Abidin Dino Eserleri: Modern Sanat Çınarı Hakkında Her Şey

Abidin Dino eserleri söz konusu olduğunda yalnızca ülkemizin değil dünyanın sanat birikiminden bahsetmek gerekir. Abidin Dino öylesine güçlü ve özgünlüğe sahip bir sanatçıdır ki bu özelliklerini eserlerinin tamamında görebilmek mümkündür. Abidin Dino’nun çok bilinen alanı resim sanatı olsa da aslında alanlar arası bir yeteneğe sahip ustadır. Resim, roman, çeviri, karikatür, film yönetmenliği, şiir ve sanat tarihçiliği gibi pek çok alanda eserler üretmiştir. Tam da bu nedenle ülkemizin yetiştirdiği en değerli sanatçılar arasında olduğunu kolaylıkla söyleyebiliriz. Aynı zamanda hayata bakış açısını eserlerinin tümünde gösterebilen bir ustadır da.

İnandığı fikirleri kimi zaman başına bela olsun ya da olmasın hiç geri adım atmaz. Doğru bildiği yoldan geri dönmeyen bir sanatçının portresi desek hiç de yanılmış olmayız. 20. yüzyılın henüz başında 1913 yılında doğan Dino, göçmen bir ailenin çocuğu olarak çeşitli ülkelerde büyür. İlk gençlik yıllarının ardından ise tekrar Türkiye’ye döner. Abidin Dino’nun eserleri ile hayatının oldukça önemli bir birlikteliğe sahip olduğunu vurgulamak gerekir. Bu nedenle ilerleyen bölümlerimizde sırayla Dino’nun sanata bakışını ve sanat tarzını etkileyen olayları ve ardından sanat eserlerini incelemeye çalışacağız.


Abidin Dino’nun Kişisel ve Sanat Yaşamı Arasındaki Güçlü Bağ

abidin dino eserleri

Abidin Dino eserleri ile sanatçının kişisel yaşamı arasında paralel ilişki bulunur. Eğitim sürecini sanat alanında kendini geliştirmek için yarım bırakır Dino. İlerleyen yıllarda ise politik atmosferin hararetlenmesi ile politik bir sanatçıya dönüşecektir. Fikrin sanatta ön planda olması gerektiğini düşünen sanatçılar arasına girer zaman içerisinde. 1933 yılının Dino için önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün isteği ile yapılması planlanan Türkiye’nin Kalbi Ankara filmi için çeşitli Sovyet sanatçılar ülkemize gelir aynı yıl.

Bu sanatçılar arasında yer alan Sergey Yutkeviç ile tanışan Abidin Dino, yine genç cumhuriyetin yetiştirmek için yurt dışına gönderdiği öğrenciler arasına girer. 1934 yılında Sovyetler Birliği’ne eğitim almak için gider ve orada 3 sene ikamet eder. İkinci Büyük Savaş tehdidi sebebiyle Türkiye’ye dönmek zorunda kalsa da hayatını değiştiren Marksizm ile tanışır. Sanatının inatçı ve asi tarzını belirleyen de aslında edindiği bu fikirler olacaktır tam olarak. İlerleyen yıllarda Avrupa’da çeşitli ülkelere seyahat edecek olan Dino, ülkeye dönüşünün ardından ise yoğun bir politik mücadelenin üyesi haline gelir.


Otodidakt Bir Sanat Dehası: Abidin Dino

abidin dino eserleri

Bazı sanatçılar içerisinde bulundukları ortamın tahsilini alarak o komüniteye dahil olurlar. Bazıları ise doğuştan gelen yetenekleri doğrultusunda kendilerini geliştirir ve o alanlara giriş yapar. Abidin Dino, ürettiği eserler düşünüldüğünde özellikle resim alanında herhangi bir akademik geçmişe sahip değildir. Bu tabii ki sanatçının yeteneğinden ve değerinden bir şeyleri götüren bir özellik değil. Aksine Abidin Dino’nun tam olarak otodidakt bir sanatçı olduğunu da söyleyebiliriz. Herhangi birisinin eğitimine ve öğretmesine ihtiyaç duymadan kendini bir alanda geliştiren kişilere otodidakt kişi denir.

