Modern Hayatın Çilesi “Deadline”ın Korkunç Gerçeklere Dayanan Kökeni

Kardelen Sepetçi

Kardelen Sepetçi

İAL13'/ YTÜ / #biryenipalmiye

16 Haziran 2017

“Dead” ve “line” yani “ölü” ve “çizgi” kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşan “deadline” bizim bildiğimiz anlamıyla “son teslim tarihi” demek. Son dönemde özellikle iş hayatında oldukça popüler olan ‘’deadline’’ diye bir kelime hayatımızda hiç olmasaydı, akademik hayatımız veya iş hayatımız belki daha mutlu, daha rahat çalışabileceğimiz yerlere dönüşebilirdi. Deadline uğruna hangimiz gecelerce uykusuz kalmadık, hangimiz bir şey olsa da ertelense diye evrene mesajımızı iletmedik ki? Ama hala hakkında bilmediğimiz şeylerin olduğu modern hayat fenomeni “deadline”ın kökeni aslında korkunç sayılabilecek bir geçmişe sahip. Kelimenin ortaya çıkışı 19. yüzyıl Amerikan İç Savaşı’na ve kökeni gerçekten ölüm çizgisine dayanıyor.
Etimologlara göre deadline kavramı, ilk kez 1861-1865 yılları arasında Amerikan İç Savaşı sırasında kullanılmıştır. Yazar Christine Ammer‘a göre “deadline” kelimesi, zamanının cehennemi olarak bilinen korkunç esir kampı Andersonville, GA’da ortaya çıkan bir kavramdı ve ilk kez müfettiş General Colonel D.T. Chandler‘a ait 5 Temmuz 1864 tarihli raporda geçmişti.
Bu raporunda Chandler savaş esirlerinin kampındaki durumu anlatıyordu. Raporda, kampın etrafının 20 cm çapında ve 4.5 metre boyunda kalaslarla çevrili olduğu ve bu kalasların birkaç metre gerisinden de bir sıra tırabzanın geçtiği yazıyordu. Esirler için bir adım ötesine geçmenin yasak olduğu bu tırabzana “deadline” adı veriliyordu. Bölük komutanı Walter Bowie‘nin yine aynı yıla ait raporunda ise şu sözler geçiyordu: “Esir kampının 6 metre kadar içinde, gece ve gündüz, hiçbir mahkumun ötesine geçemeyeceği ve geçerse vurularak cezalandırılacağı bir ölü-çizgi (deadline) var.”
Esir kampıyla ilgili savaş suçlarından yargılanan asker Henry Wirz‘in 1865 tarihli duruşmasında “deadline” kelimesini içeren ifadeleri varmış ve bu çizginin çoğu yerde hayali olduğunu, bazı yerlerde ise belirli belirsiz şeritlerden oluştuğunu anlatıyormuş. Akademisyen David A. Kelly Jr. ise Andersonville’de başlayan ölüm çizgisi uygulamasının, ardı arkası kesilmeyen raporlara göre bu yıllardan itibaren hızla yayılmaya ve hemen hemen tüm hapishane ve esir kamplarında uygulanmaya başlandığını söylüyor.
19. yy’a geldiğimizde ise geçilmesi halinde bedelinin ölümle ödendiği çizgi anlamına gelen deadline kelimesi, matbaacılar tarafından “ötesine geçildiği takdirde metnin düzgün şekilde basılamayacağını gösteren bir çizgi” olarak nitelendiriliyordu. 1920’lere gelindiğinde ise, “zaman kısıtlaması” kavramıyla eş anlamlı olarak “geçirilmemesi gereken süre” anlamında kullanılmaya başlayan “deadline” günümüzde iş hayatında bir nevi ölüm çizgisi olarak yaygın olarak kullanılmaya ve bazen yapacağımız işleri düzenliyor gibi görünse de kimi zaman hayatımızı kısıtlamaya devam ediliyor.

Yorumlar (1) Yorum Yap

Ezgi Diliçıkık

Artık bir deadline belirlerken iki defa düşüneceğim gerçeği :D

/