2 Haziran 2018
3 Farklı Hayal Gücü ile Yaratıcılık Kilidini Kırmanın Bilimsel Yolu
Leonardo da Vinci'nin Mona Lisa'sı, Albert Einstein'ın Görelilik Teorisi ya da Beethoven'ın Moonlight Sonatı; bu çalışmaların büyük bir yaratıcı aklın elinden çıktığı konusunda hemfikir olmamamız için bir sebep yok. Yazıyı okurken size de eşlik etmesi için Beethoven'dan Moonlight Sonatı yazının en altına bırakıyorum, ben yazarken ilham kaynağı olması için dinledim, belki sizde de yeni fikirler uyandırır ve ilhamınız olur. Şimdiden keyifli okumalar.
Hayal kurmak bizi ileriye doğru götüren en önemli şeydir. Dünyamızı geliştirir. Yeni fikirler, yeni buluşlar aklımıza gelir. Peki, kendimizi daha yaratıcı olmak için motive edecek neler yapıyoruz? Neden hayal etme yeteneğimizi bir kenara atıp, toz tutmasını izliyoruz? Çocukken sahip olduğumuz hayal gücü şimdi nerede? Şimdi bu soruları birbiriyle bağlantılı 3 farklı başlık altında bilimsel araştırmalara dayanarak cevaplayacağım.
...

Yaratıcı Hayal Gücü

"Yaratıcı hayal gücünü" normalde büyük ve çığır açan bir şey keşfetmek veya bir opera bestelemek olarak görürüz. Evdeki sorunlara yaratıcı çözümler getirme veya el işleri yapma gibi günlük yaratıcılığımızdan farklı algılarız.
Yaratıcı hayal gücüne sahip olmak doğrusu zor bulunan bir durumdur. Bu nedenle, yaratıcılığın eğitilmesi ve geliştirilmesi birçok sanatçı ve bilim insanının hedefi olmuştur.
Peki, bu mümkün mü? Yaratıcılık eğitilerek geliştirilir mi?
Bazı insanların diğerlerine göre daha yaratıcı bir zihne sahip olduğunu biliyoruz. Ancak araştırmalar gösteriyor ki, yaratıcı hayal gücü çevremiz yoluyla gelişebilen ya da çok fazla çalışarak elde edilebilen bir yetenek.
Örneğin, deneysel araştırmalar çocukların yaratıcı içeriklerle vakit geçirdiğinde ya da yüksek yaratıcı hayal gücüne sahip insanları izlediklerinde, kendilerinin de giderek yaratıcı hayal gücüne sahip olduğunu gösteriyor.
Yaratıcı hayal gücünün iki aşaması vardır.
“Farklı düşünme“, ana problem ya da konuyla bağlantılı olan, çok çeşitli fikirleri düşünebilme yeteneğidir. Hızlı ve otomatik olan sezgisel düşünme ile desteklenmeye eğilimlidir.
Daha sonra, ana problem veya konudaki fikirleri değerlendirmemize yardımcı olacak "yakınsak düşünme" ye ihtiyacımız vardır. Bu süreç analitik düşünce tarafından desteklenmektedir. Bu sayede yavaş ve tedbirli olarak doğru fikri seçeriz.
Öyleyse bir şaheser yazmak istiyorsanız, arkadaşlarınızla beyin fırtınası toplantıları yapmak veya yaratıcı düşünme kursuna katılmak size yardımcı olabilir.
Unutmayın bunlar mutlaka iyi bir yaratıcılığa sahip olmanıza yardımcı olacak demek değildir. Çünkü yaratıcı başarı bir ilham bulmaktan ibaret değildir. Önemli olan deneyimlemek ve hatalardan ders çıkarabilmektir.
...

Fantastik Hayal Gücü

Bir çok insan için, başarılı ve yaratıcı bir projenin anahtarı bir fikre tamamen kendini verebilme yeteneğidir. Bunun için bilim insanlarının "fantastik hayal gücü" dedikleri olguya ihtiyacımız var.
Ancak fantastik hayal gücü, gün içinde hayal kurmaları artırabileceği ve bizi günlük işlerimizden uzaklaştırabileceği göz önünde bulundurulduğunda ilk bakışta arzu edilen bir yeteneğe benzemiyor olabilir. Hatta karanlık bir tarafı bile var. Kişinin fantastik hayal gücü, travmatik olaylara karşı gerçeklikten kaçmayı artırma eğilimindedir.
Tabi ki faydaları da var. Çocuklardaki fantastik katılım; artan yaratıcı hayal gücü, anlatı yeteneği ve bakış açısı kazanma ile ilişkilidir. Yetişkinler için de hafıza birleştirmeye, yaratıcı problem çözmeye ve planlama geliştirmeye yardımcı olmaktadır.
Bu aynı zamanda artırabileceğiniz bir yetenek. Araştırmalar, ebeveynleri tarafından küçük yaşta oyun oynamaları veya tiyatroda rol almaları için cesaretlendirilen çocukların daha sonraki yaşamlarında daha yüksek fantastik eğilime sahip olduklarını göstermektedir. Ve unutmayın, başlanmak ​​için asla geç değil, amatör oyuncuların da fantastik hayal gücüne sahip oldukları bilinmektedir.

Epizodik Hayal Gücü

"Epizodik hayal gücü" fantastik hayal gücüne benzer, ancak zihnimizde olayları görselleştirirken hayali detaylardan ziyade ağırlıklı olarak gerçek yani epizodik bellek detaylarını kullanırız.
Bu durum, bireylerin geçmişi daha iyi hayal etmelerine ve hatalarından ders çıkarmalarına ya da geleceklerini hayal etmelerine ve onlar için hazırlanmalarına yardımcı olur. Yapılmış olan küçük bir araştırmada, görsel imge için daha yüksek kapasiteye sahip bireylerin, geleceğini hayal ederken daha fazla duyusal ayrıntılar yaşadıklarını göstermektedir.
Dahası, yıllarca kişisel gelişim kitaplarında “hayal et ve başarıya ulaş” önerileri olsa da, bu aslında yapmamız gerekenlerin tam tersidir. Gelecek için en iyi hazırlık, gelecekte olmasını istediğimiz olayın sonucunu değil sürecini hayal etmektir.
Bir grup öğrenci ile yapılan araştırmada, birinci grup sınavda iyi bir puan almak için daha iyi çalıştığını hayal ederken, ikinci grup sınavlarının sonucunda daha iyi puanlar aldığını hayal etti ve ilk grubun notları ikinci grubun notlarından anlamlı bir şekilde daha iyiydi. Belki de başarı hayalleri kurarken farklı bir noktadan bakmanın zamanı gelmiştir.
Hepimiz farklı derecelerde yaratıcı yeteneklere sahibiz ve insanlığın bu yeteneklere sahip olmayacağı bir gelecek hayal etmek gerçekten çok zor. Bu yüzden hayal gücünüzü harekete geçirmeyi denemekten vazgeçmeyin. Yarım bıraktığınız bestenizi, bilimsel araştırmanızı ya da romanınızı tamamlamanın tam zamanı.

Albert Einstein: “Zekanın gerçek göstergesi bilgi değil, hayal gücüdür."

11

arrow_upward