Tam da bu yönüyle kendi döneminin dikkat çekici sanatçıları arasına dahil olur. Abidin Dino eserlerini ve sanatçının kendisini kesin, mutlak ve doğrusal bir kategorinin içerisine dahil etmek oldukça zordur. Dino, kendi döneminde yaygın ve etkileyici olan Kübizm ve benzeri akımlara dahil olmamıştır. Aslında Dino’nun Anadolu coğrafyasından ve kültüründen etkilenerek bir sanat anlayışı geliştirdiği de vurgulanabilir. Çoğunlukla Türk minyatür ve işlemeciliği, Bizans ve Anadolu Halk sanatlarından yoğrulan bir anlayışa sahiptir. Çeşitli çalışmalarında bu sanatsal mozaiğin birlikteliğini görebilmek mümkündür.


Abidin Dino Eserleri

1) Sensiz Her Şey Renksiz: Mektuplar 1952-1973

Sensiz Her Şey Renksiz: Mektuplar 1952-1973

Abidin Dino eserlerini ele aldığımız listemizin ilk bölümünde usta sanatçının yazılı eserlerini inceleyeceğiz. Sensiz Her Şey Renksiz, Dino’nun hayatının sonuna dek beraber kaldığı eşi Güzin Dino’ya yazdığı mektuplardan oluşan bir eser. Yazı türleri arasından mektup kategorisine dahil bir eserdir. Abidin Dino eserlerinin lirik atmosfer bakımından güçlü olduğu söylenebilir. Bu anlamıyla Sensiz Her Şey Renksiz’in lirik bir mektuplaşma silsilesi olduğunu söylemek mümkündür. Mektuplaşma boyunca Anadolu’da nam salmış ve bu topraklara organik olarak işlemiş pek çok aydının da adı geçer.

Bunlar arasında Nazım Hikmet, Mehmet Ali Aybar, Sabahattin Eyuboğlu ve Melih Cevdet Anday gibi isimler vardır. Hayatının önemli bir bölümünü ülkesinden uzakta geçiren Dino’nun yaşamını anlamak için oldukça etkileyici bir eser. Kitap aslen dört bölümden oluşmaktadır. Bölümler sırasıyla; Dino’ların Mektupları Üzerine Birkaç Sözcük, Mektuplar, Üç Yaz ve Gene Mektuplar’dır. Sensiz Her Şey Renksiz için birbirine âşık olan ve hayat boyu mutlu yaşayan bir çiftin hikâyesi denebilir.


2) Kısa Hayat Öyküm

Kısa Hayat Öyküm

Kısa Hayat Öyküm, Abidin Dino eserleri arasında otobiyografi formatında olanlar arasındadır. Otobiyografik olduğu için sanatçının düşüncelerinden oluşan bir eserdir. Bu eserinde Dino, kendi yaşamını sürdürmesini sağladığını düşündüğü dinamikleri açıklar. Bu anlamıyla sanatın hem iyileştirici gücüne hem de yaratıcı gücüne özellikle atıf yapılır. Abidin Dino eserleri arasında sanatçı ile oturup sohbet edercesine öğrendiğimiz bölümlerden meydana gelir. Heykelleri, resimleri, kitap kapak tasarımları, karikatürleri ve şiirleri ile kök salmış bir sanatçıya yönelen eserdir. Oldukça sıra dışı bir sanatçının, kendi ülkesinde yaşadıklarını ve yurtdışında yaşadıklarını konu edinir eser.

