Pablo Picasso Kimdir? Sanatıyla Dünyayı Etkileyen Picasso’nun Hayatı

24 Aralık 2021

pablo picasso

Pablo Picasso

20. yüzyılın önemli sanatçıları arasında yer alan Pablo Picasso, 92 yıllık ömrü boyunca, sanatı ile dünyayı etkilemiştir. Sadece usta bir ressam olması dışında, heykel, seramik, gravür alanlarında eserler üretmiş bir sanatçıydı. Çalışmaları, çocukluğunun natüralizminden Kübizme, daha sonra Sürrealizm ve ötesine geçerek olgunlaştı; onlarca yıl boyunca modern ve çağdaş sanatın yönünü şekillendirdi.


1881-1900 Arası Pablo Picasso ve Eserleri

First Communion, 1896

İspanya’nın Endülüs bölgesinde yer alan Malaga kasabasından dünyaya gelen Don José Ruiz y Blasco ve María Picasso y López’in ilk çocuğuydu. Hepimizin “Pablo Picasso” olarak tanıdığı sanatçının tam adı, Pablo Diego José Francisco de Paula Juan Nepomuceno María de los Remedios Cipriano de la Santísima Trinidad Ruiz y Picasso.

Pablo Picasso’nun babası bir sanatçıydı ve hayatını ürettiği eserlerden kazanıyordu; sanat dersleri veriyor ve yerel müzenin küratörlüğünü yapıyordu. Don José Ruiz y Blasco, Pablo Picasso yedi yaşındayken çizim ve yağlı boya eğitimi vermeye başladı ve genç Pablo’nun sanatçı olmaya uygun bir öğrenci olduğunu düşünüyordu.

Picasso, 13 yaşında iken babasının öğretmenlik yaptığı Barselona Güzel Sanatlar Okulu’na girdi. 1897’de Picasso, çalışmalarına Madrid’in, o zamanlar İspanya’nın, en iyi sanat akademisi olan Real Academia de Bellas Artes de San Fernando’da başladı. Picasso, hayatının bu yeni döneminde, “Lola’s First Communion” başta olmak üzere birçok portre resme aldı.

Picasso, babası, annesi ve kız kardeşini betimleyen son derece iyi bilinen bir portre olan İlk Komünyon’u (First Communion) bitirdiğinde henüz 15 yaşındadır. 19. yüzyıl sona ererken, Stilize manzaralarında Sembolizm unsurları ve kendi Modernizm yorumu belirginleşmeye başlamıştı.


1900-1940 Yılları

1900’de Picasso, o dönem Avrupa sanatının merkezi olan Paris’e Evrensel Sergi’nin İspanyol pavyonuna bir resminin seçilmesi sayesinde gider. Şair ve gazeteci Max Jacob ile aynı evi paylaştı. İkisi de sefil bir yoksulluk içinde yaşadılar, bazen ısınmak için ürettikleri eserleri bile yaktıkları dönemler olmuştur. Picasso’nun Paris’teki ilk ayları, rengi temsil değerleriyle kullanmayı reddeden ve çoğu zaman Alman ekspresyonizmine benzer şekilde vahşi ve çiğ tonlara yönelen, ışık gölge oyunlarını dışlayan resimler yaparak geçmiştir. Yaşadığı zorluklara rağmen, 1901’de Vollard’ın galerisinde ilk sergisini açar.

Paris’ten sonra Montmartre taşınır. Picasso, yoksulluk yıllarında resmettiği mavi ve pembe dönem resimlerinin tümünü işte o dönemde, yoksulların semti olan Montmartre’da üretmiştir.


Pablo Picasso ve Mavi Dönem

pablo picasso

Yaşlı Gitarist (El viejo guitarrista ciego), 1903-1904

Picasso’nun Mavi Dönem olarak bilinen sanat dönemi 1901’den 1904’e kadar sürmektedir. Bu süre zarfında sanatçı, eserlerinde mavi tonlarını ön plana çıkarmıştı. Örneğin, 1903 tarihli, bu döneme referans vermek için sıkça kullanılan, ünlü sanat eseri “El viejo guitarrista ciego” (Yaşlı Gitarist), mavi tonların ortasında daha sıcak kahverengi tonlarda bir gitara bulunur.

