Dingonun Ahırı Deyiminin Arkasındaki Hikâye

Dingonun ahırı deyimini; kimin girdiği, kimin çıktığı belli olmayan ortamlar için pek sık kullanırız. Bu deyimin, oldukça ilginç bir hikayesi var.


Dingonun Ahırı Ne Anlama Geliyor? Hikâyesi Nedir?

Dingonun ahırı atlı tramvay

2. Abdülhamit dönemi İstanbul’unda geçer bu hikaye.

Denilir ki; Abdülhamit suikast korkusu içindeydi. Arabası olduğu halde, binmezdi. Futbol oynamasını yasakladı ki; topun içine bomba koyulup saraya atılmasın. Telefon sadece Yıldız Sarayı’nda vardı; arkasından iş çevrilmesin diye.

Aynı nedene bağlı olarak da; şehre elektrik gelmesini istemedi. Bu yüzden de Avrupa’dan 40 yıl sonra; İstanbul’da atlı tramvaylar kullanılageldi.

Azapkapı – Ortaköy’e 1872’de gelen atlı tramvay çok rağbet gördü. Zira, zenginlerin kullanabildiği faytonun ucuz hali sayıldı. Oldukça talep gören atlı tramvay, hattını genişletti.

Ancak, Taksim-Şişhane arası yokuşları tırmanan atlar, pek çabuk yoruluyordu. Bu nedenle de atları vardiyalı olarak kullanmak gerekiyordu.

Yorulan atların, dinlenmişiyle değiştirilmesi de gerekiyordu. Bu yüzden de kaydının tutulması elzemdi.

Taksim’deki ahırın bekçisi, Dingo adında bir Rum idi. İçkiyi sevmesiyle bilinirdi. Meyhaneye sık sık gitmesi sebebiyle, ahırında durmazdı.

Ahıra giren tramvay sürücüleri, kayıt tutulmaması nedeniyle ahırda kavga çıkarırdı. Veyahut yorgun atları koşturmaya götürürlerdi.

Hatların yoğun olmasından kaynaklı olarak da, dinlenmiş at için, ahıra çok fazla sürücü girer çıkardı. Bu kayıtların tutulmaması, yorgun atların da tekrar hatta çıkarılmasına da neden olurdu.

Giren çıkanın belli olmadığı durumlarda kullandığımız Dingonun ahırı deyimi de, buradan gelmektedir.


Bu Ahır Nerededir?

Taksim Meydanı’ndaki Su Maksemi arkasında bulunan Dingonun Ahırı olarak bilinen alanda, günümüzde Taksim Nostaljik Tramvayı’nın tamirhane ve deposu bulunmaktadır. Fransız Kültür Merkezi’nin yan sokağında yer alan tramvay tamirhanesi, kafe olarak muhafaza edilmektedir.


Gotik Ne Demek? Kökeni Nedir?

Yorumlar (0) Yorum Yap

/