Bu eser aynı zamanda Abidin Dino’nun yaşadığı döneme damgasını vuran çeşitli olayları da açıklamaya çalışır. Sanatçının tanık olduğu sanatsal ve politik hadiselerin tamamını eserin içerisinde bulabilmek mümkündür. Şöyle de söylemek yanlış olmayacaktır: Sanatın iyileştiremeyeceği herhangi bir yara yoktur. Sanatın güzele dönüştüremeyeceği kötülük ve kâbus yoktur desek de yeridir. İşte Abidin Dino’da tam olarak böyle bir sanatçıdır. Topraklarından uzak kalsa da memleketine ve sanatına güvenini kaybetmeyen bir büyük sanatçı.


3) Sinan: Bir Düşsel Yaşamöyküsü

abidin dino eserleri

Sinan: Bir Düşsel Yaşamöyküsü, Abidin Dino eserleri içerisinde oldukça ilginç bir yere sahiptir. Sanatçının kendisi gibi Anadolu topraklarına nam salmış farklı bir sanatçının yaşamına odaklandığı eseridir. Lakin baştan belirtmek gerekir ki Dino bu eseri hazırlarken kendi bilincinden, kendi düşüncelerinden yararlanmıştır. Sinan isminin kaynağı ise büyük mimar Sinan’dır. Sinan’a duyduğu hayranlığı, onun sanatına düşkünlüğünü hayal gücünde onu yerleştirdiği yeri açıklamaya çalışarak bize iletir. Sinan: Bir Düşsel Yaşamöyküsü, Abidin Dino’nun sıradan bir biyografi çalışması değildir. Tamamen karşısındaki sanatçıyı kendi alımlama düzeyi ile anlatmaya çalışır.

Bir büyük sanatçının başka büyük bir sanatçıya övgülerini iletmesi desek de daha doğru olur. Bu tarihi biyografinin oluşturulmasında bir başka büyük ustanın da payı bulunmaktadır. Abidin Dino’nun kaleme aldığı eserin fotoğraflarını ise Ara Güler hazırlamıştır. Sinan eserinin Abidin Dino eserleri arasında bir yolculuk denemesi olduğu da savunulabilir. Abidin Dino’nun Sinan’ın yaşamının geçtiği yerleri gezerek, deneyimleyerek kendi yorumlarını paylaşmasının çıktısıdır. Sonuç olarak düşsek bir yaşam öyküsü ortaya çıkmıştır.


4) Yeditepe Öyküleri

Yeditepe öyküleri

Yeditepe Öyküleri, Abidin Dino eserleri arasında sanatçının çok iyi bir edebiyatçı olduğunun da kanıtları arasındadır. Yeditepe Öyküleri esasında Dino’nun hayatının belli başlı dönemlerine odaklanmaktadır. Bu dönemlerde yaşadığı çeşitli olayların tekrar gün yüzüne çıkması anlamına da gelir. Yakın arkadaşı olan bir diğer büyük sanatçı Ferit Edgü, Dino’nun sıra dışı bir anlayışı olduğunu dile getirir bu eser için. Yeditepe Öyküleri kısaca 1934-1940 yılları arasında Dino’nun ele aldığı çeşitli hikâyelerin derlenmesinden ortaya çıkmıştır. Eserin çağdaş destansı bir kimliğe sahip olduğu da söylenebilir.

Aslında eser iki ayrı bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm, beş farklı öyküden oluşmaktadır. İkinci bölüm ise sırasıyla; Cinnet, Korku, Kutu, Balıkpazarlı Sineğin İnanılmaz Serüveni, Konserve Kutusu ve Köpek-Köpoğlu Köpekler’dir. Her bir bölümün Dino’nun hayatında olup bitenlerin bir bölümünü yaratıcı bir şekilde anlatmaya çalıştığını söyleyebiliriz. Bu haliyle eserin yarı otobiyografik olduğu da iddia edilebilir. Çağdaş öykücülük deneyi haline gelen Yeditepe Öyküleri, hemen her öykü severin baş ucu eserleri arasına girecek türden bir yapıttır.


