Boğaziçi Ekonomi
7 Eylül 2018
Hayatta Sizi Daha İyi Bir Dinleyici Yapacak 12 Güçlü Dinleme Taktiği
Karşıdakini dinleme yeteneği liderlik ve iş becerileri arasında muhtemelen en az önem verilen yeteneklerden biridir. Hepimiz biliyoruz ki iş hayatının büyük bir parçası dinlemekten oluşuyor. Fakat, daha iyi bir dinleyici olmak için zaman harcamaya gönüllü olanların sayısı oldukça az.
Sürekli artan yapılacaklar listesinden, sosyal medya ve teknolojideki gelişmeleri takip etme arzusuna kadar birçok şey iyi bir dinleyici olmayı zorlaştırıyor. Beden dili aktif dinleyici olma konusunda büyük bir öneme sahip olsa da aktif bir dinleyicinin daha birçok şeyi yapması gerekiyor.

1) Anlamaya çalışarak dinleyin.

Aktif dinlemenin ana parçalarından biri tabii ki de anlamaktır. Karşınızdaki kişiyle onu anlamaya çalışarak iletişim kurarsanız sorularınızı doğru zamanlarda sorar ve ona vermek isteği mesajı aldığınız izlenimini verebilirsiniz. Anlama isteği ile dinlemek aynı zamanda konuşmanın dile getirilmeyen kısmını anlamanıza yardımcı olur.

2) Karşınızdaki kişinin sözünü olabildiğince az kesin.

İyi bir dinleyici olmak istiyorsanız karşınızdakinin sözünü kesmemeye dikkat etmelisiniz. Konuşmacıya biraz zaman vermelisiniz. Dikkatsiz bir şekilde karşınızdakinin sözünü kestiğinizde “Senden daha iyi biliyorum.” ya da daha kötüsü “Konuya gelmek için çok zaman harcıyorsun ve benim senin dediklerini dinleyecek vaktim yok.” izlenimi verirsiniz. Bu da karşınızdaki ile güvene dayalı bir ilişki kurmayı zorlaştırabilir.

3) Duyduklarınızı değerlendirin.

Dinlediklerinizi değerlendirmek karşınızdaki kişinin söylediklerini kendi bakış açınızdan bakarak alakasız bir şekilde şekillendirip şekillendirmediğinizi anlamaya yarar. Birisiyle iletişim kurarken kendiniz bir şeyler ekliyor musunuz? Kendinize karşı dürüst olun ve konuşulanları bakış açınıza göre anlamayın.

4) Tekrar edin.

Sırf iki kişi karşılıklı konuştuğu için iki taraf da aynı şeyleri duymayacak diye bir şey yok. Aynı konuda geçen aynı kelime farklı kişiler için farklı anlamlara gelebilir. Bunları karşılıklı tekrar ederek ne duyduğunuzu ve ne anladığınızı doğrulayabilirsiniz. Karşınızdaki kişinin konuşması bittiğinde önemli gördüğünüz noktaları onunla birlikte tekrar ederek yanlış anlaşılmaların önüne geçebilirsiniz.

5) Dikkat dağıtan şeyleri sınırlayın.

Özellikle cep telefonları ve teknolojik aletler dikkatimizi dağıtmak için uğraşıyor. Eğer karşılıklı bir görüşme içindeyseniz dikkat dağıtıcı faktörleri olabildiğince azaltmaya çalışın. Sadece karşınızdakinin söylediklerine odaklanın. Birden fazla işle uğraşabiliyor olsanız bile karşınızdaki kişi dikkatinizi vermediğinizi düşünecektir.

“İnsanların birden fazla işle aynı anda uğraşmaları bunu yapabildikleri için değildir. Dikkatleri daha fazla dağıldığı için bunu yaparlar.”


6) Göz kontağı kurun.

Karşınızdaki kişi konuşurken etrafa bakmamalı, gözlerinizi kaçırmamalısınız. Aktif dinleme tüm vücut ve duyularla yapılır. Dinleme becerilerinizi geliştirmek için direkt olarak konuşmacıya bakın. Konuşmacının gözlerinin içine bakarak söylenenleri daha iyi anlarsınız.

7) Netleştirici sorular sorun.

Konuşmacının söylediklerini duyabildiğinizden emin olmak için konuşma sonunda kendisine “Anladığım kadarıyla böyle dediniz.” ya da “Söylediklerinizden yola çıkarak şöyle varsayabilir miyiz?” gibi sorular yöneltebilirsiniz. Ayrıca karşınızdaki kişinin ne söylediğini duyduğunuza emin olduğunuz halde anlamadıysanız hiç çekinmeden anlamadığınızı dile getirip biraz ayrıntıya girmesini rica edebilirsiniz.

8) Meraklı olun.

Her şey merakla başlar. En iyi buluşların bir kısmı bulan kişilerin meraklı olmasıyla başarılmıştır. Merak etmek ve sorgulamak yenilikçilik ile bağdaştırılmış olsa da dinleme konusunda da oldukça yardımcıdır. Çünkü merak ettiğinizde daha fazla bilgi almaya hevesli olur, konuşmacının söylediklerini ve alt metinleri dikkatle dinlersiniz. Konuşma bitse bile meraklı zihniniz duyduklarınızı işlemeye devam eder.

9) Kendinizi karşınızdakinin yerine koyun.

Empati yapmak çok da kolay bir şey değildir. Ancak aktif bir dinleyicinin empati yapabiliyor olması gerekir. Kısa bir süreliğine konuşmacının yolunda yürüdüğünüzü ve neler hissettiğini anlamaya çalışın. Hayata karşınızdaki kişinin gözlerinden baktığınızda ilgili bir şekilde dinlemenin daha kolay olduğunu fark edeceksiniz.

10)  Tahminlerinizi erteleyin.

Aktif bir dinleyici olmak için karşınızdakine önyargısız bir şekilde yaklaşmalısınız. Masaya önyargılarınızla oturduğunuzda kendinizce tahmini sonuçlar yaratırsınız ve konuşma sırasında önceden vardığınız sonuçları destekleyecek sözler bulmaya odaklanırsınız. Tüm bunlar yaşanırken konuşmacının aslında ne söylediğini anlamak oldukça zor bir hal alır.

11) Notlar alın.

Konuşma sırasında karşınızdaki kişinin sözünü kesmemeniz gerektiğinden bahsetmiştim. Bunu yapmanın bir yolu da dinlerken notlar almaktır. Bu sayede düşüncelerinizi unutmaz ve sonrasında dile getirebilirsiniz. Ayrıca, konuşma sırasında notlar almak konuşmacıda söylediği şeylerin önemsendiği hissini yaratır.

12) Haklı çıkma isteğinizden vazgeçin.

Kendinizi bir tartışmayı kazanmaya adadığınızda tüm konuşmayı kazanmak üzerine yaparsınız. Bu da diğer kişinin ne söylediğini duymanızı bile engelleyebilir. Aktif dinleme dediğimiz şey, bir noktada, haklı olma arzunuzdan vazgeçmektir. Kendi doğrularınızı dikte etmekten vazgeçtiğinizde karşınızdakinin aslında ne kadar çok şey anlattığını fark edeceksiniz.

Biraz uğraş ve pratik ile daha iyi bir dinleyici olmak sizin elinizde. Bunu başardığınızda ise aileniz, arkadaşlarınız ve iş arkadaşlarınız size bunun için teşekkür edecektir. Hem kim bilir belki onlar da sizden etkilenip daha iyi bir dinleyici olmaya çalışır.

17