Yeni nesil iş insanı
18 Mayıs 2019
19 Mayıs Öncesi Bir Araştırma: Her Dört Gençten Biri Yurt Dışında Yaşamak İstiyor
Habitat Derneği, 2017 yılında başlattığı Gençlerin İyi Olma Hali Raporu’nun ikincisini kısa süre önce yayımladı. Rapor, Türkiye’de kentsel gençlik nüfusunu temsil eden 16 ilde, 18-29 yaş arasında 1.214 gencin katılımıyla hazırlandı.
Infakto RW tarafından yapılan ve 6-18 Nisan 2019 tarihleri arasını kapsayan araştırmada, yüz yüze görüşmeler yapıldı. Görüşülen kişilerin yüzde 44’ü çalışan, yüzde 31’i işsiz, yüzde 13’ü iş arayan ve yüzde 11’i evde oturan gençlerden oluşuyor.
Ülkemizde yaşanan ekonomik krizin genç bireylerdeki memnuniyetsizlik oranını artırdığını gösteren raporda, Türkiye'deki her dört gençten birinin farklı ülkelerde yaşayıp o ülkelerde eğitim görmek istediği ve yine o ülkelerde çalışmak istediği görülüyor.

Geleceğe dair umudu olanların sayısı azalıyor.

Araştırma sonuçları 2017 yılı verileriyle kıyaslandığında, gençlerin yaşam memnuniyetinde %71’den % 60’a doğru 11 puanlık bir düşüş gözlemleniyor. Aynı şekilde gelecekten umutlu olduklarını belirtenlerin oranı da %67’den %55’e düştü. Erkeklerde umutlu olma hali (%26), kadınlara göre bir nebze daha yüksek (%21).

Her üç gençten biri iş arıyor.

İş arayan gençlerin oranında da %8'den %13'e doğru bir yükselme var. Öğrencilerin iş arama oranı ise, 2017 yılında %27 seviyesinden bu yıl %31'e çıkmış. İş aramaktan vazgeçenlerin oranı ise yüzde 9’a yükselmiş. Gençlerin yarısı, yaşadıkları yerlerde yeterli iş imkanının olmadığından şikayetçi. 2017 yılında gençlerin %69’u iş bulmanın zor olduğunu ifade ederken, bu oran 2019 yılında %71,5’e yükselmiş.

“İş aramak için tanıdık gerektiğini düşünüyorlar; kurumsal dünyada iş aramayı bilmiyorlar. İş dünyasında yer edinmek için yeni beceriler konusunda bilgili değiller”

Ekonomik krizin etkileri gençlerin gelecek planlamalarına da yansıyor. Araştırmaya katılan gençlerin yüzde 28’i, gelecek ile ilgili planlarını erteliyor. Infakto RW araştırma şirketi kurucu ortağı Emre Erdoğan, gençlerin geleceğe dair daha umutsuz olmalarının iş bulamamalarıyla yakından alakalı olduğunu kaydediyor.

Dr. Erdoğan, “İş aramak için tanıdık gerektiğini düşünüyorlar; kurumsal dünyada iş aramayı bilmiyorlar. İş dünyasında yer edinmek için yeni beceriler konusunda bilgili değiller,” diye açıklıyor.

“Yurt dışında gelecek hayali kurmalarının temel sebebi ise Türkiye’de özgürlükler ve yaşam tarzı konusundaki algıları” diye ekliyor.

Peki neler yapılabilir?

Dr. Erdoğan, genç işsizliğinin ve bununla bağlantılı olarak genç beyinlerin göçünün önüne geçmek için makro politikaların yanı sıra yerel yöneticilerin de sorumluluk üstlenmeleri gerektiğinin altını çiziyor.

IDEMA Uluslararası Kalkınma Danışmanlığı’nın kurucu ortağı Dr. Ali Ercan Özgür, “gençlerin önüne pozitif gündem, umut ve dinamizm koymamız gerekiyor” diyor. Henüz geç kalmadığımızı söyleyen Özgür, “Bugün doğanlardan başlayarak 2040 yılını hedefleyip 20 yaşına geldiklerinde iş bolluğunun olduğu bir ortam yaratmalıyız. Avrupa Birliği üyeliği hedefinde, girişimcilik, yeni nesil iş piyasasını kolaylaştıran reformlara odaklamalı, en az bir yabancı dil öğreniminin yanı sıra iyi bir okul-öncesi ve ilköğretim eğitimi sağlamalıyız,” diyor ve ekliyor:

“Mesleki eğitimi temel alan ve kız çocuklarının okul çağında devamlılığını sağlayan bir vizyon, beyin göçü ve genç işsizliğinin önüne geçilmesinde önemli katkılar sağlayacaktır.”


Pozitif gündeme ihtiyacımız var.

IDEMA Uluslararası Kalkınma Danışmanlığı’nın kurucu ortağı Dr. Ali Ercan Özgür, “gençlerin önüne pozitif gündem, umut ve dinamizm koymamız gerekiyor” diyor.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) 2008 Türkiye İnsani Gelişme Raporu’na göre, “nüfus artış hızı düşerken, çalışma çağındaki nüfusun artmaya devam etmesi durumunda oluşan demografik dönüşüme “demografik fırsat penceresi” deniyor ve böyle bir olgu, bir ülkenin tarihinde ancak bir kez rastlanan bir fırsat”.
UNDP Raporu 11 yıl önce yayımlanmış olsa da, bugün Türkiye’de gençleri ilgilendiren tespiti halen geçerli:
“Eğer Türkiye, gençleri için doğru fırsatları yaratabilirse ve onları geleceğin yüksek getirili iş pozisyonlarına hazırlamak için eğitimlerine yeterli yatırımı yaparsa, demografik fırsat penceresini etkin bir şekilde kullanmış olur. Ama eğer bu fırsat kötü yönetilirse, ülkede ciddi oranda işsizlik, yoksulluk ve sosyal huzursuzluk baş gösterebilir."
Kaynak 1, 2
0
Bizi Facebook'tan takip edin.

arrow_upward