5) Nazım Üstüne

nazım üstüne

Edebiyat, şiir ve öykü dünyasını takip eden hemen herkesin bildiğini bir şey vardır. Nazım Hikmet ve Abidin Dino arasında geçen bir diyalog vardır ki bu diyalog oldukça etkileyicidir. Nazım bir gün Abidin Dino’ya mutluluğun resmini çizip çizemeyeceğini sorar. Dino ise resmini çizemem fakat şiirini yazabilirim diyerek cevap verir. Ardından edebiyat tarihimizin en incelikli cevaplarından birisi ortaya çıkar. İşte aralarında öyle güçlü bir ilişki vardır Dino ve Hikmet’in. Bu eserde de Dino, Nazım Hikmet üzerine düşündüklerini dile getirmeye çalışır. Nazım’ın yalnızca kendisi için değil Anadolu toplumu için ne kadar önemli olduğunu ifade eder.

Nazım hakkında bilinmesi gereken hemen her şeyin de yazıldığı bir eser desek yanılmış olmayız. Her iki sanatçının da ülkemiz topraklarından uzak kaldığı düşünüldüğünde eserin bir iade-i itibar olduğu da söylenebilir. Ayakları yaşadığı topraklara basan iki sanatçının, biri hakkında yazan birisi hakkında yazılan olarak karşımıza çıkar. Abidin Dino eserleri söz konusu olduğunda sanatçının hayran kaldığı farklı sanatçıları yazıya döktüğü bilinen bir gerçektir. Bu eserde hem Nazım’ı hem de Dino’yu tanımak için oldukça önemli bir fırsat sunuyor.


6) Gören Göz İçin Fikret Mualla

abidin dino eserleri

Bazı zamanlarda bazı sanatçılar çağdaşları karşısında şapka çıkarırlar. Bunu gerek yazıyla gerek şiirle gerek sözle yapabilirler. Gören Göz İçin Fikret Mualla ise Abidin Dino eserleri arasında böyle bir mahiyete sahiptir. Dino’nun hayranlığı sunduğu bir başka ressam hakkında düşüncelerini içerir. Biyografik bir çerçevesi olduğu gibi kurgusal bir dünyaya da sahiptir bu eser. Mualla’nın nasıl bir insan olduğu ile ilgili bir hikâye ortaya koyar. Onu adeta bir karaktere dönüştürmeyi başarır.

Birlikte geçirdikleri zamanın nasıl geçtiğiyle ilgili çeşitli izlenimlerden oluşur. İstanbul’dan Avrupa’ya uzanan bir yolculuğun çıktısıdır da desek yanlış olmaz. Her ikisinin de ressam olduğu düşünüldüğünde Abidin Dino, Mualla’nın yeteneği ile ilgili de düşüncelerini aktarır. Dünyaya baktıkları pencereler farklı olsa da Mualla’yı gördüğü gibi sevdiği gibi aktaran bir Dino vardır. Abidin Dino eserlerine aşina olanlar için oldukça güzel ve akıcı bir eser olduğunu belirtmemiz gerekir.


7) Gol! Dünya Kupası 1966

gol

Abidin Dino eserleri arasında listemizin şimdiki sırasında Dino’nun filmi yer alıyor. Gol! 1966 Dünya Kupası’nın hikâyesini anlatan filmdir. Belgesel türüne ait olan filmin Türkiye sinema tarihi açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirtmek gerekir. Gol! didaktik bir anlatım yerine sanatsal bir tercihin sonucudur. Bu sanatsal tercih görüntüsel bir yolculuğa davet eder bizi. Bu durum tam da Abidin Dino eserlerine uygunluk taşır. Abidin Dino’nun bu belgeseli herhangi bir haber ve spor belgeselinden büyük oranda farklıdır. Futbolcular, ekipler ve taraftarlar ile konuşmaların olduğu bir film izlemeyiz.

