Mükemmeliyetçilik Bir Başarı İşareti mi, Yoksa Zarar Veren Bir Özellik mi?

Melike Çalkap

Melike Çalkap

Editör @ceotudent

Günümüzde her şeyin tam ve eksiksiz olmasını isteyen, yaptıkları işin sürekli üstünden geçen insanlar kimileri tarafından takdir görüyor. Bu özellikleri onları mükemmeliyetçi kılıyor. Peki takdir gören bu özellikler günlük yaşamda kişiye ve çevresine aslında ne kadar faydalı?
Kanada York Üniversitesi Psikoloji Profesörü olan Gordon Flett, asıl meselenin mükemmellik diye bir şeyin olmaması diyor. Ve aslında mükemmelliği ararken mükemmellik yanılsamasının içine düştüğümüzü söylüyor. 20 yılı aşkındır bu konu hakkında araştırma yapan Flett, hayatımızın mükemmel olmasını istememizin normal olduğunu fakat mükemmel olma ihtiyacına kendimizi kaptırdığımız zaman işlerin karıştığını ve bunun oldukça stresli bir olgu olduğuna değiniyor. Kişiler arası iletişimi bozmakla birlikte kendi sağlığımızı da ciddi anlamda yıprattığını araştırmaları gösteriyor.
Profesör Flett ve çalışma arkadaşları mükemmeliyetçiliği 3 farklı türe ayırdılar:
1) Kendine yönelik olanlar.
2) Başkalarına yönelik olanlar.

3) Sosyal çevresine – arkadaşlarına, patronlarına, ebeveynlerine- yönelik olanlar.

Bu sınıflandırmaya bakıldığında kişi yalnızca kendisinde değil hayatının her köşesinde mükemmellik arayışında olabiliyor. Özellikle araştırmaya göre, 3. Tür daha çok işle ilgili sıkıntı ve endişe duyan insanlarda görülmekte. Bu türden mükemmeliyetçilik duygusal yalnızlığı da beraberinde getiriyor.

Birçok psikolog yaptığı araştırma sonucunda mükemmeliyetçiliğe giden yolu anlamlandırmaya çalıştı. Sonuçlara göre, kişiler yüksek standartlara ve beklentilere göre hareket etme eğilimindeler. Bunun sonucunda hedeflendikleri yollar da gözlerine zor hatta imkansız geliyor. Sonrasında kişiler için işler zorlaşmaya başlıyor çünkü kendi yarattıkları imkansızlığı aşmak için en iyi hatta mükemmel olmaları gerekiyor.
Hedeflediğiniz yolu gözünüzde büyütmemek ve mükemmel performanslara erişmek için kendinizi yormak yerine kendinize şu soruları sormalısınız:
1) Bu şey başarılabilir mi, başarılamaz mı?
2) Bu beklentiler ne kadar faydalı?
3) Uzun vadede işe yarar mı?
4) Standartlarımı uyarlayıp, gerektiğinde fikrimi değiştirebilir miyim?
Psikologlara göre tüm bu sorular kendinizden ya da başkasından gelen beklentiler konusunda oldukça faydalı olabilir. Tabi öncelikle içinde bulunduğunuz durumun farkına varmalısınız. Çünkü çoğu mükemmeliyetçi durumunun farkında değil. Ve farkına varılamayan bu durum başarıya ciddi anlamda engel teşkil ediyor. Bunun sebebi ise çoğu mükemmeliyetçinin başladığı işi bitiremiyor olması mesela; bloğum hazır değil çünkü yeterince anlaşılır durmuyor, mükemmel müşterimin nasıl biri olduğundan emin değilim ya da kimin için sattığımı/yaptığımı bilmeden işe başlayamam gibi bahaneleri var…
Bu durumu inceleyen psikologların şöyle bir açıklaması var:

“Mükemmeliyetçilerin yarı bitmiş köprüleri var ve bu köprüler hiçbir yere götürmüyor.”

Ve bir de önerileri:

“Başladığınızı bitirin. Bu tür bir tutum sizi bir projeye başlamaktan veya bitirmekten alıkoymamalı. Yaptığınız şeyleri her zaman iyileştirebilirsiniz. (sanatla ilgili olmadığı sürece, ancak bunun da mükemmel olması gerekmez).”

“Gerçek sanat eseri ilahi mükemmelliğin gölgesidir.” – Michelangelo

Kategoriler: Gelişim

Yorumlar (0) Yorum Yap

/