Sanat 101: 20. Yüzyılın En Etkili 4 Sanat Akımı ve Ünlü Eserleri

20. yüzyıl birçok savaşa, yenilgiye, küllerden doğuşa, güçlü liderlere ve de başarılı sanatçılara ev sahipliği yaptı. Tüm dünyayı etkileyen I. ve II. Dünya Savaşları, pek çok ülkede yaşam standartlarını ve hayata bakışı değiştirdi. Açlık ve sefalet neredeyse dünyanın her yerini etkisi altına almıştı. Bütün bunların yanı sıra çok renkli ve başarılı pek çok sanat akımı da bu dönemde ortaya çıktı. Günümüzde hayranlıkla izlediğimiz pek çok sanat eseri 20. yüzyılda bu koşullarda yapılmıştı. Gelin birlikte 20. yüzyılda ortaya çıkan sanat akımlarını ve eserlerini inceleyelim:

1) Sürrealizm (Gerçeküstücülük)

I. ve II. Dünya Savaşları arasında Avrupa’da ortaya çıkmış olarak kabul edilse de 15. yüzyılda ressam Hieronymus Bosch’un eserlerinde de sürrealizm esintileri görülür. 1924’te Andre Breton tarafından kaleme alınan Sürrealizm Manifestosu, sürrealizmi bir sanat akımı olmanın yanı sıra bir ekol haline getirir. Psikanaliz biliminin kurucusu Sigmund Freud‘un görüşlerinden son derece etkilenen Andre Breton bilinçaltına yönelir.
Bilinçaltına yönelen bu akımda yapılan şeyler kendiliğinden yapılır. Örneğin çizim de yazı yazmak da kendiliğinden gerçekleşir. Kendiliğinden çizimin amaçlarından birisi bilinçaltını gün yüzüne çıkarabilmektir. Eliniz kağıdın üzerinde kendiliğinden hareket eder. Bu akıma göre yazı yazan kişiler yazdıkları yazıyı bitirdikten sonra dönüp düzeltme yapmazlar, bilinçleriyle müdehale etmezler.



Bu akımın öncüleri arasında ünlü ressamlar Salvador Dali ve René Magritte, başarılı yazarlardan ise Federico Garcia Lorca ve Philippe Soupault yer alır.
Adamın Oğlu (1946) – René Mafritte
Belleğin Hafızası (1931) – Salvador Dali
Kırık Sütun (1944) – Frida Kahlo


2) Ekspresyonizm (Dışavurumculuk)

Geleneklerin dışına çıkarak sanatçının kendi yorumunu kattığı eserler yarattığı bir akımdır. Politik havanın sürekli canlı ve hareketli olduğu dönemde yani 20. yüzyılın ilk yarısında Almanya’da doğar. Naturalizm ve pozitivizme tepki olarak ortaya çıkar. Sanatçı doğada ne görüyorsa onu yansıtır. Ağaç çizerken tipik ağaç çizimi yapmaz, ağacı nasıl görüyorsa öyle çizer. Nesnelerin görünümlerini deforme edebilir.
Franz Kafka edebiyat alanından ekspresyonizmin önemli temsilcilerinden birisidir. Kaleme aldığı eserler, döneminde yazılan yazılardan çok farklıdır. August Stramm ise dışavurumcu sanatçıların ilki olarak kabul edilir.



Kaygı (1894) – Edvard Munch
Rüzgarın Gelini (1913-1914) – Oscar Kokoschka
Sokak, Berlin (1913) – Ernst Ludwig Kirchner


3) Fütürizm (Gelecekçilik)

20. yüzyılın ilk yarısında İtalya’da ortaya çıkar. Gelecekçiler, geleneğin artık terk edilmesi ve modernleşmenin kabul edilmesini savunurlar. Onlara göre makineleşme ve süret gibi kavramlar toplumun merkezinde yer almalıdır. Özgünlüğe son derece önem veren gelecekçiler, zamanın değişimiyle her şeyin değiştiğini söylerler. Her şey sürekli hareket halindedir.
Gelecekçiler geçmişin sanat anlayışını, güzel duyguları ve ahengi terk ederler. Bu akım sadece edebiyatta, resimde ve heykelde görülmez. Moda tasarımında, gastronomide, ürün tasarımında ve daha pek çok alanda kabul görür ve benimsenir.



Bisikletçinin Dinamizmi (1913) – Umberto Boccioni
Anarşist Galli’nin Cenaze Töreni (1911) – Carlo Carra
Otomobil Dinamizmi (1913) – Luigi Russolo


4) Kübizm

Ünlü ressamlar Pablo Picasso ve Georges Braque tarafından Fransa’da ortaya çıkarılan bir akımdır. Kübistler nesneleri gördükleri gibi ele almaz, görülemeyen yanlarını da çizerler. Görme duyusu ve duyguya yönelik çalışmazlar. Akla dayalı eserler üretirler.
Doğanın olduğu gibi taklit edilmesine sıcak bakmazlar. Klasik formları kullanmazlar. Nesnelerin farklı yanlarını bir araya getirerek yeni bir görüntü oluştururlar. Bu akımın en bilindik temsilcisi Pablo Picasso’dur.



Guernica (1937) – Pablo Picasso
Keman ve Mum (1910) – Georges Braque
Ağlayan Kadın (1937) – Pablo Picasso
Kaynak.
Kategoriler: Kültür

Yorumlar (0) Yorum Yap

/