Picasso’nun Mavi Dönem’de ortaya koyduğu çalışmalar, renk seçimlerinden ve hafif tonlarından dolayı kasvetli eserler olarak algılanmıştır. Tarihçiler, Picasso’nun Mavi Dönemi’ni büyük ölçüde sanatçının belirgin depresyon geçirmiş olmasına bağlamaktadır. İspanya’dan Fransa’ya beraber geldiği, Montmartre’de o dönem oda arkadaşı olan Casagemas’ın intiharı bu süreci tetikler. Mavi Dönem’i eserlerinde genel olarak karşımıza melankoli, donuk bakışlı insanlar ve dışlanmışlık çıkmaktadır.


Pablo Picasso ve Pembe Dönem

pablo picasso

Pipolu Çocuk (Garçon à la pipe), 1905

Picasso’nun sanatında 1904’ten itibaren biçim ve konu açısından değişimler görünür hale gelmeye başlar. Paleti monokrom maviden gri, pembe ve yumuşak kahverengi renklerine açılmaya başlar. Mavi Döneminden, Pembe Döneme geçişi eserlerin konusundan çok kullandığı renklere yansımıştır. Pembe Dönem eserlerinin odağında yine insan bulunur ve insanlar hâlâ mutsuzdur. Farklı olarak insanlar mücadele etmeye daha açık görünmektedir. Yüzler, eller ve bedenler güzelleşmeye başlamış; eserlerinde daha çok gündelik objelere yer vermeye başlamıştır.

Harlequins, palyaçolar ve sirk halkı bu eserlerde tekrar eden konular arasındadır. Pembe Dönemi’nde en çok satan eserlerinden biri olan Garçon à la pipe” (Pipolu Çocuk) isimli eseridir.

“Sanat ruhtan günlük hayatın tozunu yıkar.”


Afro Dönemi (1907-1909)

Avignonlu Kızlar (Les Demoiselles d’Avignon), 1907

1907’den 1909’a kadar Afrika sanatı ve İlkelcilik döneminde Picasso, en tanınmış ve tartışmalı eserlerinden biri olan “Les Damoiselles d’Avignon”u yarattı. Sanatının bu döneminde, Palais de Trocadero’daki bir sergide gördüğü Afrika sanatına ait eserler ve Henri Matisse’e ait bir Afrika maskesinden ilham almıştır.


Pablo Picasso ve Analitik Kübizm (1907-1912)

Girl with a Mandolin (Fanny Tellier), 1910

Picasso bu dönemde, Kübist hareketi başlatmak için ressam Georges Braque ile birlikte çalışmıştır. Bu döneme ait resimlerinde toprak tonlarından oluşan bir palet kullanmıştır Eserler, karmaşık geometrik formlardan oluşmaktadır. Yedi yıllık romantik partneri Fernande Olivier, sanatçının bu dönemdeki Kübist eserlerinin çoğunda yer almıştır.


Sentetik Kübizm (1912-1919)

Ma Jolie, 1912

Picasso’nun çalışmaları Kübist olarak devam etti. Ancak sanatçı bazı eserlerine yeni bir sanat formu olarak kolaj ekledi. Ayrıca “Ma Jolie” (1911-12) gibi birçok Kübist eser üreterek, resmine insan formunu dahil etti. Tanıdığı birçok sanatçı Birinci Dünya Savaşı’nda savaşmak için Paris’ten ayrılmıştı. Ama Picasso savaş yıllarını atölyesinde geçirmeye devam etmiştir.

Fernande Olivier ile ilişkisi 1912 yılında sona erdiğinde başka bir kadına aşık olmuştu. O ve 1911’de yaptığı “Gitarlı Kadın” tablosunun konusu olan Eva Gouel, 1915’te tüberkülozdan zamansız ölümüne kadar birlikteydiler.

