8 Mayıs 2020
Duyu Organlarından Hafızaya: Koku Hafızası
Görmek, duymak, koklamak, dokunmak, tatmak olarak bildiğimiz duyular bir insan için bazen çok büyük anlamlar ifade edebiliyor. Tattığınız bir yemekle çocukluğunuza döndüğünüz, gördüğünüz bir fotoğraf ile unuttuğunuzu düşündüğünüz eski anıları hatırladığınız, bir çiçek kokusuyla şehirler arası yolculuğa çıktığınız ya da bir gofret kokusu ile öğrencilik yıllarına döndüğünüz oldu mu? Pek çoğunuzdan evet cevabını duyar gibiyim. Ancak bu duyulardan biri var ki hafızada yeri çok büyük. Bir nane kokusu ile anneannemin salonuna, akşam sefasının o hoş kokusu ile yıllar önce oturduğum mahalleye yolculuk ediyorum ben de. Peki, bu nasıl mümkün olabiliyor? Cevabı koku hafızası.
Koku alma duyusu, görme, işitme ve dokunma duyularından önce canlıların etrafındaki kimyasal maddelere tepki verebilmesi için gelişmiştir. Bu yüzden koku alma duyusu için en eski huydur diyebiliriz.
Bir insanda koku almayı sağlayan yaklaşık 1000 alıcı vardır. İnsan hayatı boyunca bu alıcılar sürekli yenilenir. Oysa bir gözün görmesi, gözde bulunan 4 ışık uyargası ile mümkün olabilir. Koku alma diğer duyulara göre oldukça komplike ve karmaşıktır.
Beyinde kokuları algılamayı sağlayan ve “koku alma soğanı” olarak da isimlendirilen bölge, hipokampüs yani beyin çıkıntısı ile yan yanadır. Bu soğan, kortekste yani beyin zarından gelen bilgilerin toplandığı bir yerdir. Nörologlara göre hipokampüs yeni olaylar için hafıza oluşturmada önemli bir işleve sahip.
Diğer duyulardan farklı olarak koku doğrudan beyinin derinliklerine yol alır. Diğer duyular örneğin görme ve işitme, ilgili organlarda başlar ve ara beyinin orta bölümü olan talamusaya geçer. Koku alma duyusu diğerleri gibi talamusa hiç uğramadan direkt kooku alma soğanına gider.
Yapılan araştırmalara göre yeni doğan bebekler rahim içinde yaşamış oldukları ortamdaki kendi amniyotik sıvıların kokularına tepki veriyorlar. Bebekler hemşirelerin kucaklarında onların göğüs kokularını alsalar da annelerinin göğsünden yayılan kokuyu tanırlar. O yüzdendir ki annelerinin kucaklarında kendilerini güvende hissederler. Aralarında güçlü bağın temellerinden birisi de kokudur.
Lisede, üniversite sınavına çalışırken bazı hocalarım masamda kokan bir çiçek olması gerektiğini söylerdi. Sınavlara girmeden önce de o kokuyu mutlaka koklayarak sınava girdiğimde hafızamın daha canlı olacağını ve çalıştıklarımı kolayca hatırlayacağımı belirtirlerdi. Deneyimlemiş ve başarıya ulaşmış biri olarak özellikle hafızanızı kullanmanız gereken işlere ya da sınavlara çalışırken mutlaka spesifik bir koku eşliğinde çalışmanızı öneririm.
Kaynak 1, 2
4
Talent Summit 2020

arrow_upward