Bunun dışında seyircilerin bulunamadığı alanların kaydını tutan bir yapıda da değildir kamera. Dino bu eserinde tam olarak deneyim sineması yolculuğuna çıkarır bizi. 1966 Dünya Kupası’nı deneyimlemenin tam olarak ne olduğunu açıklamaya çalışır film. Onlarca yıl önce kayda alınan filmin, sanat estetiği bakımından farklı bir yerde durduğunu da unutmadan ekleyelim. Abidin Dino’nun ressam olmasının getirdiği çeşitli yetkinliklerin de filmdeki çeşitli planlara yansıdığını söylemek gerekir.


8) Yörük Kadın Portresi

yörük kadın portresi

Yörük Kadın Portresi, Abidin Dino eserleri arasındadır. Eser 1940’lı yıllarda çizilmiştir. Dışardan bakıldığında çok katmanlı bir yapıya sahip olduğu söylenebilir. Tabloda bir kadın çehresi gözüküyor olsa da aslında farklı anlamlara gebe bir resimdir. Dikey şekilde çizilen resim, belli belirsiz çizgilerin birlikte anlam ifade etmesinden oluşur. Kadının yüz hatlarındaki çeşitli renk paletleri ve başının çevresini saran hatlar da oldukça sıra dışıdır.
Anadolu’ya düşkünlüğü ile bilinen Abidin Dino’nun bu topraklara özgü bakışının da bir ifadesidir.

Çukurova topraklarının sayısız sanatçıya esin kaynağı olduğu bilinmektedir. Abidin Dino’da tıpkı Yaşar Kemal ve Orhan Kemal gibi bölgenin sosyolojik yapısından etkilenmiştir. Onun resimlerinin bir bölümüne bu sosyolojik esinin yansıdığını görmek mümkündür. Her ne kadar ülkesinden uzakta kalsa da ülkesinin toprağına ait hissettiği aidiyeti sanatına yansıtmayı unutmaz.


9) Uzun Yürüyüş

uzun yürüyüş

Uzun Yürüyüş, Abidin Dino eserleri arasında 1956 yılında çizilmiş tablolardandır. Uzun Yürüyüş tablosu ismini de aynı adlı Çin Devrimi üzerinden alır. Çin’de yaşanan sosyolojik ve politik dönüşüm süreci Dino’yu derinden etkiler. Buradan hareketle Dino tabloyu çizmeye başlar. Mao Zedung ve yoldaşlarının başlattığı bu yürüyüş Abidin Dino’nun da tablosuna bir şekilde yansır. Oldukça sıra dışı, epik ve canlı bir üsluba sahip olduğunu söyleyebiliriz. Kahverengi ve sarı tonlarından oluşan tablo çeşitli katmanlardan oluşur.

Beyazın çaldığı da kısımlar bu katmanlara derinlik katmayı amaçlamaktadır. Çin Devrimi’nde önemli bir yere sahip olan Sarı Nehir ve Mao ve arkadaşlarının geçtikleri ovaları temsil etmektedir ana gövde. Bu gövdenin ortasında kalan bölgede ise elinde bayrak tutan bir figür dikkat çeker. Etrafa dağılan çeşitli figürler ve karşılarında duran farklı insanlar göze çarpmaktadır. Kimilerinin yerde yattığı göze çarparken kimilerinin ise yoluna devam ettiği dikkat çeker.


10) Ingres’e Saygı

abidin dino eserleri

Ingres’e Saygı Abidin Dino eserleri arasında sıra dışı bir üsluba sahip olanlardandır. Eser özü itibarı ile farklı bir sanatçı ile bağdaşmaktadır. Abidin Dino Fransız bir ressam olan Jean Auguste Dominique Ingres’i onurlandırmak için bu tabloyu çizer. Abidin Dino eserlerinde herhangi bir sanatsal akımın baskın olmadığını daha önce söylemiştik. Lakin Ingres’e Saygı Picasso esintilerinin açık açık hissedildiği Dino eserleri kategorisinde. Ingres’e şükranlarını sunmak isteyen Dino’nun itici gücü ise Ingres’in Türk Banyosu adlı tablosudur. Tablo aynı zamanda Türk Hamamı adıyla da bilinmektedir.

