bir mesleği bile var.

5) Uzun Süreli Odak

MOBA ve Battle Royale türleri günümüzün en popülerleri. Bu oyun türlerinde iyi olabilmek için de uzun süre boyunca konsantrasyonunuzu korumanız gerekir.

Minimum 40 dakika boyunca bir konuda aktif bir şekilde odaklanmak ve aynı zamanda hata yapmamaya çalışmak pek kolay bir iş değil.

Bu özelliği kitaplar da sağlayabilir fakat hatalı bir okuma yaptığınızda o satırı tekrar okuma şansına sahipsiniz. Bu yüzden kitap okumak bu konuda biraz daha rahat bir süreçtir.
Profesyonel yaşamda yaptığınız iş fark etmeksizin ona konsantre olmanız ise çok kritik.

6) Yaratıcılık

Yaratıcı sektörlere baktığınızda hatırı sayılır derecede kişinin video oyunlarıyla ilgilendiğini görebilirsiniz.
Tesadüf mü? Pek değil.

İnsan zihninden çıkmış birçok özgün ve görsel hikayeyi deneyimleyen oyuncular, yaratıcılıklarını taze tutmakla beraber, video oyunlarını bir ilham perisi olarak görürler.

Bu da onların yaratıcılığını tetikleyen en büyük unsurlardan biridir.

Oyunların hayatımızda nasıl bir yer kapladığını daha detaylı olarak öğrenmek için Johan Huizinga'nın  Homo Ludens: Oyunun Toplumsal İşlevi Üzerine Bir Deneme adlı kitabını okuyabilirsiniz.

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

22

Yorumlar (1)

  • Anonim

    Zaman kaybı olması, stres, sıfır genel kültür, tüm her şeyi geriden takip etme. Anasınıfından beri bilgisayar oyunları oynarım şuan üniversite 3.sınıftayım ne kattı hiç birşey. Günümü tamamen oyun oynayarak geçirirdim.

    18:42 replyYanıtla