Bir Bilim İnsanını Alışkanlıklarıyla Analiz Etmek: Einstein

Dicle Temiz

Dicle Temiz

Editör - Bilgi Unv.

Dünyanın en zekileri dediğimiz bilim insanlarının türlü türlü alışkanlıkları ve takıntıları olduğunu biliyoruz. Örneğin Tesla’nın kirli yüzeylere ve inci küpelere takıntısı olması ve asla dokunamaması, matematikçi Oliver Heaviside’ın evinin tüm duvarlarını pembe taşlarla kaplatarak ve gününü o duvarlara bakıp süt içerek geçirmesi, Yunan filozof Pisagor’un asla fasulye yememesi gibi ilginç alışkanlıklar bilim insanlarıyla özdeşleşmiş durumda.
Yapılan araştırmalara göre, çevresel faktörlerin zekâ üzerindeki etkisi kanıtlanmış durumda. Bu da demek oluyor ki alışkanlıklarımız ve davranışlarımız zekâmızı belirleyen etmenler arasında. Böylece davranışlarımız düşünme biçimimizi etkiliyor ve o şekilde dünyayı algılamaya başlıyoruz. Buradan hareketle zeki insanların alışkanlıklarından öğrenecek şeylerimiz var mı bilinmez ama normalden geç konuşmaya başlayan, okuldaki derslerde hiç başarılı olamayan ve daha sonra dünyanın tanıdığı en zeki insanlardan birisi olarak bilinen Einstein’ın spor, uyku ve giyim alanında çok değişik alışkanlıkları olduğu inkâr edilemez.




Günlük Egzersizler

Zekâsı kadar enerjisiyle de bilinen Albert Einstein, New Jersey’de Princeton Üniversitesi’ndeki işine her gün yürüyerek giderek ortalama 5 km yürürdü. Yürümenin vücut sağlığını korumanın yanında zihni arındırdığı ve sakinleştirdiği etkisinin de olduğu biliyor. Ayrıca dışarıda yürümek, oksijen alımını arttığı için problem çözme yeteneğini ve hafızayı da geliştiriyor, yaratıcılığı arttırıyor. Bunun yanı sıra bisiklete binerek de günlük sporunu yapar ve böylece gün içinde aktivitesini yaparak kendini dinç tutardı.





Uyumak ya da Kestirmek

Uykumuzda beynin dinlendiğini, gün içinde öğrendiklerimizi tekrar ettiğimizi ve böylece farkına varmadığımız çıkarımları yapabildiğimizi biliyoruz. Uzmanlar 8 saat uykunun yeterli olduğunu söylese de Einstein uyku konusunda çok takıntılıydı ve günde 10 saate yakın uyuyordu. Gün içinde kısa aralıklarla uyuyan Einstein, çok uyumanın önüne geçmek için de kendince bir yöntem geliştirmişti. Elinde bir kaşık ve yerde bir tepsiyle uyuyarak, kaşığın düştüğü an çıkan sesle uyanarak sürenin uzamasının önüne geçiyordu.



Hızlı göz hareketlerinin olduğu REM diye de bilinen uyku evresinde, derin uykuya oranla daha aktif olan öğrenme ve hafızanın geliştirilmesi aralarda yapılan kestirmelerle tekrarlanarak beynin gelişmesini olumlu yönde etkiler. Aralarda yaptığı kestirmelerle beynini sürekli dinlendiren Einstein, zekâsını bu uyku kaçamaklarına borçlu olabilir.


Giyim Tarzı

Einstein’in en ilginç alışkanlıklarından birisi de çorapsız gezmesi olmuştur. Yazdığı bir mektupta şu sözlere yer veriyordu:

“Çocukken ayak başparmağımın çoraplarımı deldiğini fark etmiş, bu yüzden çorap giymekten vazgeçmiştim.”

Giyim tarzının zekâyı nasıl etkilediğini tam olarak bilemesek de resmi giyinenlerin, rahat giyinenlere oranla soyut düşünme alanındaki testlerde daha başarılı olduğunu gösteren araştırmalar mevcut.
Einstein için tüm bunlara takılmak yerine hayatta daha önemli şeyler de var. 1955’te LIFE Dergisi’ne verdiği röportajda kendisi için asıl önemli konuyu belirtmiştir.

“Önemli olan, sorgulamaktan vazgeçmemektir; merak, var olmanın birinci şartıdır.”

This post is also available in: English

Kategoriler: Başarı

Yorumlar (0) Yorum Yap

/