Yeni nesil iş insanı
15 Temmuz 2020
ÖSS’de Türkiye 56’cısı Olan Harvard Mezunu Anlatıyor: Başarı mı, Mutluluk mu?
Üniversite sınavlarında Türkiye 56.sı olmuş, Boğaziçi’ni birincilikle, Harvard’ı 4.00 ortalamayla bitirmiş, üstüne de Cambridge’de doktora yapmış Özgür Bolat tüm bu başarıların ardından şaşırtıcı şekilde bunların önemsiz olduğuna kanaat getirmiş ve şunları söylüyor:
“Ben Türkiye’deki insan yetiştirme modelini hem ailelerde hem de okullarda değiştirmek isteyen biriyim. Var gücümle bunun için uğraşıyorum. Dünyanın en saygın araştırma şirketi Gallup’a göre dünyada mutluluk sıralamasında sondan üçüncü ülkeyiz. Şu anda 10’dan fazla ülkede savaş var. Biz o ülkelerden bile daha mutsuzuz.
Ailem, akrabalar, komşular, herkes, “Özgür, yine birinci olmuş!” deyince, babamı mutlu görünce, benim bilinçaltıma şöyle bir şey yerleşti: İnsanlar, beni birinci olduğum için, başarılı olduğum için kabul ediyor ve seviyor. Babam da öyle….

Ben de başarımla kabul göreceğimi düşündüm. Ve o andan itibaren de sürekli başarılı olmak için uğraşıp durdum. Sanki sadece başarılı olursam onların gözünde değerli olacaktım.
İşe yarayan nedir biliyor musunuz? Tek başınıza kaldığınızda, huzur ve hissedebilmek. Var olan durumu olduğu gibi kabul etmek.
Şimdi ki aklım olsa o okullara gireceğim diye kendimi parçalamazdım. Çok bir şey ifade etmiyor aslında. Dünyanın en depresif öğrencileri Harvard’da. Neden? Çünkü hepsi başarı odaklı. Oraya giriyor ama aynı anda depresyona da giriyor.

Çocuğunuzun okuldaki başarısı mı, yaşamdaki başarısı mı?

Robin Williams niye intihar etti? Hollywood’un en ünlü, en başarılı insanlarından biri niye intihar ediyor? Çünkü içindeki boşluğu, dışarıdan gelenler; başarı, para, şöhret dolduramıyor.

Yetmiyor. Kimseye yetmez.
Benim çocuğum ne olsun biliyor musunuz?
Bir kafede çalışsın, yeter ki iç huzuru olsun.
Dr. Özgür BOLAT
...
Kendisi hakkında daha detaylı bilgiye internet sitesinden ulaşabilirsiniz.
55

Yorumlar (3)

  • Ismail Ulusoy

    Her insan en mutlu olduğu şeyi yapabildiği sürece kendidir ve bir insanın kendi olması dünyadaki en zor ve kıymetli şeydir. Bunu başarabilenler zaten sonsuz bir iç huzuruyla bu dünyadan ayrılırlar. Para, şan, şöhret gibi şeyler ise yalnızca nefes alındığı sürece geçerli olarak kalır. Hepsi sosyal araçtır, insan kendisiyle baş başa kaldığında hepsi manasız kalır.

    23:28 replyYanıtla
  • Anonim

    işin daha acı tarafı nedir biliyor musunuz! bu anlatılanların doğruluğuna ancak harvard'ı bitirmiş birinin ağzından duyunca inanıyor insanlar.
    yarış atı yetiştirir gibi insan yetiştirdiler. ben boğaziçi'ni yarıda bıraktım. sevdiğim kızla evlendim. hayatı tadında yaşıyorum. insanlar bana hayal kırıklığı olarak bakıyor ama tam tersine hayatımda sıfır stres tam huzur var.
    insanların bunu anlaması lazım

    15:26 replyYanıtla
  • Anonim

    İşte bu yüzden içimdeki boşluğu bir türlü dolduramıyorum. Açıkcası olmak ile olduğum yer arasındaki mesafe beni rahatsız eden belki umarım bu mesafenin kapandığını görürüm.

    18:58 replyYanıtla

arrow_upward