1918’de evlendiği, Rusya’dan bir balerin olan ilk eşi olan Olga Khoklova ile tanıştı. Üç yıl sonra bir oğulları oldu. Sanatçı ve Olga Khoklova kısa süre sonra yabancılaşmaya başladılar. Picasso, eşine servetinin yarısını vermek zorunda kalmamak için boşanmayı reddetti. 1955’te Olga Khoklova ölene kadar sadece ismen evli kaldılar.


Neoklasizm ve Sürrealizm (1919-1929)

Sleeping Peasants, 1919

Picasso bu döneminde üslubu önemli bir değişime sahne oldmuştur. İtalya’ya yaptığı ilk ziyaretin ve I. Dünya Savaşı’nın sona ermesinin ardından, sanatçının suluboya olarak ürettiği “Sleeping Peasants” (1919) gibi resimleri üretti. Bu tarzı, Kübist resimleriyle keskin bir tezat oluşturmaktaydı. Bununla birlikte, 1920’lerin ortalarında Fransız Sürrealist Hareketi güçlenmeye başlayınca, Picasso, Sürrealiszmden etkilenen resimlerde Primitivizm tutkusunu yeniden canlandırmaya başlamıştır.

Picasso, 1930’ların sonlarında sanatçı ve fotoğrafçı Dora Maar ile birlikte çalışmaya başladı. 1930’larda, Picasso’nun İspanyol İç Savaşı’nın benzersiz bir tasviri olan ünlü Guernica eserini yarattı. Tehditkar minotaur (yarı insan boğa), sanatının merkezi bir sembolü haline geldi.

“Kuralları bir profesyonel gibi öğren, böylece onları bir sanatçı gibi kırabilirsin.”


1940-1973 İkinci Dünya Savaşı

pablo picasso

Chicago Picasso

Picasso, Alman işgali devam ederken Paris’te kalmayı tercih etti. Nazi Almanyası tarafından işgal altına alınmaya başlayan ülkelerde yer alan polis teşkilatı Gestapo tarafından baskı altında kaldı.

Zaman zaman şiir yazdı. Picasso, 1939 ve 1959 yılları arasında 300’den fazla eser ortaya koydu. 1944 yılında Paris yeniden özgürlüğüne kavuştu ve Picasso bu dönemde genç sanat öğrencisi Françoise Gilot ile bir ilişkiye başladı. 1947’de bir oğulları Claude ve 1949’da bir kızı Paloma dünyaya geldi. Picasso, Gilot ile ilişkisinin bitmeye doğru gittiği dönemde heykele odaklandı, uluslararası bir sergiye katıldı. 1949’da Philadelphia Sanat Müzesine “Chicago Picasso” olarak bilinen bir heykel yaptı.

pablo picasso

1961’de 79 yaşında olan sanatçı,  27 yaşındaki Jacqueline Roque ile evlendi. Jacqueline Roque, Picasso’nun kariyerinin en büyük ilham kaynaklarından birine dönüştü. Picasso, yaşadığı bu son 17 yılda 70’ten fazla portresini üretmiştir.

Hayatının sonuna yaklaşırken, sanatçı bir yaratıcılık telaşı yaşadığı söylenebilir. Ortaya çıkan sanat eserleri, önceki stillerinin bir karışımıydı; renkli tablolar ve bakır gravürler içeriyordu. Sanat uzmanları daha sonra Picasso’nun son eserlerinde Neo-Ekspresyonizmin başlangıcını olduğuna karar verdiler.

Picasso, 8 Nisan 1973 yılında Fransa’da gözlerini dünyaya yumdu.


Frida Kahlo ve Otoportre Sanatı: Frida’nın Birbirinden İlginç 12 Otoportresi

Guernica: Pablo Picasso’nun Gözünden Savaş ve Barış

Yorumlar (0) Yorum Yap

/