Türk Hamamı’nın hikâyesi ise bir grup Türk kadınının hamamdaki görüntülerden oluşur. Eser 1852-1859 yılları arasında yapılsa da daha sonraki yıllarda tamamlanmıştır. Oryantalist etkilerin göze çarptığı tabloda erotik bir mizansen de bulunmaktadır. Abidin Dino ise Ingres’in bu eserine Ingres’e Saygı ile karşılık vermiştir. Birbirine dolanmış gibi görünen ellerden oluşan tablo, çeşitli renk tayflarının da bileşimini içerir.


11) Deniz Küstü

deniz küstü

Deniz Küstü, Abidin Dino eserleri arasında yer alır. Eser çeşitli desenlerden ve resimlerden oluşur. Aslında eserin çeşitli çizimlerden oluştuğu da söylenebilir. Abidin Dino birden çok çizimden oluşan eserini Yaşar Kemal’in aynı isimli romanı için üretmiştir. Abidin Dino’nun eserinin karartılar arasında duran insanlardan oluştuğunu söyleyebiliriz. Çizikler eşliğinde insan kalabalıklara göze çarpar. Yaşar Kemal’in romanının konusu da görselleri ifade eder zaten. Kent ve insan dinamiği üzerinde durur roman. İnsan bozuldukça kentte bozulur. İkisi birbirinin hamurudur adeta Kemal’e göre.

Deniz Küstü aslında Yakub Kadri’nin Sodom ve Gomora’sına da benzer. Her iki romanda da mekân İstanbul’dur. Her iki roman aynı zamanda kirlenmiş bir İstanbul’u temsil eder. Deniz Küstü’nün anlamı ise denizin bile küsmüş olduğu harikulade bir şehri betimlemektedir. Abidin Dino ise fırça darbeleriyle bunu yoğun ve derin bir şekilde anlatmayı başarır. Birbirine karışmış insan selini ustalıkla anlatır büyük sanatçı. Çizimlerinde bir koşuşturma vardır, insanlar yetişmeye çalışır bir yerlere. Aynı zamanda büyük bir kara bulutu andıran bir renk kümesi olduğundan da bahsedilebilir.


12) Mutluluğun Resmi

abidin dino eserleri

Abidin Dino eserlerini konu edindiğimiz incelememizde Mutluluğun Resmi’ne yer vermesek olmazdı. Başlamadan söylemekte yarar var. Mutluluğun Resmi yaygın inanışın aksine bir resim, çizim ya da tablo değil. Mutluluğun Resmi, Abidin Dino tarafından yazılmış bir şiir. Aslında bir şiire verilmiş karşı cevap olarak da yorumlanabilir. Mutluluğun Resmi’nin esin kaynağı Nazım Hikmet’in Saman Sarısı adlı şiiridir. Hikmet, şiirin bir mısrasında Abidin Dino’ya şu şekilde seslenir: “Mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin? | İşin kolayına kaçmadan ama | Gül yanaklı bebesini emziren | Melek yüzlü anneciğin resmini değil | Ne mavi yosunlu akvaryumda yüzen kırmızı balığın…”

Nazım’ın bu sözlerine ise Dino, bir resim yapmak yerine bir şiirle karşılık verir. Bu şekilde sanat dünyasının en ilginç diyaloglarından birisi ortaya çıkmış olur. Dino ise cevaben şunları söyler özetle, yapabilecek olsaydım yapardım mutluluğun resmini fakat ülkeme dönebilseydim mümkün olurdu der. Şiirin geri kalan bölümünde de memleket hasretinin ön plana çıktığını görürüz. Memleketine dönmek isteyen sürgünde bir sanatçının çağrısıdır aslında bu. Eğer bunlar mümkün olsaydı yalnızca boya ve tuval bana yeterli olurdu der Abidin Dino. Ne de büyük bir sanatçının verebileceği türden bir cevap çıkar karşımıza böylece.

 

Kategoriler: Kültür, Sanat

Yorumlar (0) Yorum Yap

/