İAL13'/ YTÜ / #biryenipalmiye
20 Mart 2017
Çelik Gibi Bir İradeye Sahip Olmanın 10 Yolu

Çikolatalı dondurma kutusundan sadece iki top aldıktan sonra onu buzluğa geri koymayı başaran, bazen bulunmak zorunda kaldığı ortama tahammül edebilen, muhtemel iş olanakları için üç ayda bir internetteki öz geçmişini güncelleyen, her gün erken saatte uyanabilen arkadaşlarınızın hayranı mısınız? Herhangi zorunda bir şeyden uzak durabilmek ya da ondan daha fazla kaçmamak için gereken irade gücünü, kendini kontrol edebilme yeteneğini kazanmak, aslında hiç zor değil. İçsel disiplinini geliştirmenin yollarını öğrenebilirsin.


1) “Hayır” sözcüğünü kullanmayı bilin.

İrade kavramını bir şeyden mahrum olmak olarak algılıyorsanız, temeldeki sorun bu olabilir. Michigan Üniversitesi’nin Psikoloji Bölümü’nden Yardımcı Doçent Ethan Kross, “Kendini kontrol etmeye çalıştığın düşüncesi seni motive eder, ama bunu bir çeşit baskı olarak görürsen motivasyonunu kaybedersin” diyor. Bu noktada yapmamanız gereken veya istemediğiniz bir durum içinde kaldığınızda hayır diyebilme kararı alın. Bir şeye veya duruma karşı iradesiz davranacağınızı fark ettiğiniz an hayır deyin. İnsanların pek çoğu iş veya kişisel hayatlarında hayır diyemedikleri için yapmak zorunda kaldığı işlerden dolayı mutsuz oluyor. O anki kısa süreli mutluluğunuz veya küçük bir takdir alma isteğinize yenik düşmeyin, hayır diyebilin.


2) Dikkatinizi başka yöne çevirin.

Kulağa mantıksız gelebilir ama irade gücünüzü kullanmak için belki de çok fazla yoğunlaşmaman gerekiyordur. Uzmanlar, dikkatini başka yöne çevirmenin yararlı olabileceğini söylüyor, yani bir çeşit “gözden uzak olan gönülden de uzak olur” tutumunu sergilemenizi öneriyor. İçinizde o isteği duyduğunuz an ayağa kalkın ve ofiste biraz yürüyün. İsterseniz not defterinizi çıkarıp bir şeyler karalayabilir ya da sevdiğiniz başka bir şeyle uğraşabilirsiniz. Ya da örneğin tatlılardan uzak durmak mı istiyorsunuz? Onları sadece dışarı çıktığınızda yemek için kendinize izin verin. Evde çikolatalı kek pişirirseniz mutlaka birden fazla dilim yersiniz.


3) Deponuzu doldurun.

Journal of Personality and Social Psychology’de yayımlanan bir habere göre, iradesizlikten kaynaklı bazı alışkanlıkların suçlusu düşük kan şekeri olabiliyormuş. Glikoz beyin aktivitelerini besler, bu nedenle glikoz seviyesinin düşük olduğu açlık, yorgunluk ve stres durumlarında arzuladığınız herhangi bir şeye karşı koyma direnciniz veya hayır deme ihtimaliniz de düşük olur. Proteinden zengin fakat küçük öğünlerle beslenmek, sizi gün boyunca irade sahibi yapar.


4) Küçük adımlarla başlayın.

Bir şeyleri değiştirmeniz gerektiğinde, uzun vadedeki başarını garanti altına almak istiyorsanız küçük adımlarla yola koyulmalısınız. Düzenli olarak yapılan küçük aktiviteler, kendinizi kontrol edebilme yeteneğinizi geliştirmenize yardım eder. Örneğin zorlu bir egzersiz planını hemen uygulamaya koymak yerine, haftada iki kez egzersiz yaparak işe başlayabilirsiniz. Ya da her gün latte için harcadığınız parayı bir kenara koyarak, birikim için ilk adımlarını atabilirsiniz. Güne daha erken başlamak istiyorsanız uyku düzeninizi yavaş yavaş değiştirebilirsiniz.


5) Doğru zamanı seçin.

Beynimizin ön korteksi, yani irade gücünden sorumlu olan bölge bilgiyle dolduğu zaman, irade gücümüz de zayıflamaya başlar. Journal of Consumer Research’de yayımlanan bir çalışmada, bir grup katılımcıdan yedi haneli bir rakamı aklında tutması istenmiş. Bir diğer gruba ise iki haneli bir rakam verilmiş. Bir dilim kek ya da meyve salatası önerilen katılımcılardan, yedi haneli rakamı ezberlemeye çalışanların çoğu keki tercih etmiş. Bunun nedeni, bilgi yüklemesi yapılan insanların mantıklı tercihler yerine duygusal seçimler yapmaya eğilimli olması. Koşu bandında her gün zaman geçirmeyi hedefliyor, markette sağlıklı seçimler yapmak istiyor veya işinizde, girişiminizde istikrarlı çalışmak istiyorsanız, bu tür aktiviteleri veya karar almaları sabah saatlerinde yapın. Bu saatlerde beyniniz henüz detaylarla dolmamış olur. Zorlu geçen bir haftanın Cuma öğleden sonrasında, haftanın tüm yorgunluğu üzerine karar vermek, seçim yapmak çok da doğru olmayabilir. Çünkü o zaman yorgunluk, üşengeçlik devreye girecek ve irade gücü zayıf olacağından yapılması gereken, doğru olana direnmek zorlaşacaktır.


