14 Haziran 2017
Günümüzde Sık Rastlanan Bir Problem: Zaman Yönetimi Güçlüğü

''Zaman en çok istediğimiz, ama en kötü kullandığımız şeydir.'' William Penn

 

Günümüzde zamanı etkili kullanmak üzerine pek çok içerikle karşılaşıyoruz ve konu hakkında herkes, az veya çok bilgi sahibi.

Peki, zamanımızı etkin kullanmakta ne kadar başarılıyız?

Bu durum, içinde yer aldığımız toplumda halen bir sorun halindedir. Hatta ''Yumurta kapıya gelince'' diye bir deyimimiz de vardır.

Bize sunulan önemli noktalara ne kadar uyabiliyoruz? Ya da tamamen uysak da bu noktalar gerçekten etkili mi?

...

Zaman Yönetimi Güçlüğünün Başlıca Unsurları:

1) Kendimizi yeterince tanımıyor olmamız. 

''Bir insan kendisini bilmez mi?'' Evet, her zaman bilmez. Kişilik özelliklerimizi ve nelerden hoşlanıp nefret ettiğimizi tam olarak bilmeyince, kendimizi de yeteri kadar tanıyamıyoruz.
Bu durum da yaşantımızda önemli bir düzeyde etkili olmaktadır. Önce kendimizi keşfetmeliyiz.

2) Her sabah yataktan kalkma sebebimizin olmaması. 

Sabah uyandığımızda ilk olarak temel ihtiyaçlarımızı karşılar ve kendimize geliriz. Ya sonra? Hele ki o gün işe veya okula gitmeyeceksek? Tatil günlerimizde fazladan birkaç saat daha uyuruz. ''Erken kalkıp da ne yapacağım ki bugün?'' diye bir düşünürüz. Yataktan sıyrıldıktan sonra ise o gün ne yapacağımızı bilmemek veya karar verememek, bizi bir tür boşluğa düşürecektir.

Japon literatüründe yer alan ''ikigai'' kelimesi, tam da bu duruma karşılık geliyor.
Her gün yataktan kalkmak için bir sebebimiz olsun, bu bizi daha ileriye taşıyacak ve daha güçlü birisi yapacaktır.
Detaylı bilgi için Yağmur Avvurur'un yazısını inceleyebilirsiniz.

3) Sabahları vaktinde uyanamamamız.

Bu da insanların bir kısmı için önemli bir problem. Telefonlarımızda çeşitli melodilerle onlarca alarmlar kurarız. Çaldığı anda hemen ulaşamayacağımız yerlere, odanın en uzak köşelerine koyarız. Lakin uykumuz baskın gelirse en gürültülü alarmı bile kapatıp tekrar yatabiliyoruz. Peki neden? İrademiz çok mu zayıf? Yoksa kalkmak için yeterli bir nedenimiz mi yok? İşe geç kalmak veya derste son devamsızlığı yaparak sınıfta kalma telaşımız olsa adeta ok gibi fırlarız. Ya da o gün için yapacağımız çok güzel, değerli işler varsa.

4) Önceliklerimizi göz ardı edip, bize ilgi çekici gelen şeylere ağırlık vermemiz.

Yapmak istediğimiz çok şey var değil mi? Derslerimize çalışmak veya o gün ofiste yapacağımız işleri bitirmek. Bunun yanında sınavlara hazırlanmak: YDS, TOEFL, IELTS, TUS vs. Hatta ikinci, üçüncü dil öğrenmek. Bilgisayar programlarını kullanmayı öğrenmek (Word, Excel, OneNote, Adobe PS, Premiere Pro vs.) E bir yandan spora da başlayacağız. Çeşitli etkinliklere, organizasyonlara katılıp eğlenirken de öğreneceğiz. Peki hangi birini, ne zaman yapacağız? Hele ki zorunlu işlerimiz ilgimizi çekmezse, o zaman farklı alanlara yönelebiliyor ve dersimizde/işimizde başarısız olduğumuzda kendimize bunun nedenini sorup kara kara düşünüyoruz. Ve tüm bu yapmak istediklerinizi sıraya koymakta zorluk mu çekiyorsunuz? Sizi Zaman Yönetimi Matrisi ile tanıştırayım. Basit ve net. Eminim çok işinize yarayacaktır.

Konuyla ilgili pek çok noktadan da söz edilebilir. Bana göre en etkili yöntem, kendi geliştirdiğimiz yöntemdir. Çünkü her ilaç, her hastaya uymaz. Ve kendi hazırladığımız planlar, bize en çok uyan planlardır.

“Kötü haber şu ki, zaman uçup gidiyor. İyi haber de şu; pilot sizsiniz.” Michael Altshuler

Konuyla ilgili benzer içeriklere de aşağıdan ulaşabilirsiniz. Mutlu kalın.
Zamanı Yönetmek İsteyenlere 9 Etkili Yöntem
Başarı İçin Alman Disiplini Şartı
2

arrow_upward