6) Hedefe kilitlenin.

Genellikle büyük resmi görmeyi unuttuğumuz anlarda fire veririz. İş becerinizi patronunuza kanıtlayabilmek için o projeyi bir an önce bitirmeyi deli gibi istiyorsunuzdur ama nedense hep oyalanır veya üşenirsiniz. Araştırmalarda hedeflerini düşünen insanların kendini daha iyi kontrol edebildiği bulunmuş. İşleri daha sonraya bırakma isteği duyduğunuzda, sizin için neyin daha önemli olduğunu hatırlayın. Kendinize hemen bir yapılacaklar listesi hazırlayın ve onu görebileceğiniz bir yere asın. Ya da almayı çok istediğiniz bir şeyin fotoğrafını çekin ve hedefinize ulaştığında ödül olarak onu satın almak için kendinize söz verin.


7) Hedeflerinizi eyleme dönüştürün.

Kişi zor istemlerini eyleme dönüştürebildiğinde iradesini kullanmış olur. Özgür seçimler yapamadığımız zaman, seçim yapsak bile bu seçimler doğrultusunda eylemde bulunamadığımız zaman bir irade eksikliği yaşarız. Bu sebeple aldığınız kararları sözde bırakmayın ve biran önce eyleme geçme planı hazırlayın, beklemeden hemen şimdi başlayın.


8) Suçu başkasına atmayın.

Kişinin eylemi, başkalarının seçimlerine dayanabilir: Eğer başkalarının seçimlerine dayanarak eylemde bulunuyorsak, irademizi sergilemiyoruz demektir. Bu koşulda eylemlerimiz bir başka iradenin ürünüdür. Örneğin; çevremizin isteklerine kapılarak, bize uygun olmayan bir mesleğe girmişsek, bu konuda kendi irademizi sergilemediğimizi düşünebiliriz. Başımıza gelenlerin sorumluluğunu başkalarına yüklediğimizde, satır arasında farkında olmadan şunu söylemiş oluruz: '’Başıma gelenlerin sorumluluğu bana değil, bir başkasına ait; o halde içinde bulunduğum durumdan kurtulmam için bir şeyler yapmamın faydası yok.'’ Bu düşünce şekli yanlıştır, bir şeyler yapmaya direncin ifadesidir. Sorumluluğu başkalarına atmak, başlıca iki alanda sorun yaratır. Bireylerin ruhsal sorunlardan kurtulmalarını güçleştirir, bunun yanı sıra toplumların ve organizasyonların gelişmelerini engeller ve bir anlamda onların ruh sağlıklarını ve yönetim sağlıklarını bozar. Kararlarınızı kendiniz alın ve sonuçları için kendinizin sorumlu olduğunu bilin.


9) Nefes egzersizleri ve spora önem verin.

Gözlerinizi kapatın ve nefesinize odaklanın. Nefes alırken içinizden “nefes al”, verirken de “nefes ver” deyin. Zihninizin başıboş dolaşmaya başladığını fark ettiğinizde, onu geri getirin ve nefesinize odaklanmaya devam edin. Bu prefrontal korteksi aktive ederek, beyninizin stres ve istek merkezlerini sessizleştirecektir. İlk başladığınızda meditasyonu çok zor bulabilirsiniz. Bu tamamen normal: günlük hayatımızda, genellikle zihnimizin ne kadar dağılmış ve gürültülü olduğunu fark edemeyiz. Nefes almaya odaklanmaya çalışırken kıpırdamadan oturmak bütün o karışıklığı dikkat alanımıza getirir. Ama, meditasyonda ne kadar kötü olduğunuz önemli değil: araştırma günde 5 dakika meditasyonun bile kişisel kontrol noktalarında size yararlı olacağını gösteriyor. Küçük başlamaktan korkmayın. Kendinize rutinler belirlemeniz ve o rutinlere uymaya çalışmanız düzenli egzersiz yapmanızı sağlar. Haftada üç gün sabah erken uyanıp yürüyüşe çıkmaya karar vermek ve bunu hava kötü de olsa, akşam geç yatmış da olsanız uygulamaya devam ettirmek, bir spor günlüğü tutmak iradenizi güçlendirmek ve alışkanlık geliştirmek için faydalı olabilir.


10) Kendinizi de sürekli suçlamayın.

İradesizliğimizle ilişkili olduğunu düşündüğümüz başarısızlıklarımız yüzünden suçlu hissetmeyi ve kendimizi suçlamayı bırakmalıyız. Ki baktığınızda, irade eksikliğimizin sebebi beynimizdeki kimyasalların bir sonucu, karakter eksikliklerimiz değil. Kaslardan sınırsız ağırlığı taşımasını beklemiyorsanız, beynin de limitsiz bir iradeye sahip olmasını bekleyemezsiniz.

facebook-paylas2 new-twitter-paylas2

5

arrow_upward