Yapay Zeka Hakkında Yanlış Bilinen Efsaneler

Talha Enes Ercan

Talha Enes Ercan

Yıldız Technical University - Control and Automation Engineering

28 Temmuz 2018

Yapay zekanın ekonomik büyüme ve toplumsal gelişim için verdiği umut göz önüne alındığında, politikacıların sadece yapay zekanın gelişiminin önünü açmakla kalmayıp, aynı zamanda daha fazla gelişmesini ve kullanımını aktif olarak desteklemeleri de önemlidir.

Son on yılda, bilgisayar bilimlerinde yazılım sistemlerinin çalışma şeklini sürekli iyileştirmek için yeni bilgilerin işlemesini ve derlemesini sağlayan önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Bu geliştirilmiş yapay zeka, bilgisayarların insan yetenekleri için giderek daha güçlü ve değerli bir tamamlayıcı olmasını sağlıyor: tıbbi teşhislerin, hava durumu tahminlerinin, tedarik zinciri yönetiminin, ulaşımın ve hatta tatile kişisel seçimlerde (tatil seçiminin ya da giyim tarzınıza hangisinin yakıştığı kararında)

Yapay zekanın gittikçe sıradanlaşmasına rağmen, (mesela çoğu akıllı telefon yapay zekanın bazı versiyonlarına sahip, örneğin ses algılama teknolojisi.) halk hala bu teknolojiyi anlamakta güçlük çekiyor. Sonuç olarak, teknoloji korkusu, fırsatçılık ya da cehalet ile hareket eden çeşitli eleştirmenler politikacıları uyarmak için “entelektüel boşluğa” atladılar. Düşündüğümüzden daha kısa bir sürede yapay zeka felaketler geçidine neden olacak. Örneğin; kitlesel işsizlik, “algoritmik ön yargı”nın kötü kullanımı, gizliliğin sonu, insana duyulan ihtiyacın azalması, hatta makinelerin Dünya’nın bizler olmadan daha iyi bir yer olduğuna karar verip insanlığı yok etmek istemesi (Skynet gibi) gibi durumlar. Gerçekten de bu sesler çok yükseldi, aç medya da hevesle bunu destekliyor, bu anlatılanların doğru olarak kabul edilebileceği bir yere gittiğimizi belirtiyor. Yapay zeka iyice şeytanlaşırsa, (aslında, mühendislikte ileri gelenlerden Elon Musk açıkça yapay zekanın eğer tasarlandığı gibi kalmayıp insan kontrolünden çıkarsa insanlığın varoluşuna büyük bir tehdit olabileceği konusunda uyarmıştı.) politikacıların yapay zekanın gelişimini engelleme çalışmaları risk yaratacaktır. 
Bu talihsiz bir son olurdu çünkü gerçek şu ki yapay zeka sistemlerinin kürek veya traktörden farkı yok. İkisi de insanlar için hizmet aracı ve onları hayatımızı daha da iyileştirmek için kullanabiliriz.Yapay zekanın ekonomik büyüme ve toplumsal gelişim için verdiği umut göz önüne alındığında, politikacıların yapay zekanın geliştirilmesi ve kullanılması konusunda destek sağlaması önemlidir. Yapay zekayı geliştirmemenin veya yavaş bir şekilde geliştirilmesinin bedeli çok büyük olacaktır: kişi başına düşen gelirde daha düşük büyüme, çevre ve sağlık gibi alanlarda daha yavaş gelişme, çeşitli kamu ve özel mal hizmetlerinde iyileştirmenin azalması. Bu rapor yapay zekanın önceliğini vurgular ve beş tane efsanenin aslı olmadığını anlatmaktadır. Yapay zeka hakkında korku yaymaktan ziyade politikacıların yapay zekanın gelişimine oldukça önem vermesi gerektiğini söylemektedir.

EFSANE 1 : YAPAY ZEKA ÇOĞU MESLEĞİ YOK EDECEK

Gerçek: Yapay zeka, önceki teknolojiler gibi verim artışını sağlamakta ve ortalama meslek sayısına ya da işsizlik oranına etkisi bulunmamaktadır.
Birçok kişinin söylediği üzere yapay zeka verimlilik gücü konusunda büyük güç olduğundan dolayı meslekleri ekonominin toparlayamayacağı kadar hızlı bir sürede yok edecek ve alt sınıf işsizler tabakası oluşturacak, bu da “makine sahipleri”ni elit tabaka yapacak. Bunlar yeni tahminler değil ve geçmiş yıllarda olduğu gibi bugün de yanlıştır.
Yapay zekanın meslekleri öldüreceği, kıyametçi görüşler, iki hatadan muzdariptir. Birincisi, insanların yerini almak için yapay zekanın yeteneklerini çok fazla abartmalarıdır. Aslında bu, teknoloji için oldukça zordur, yapay zeka veya başka bir şey, gerçek şu ki ABD’nin üretim verimliliğinin gelişim hızı tarihsel olarak azalmaktadır. Yapay zekayla çok sayıda işin otomatikleştirilmesi çok zordur çünkü gerçekte yapay zeka şu an “Sınırlı Yapay Zeka” bir şeyi çok iyi bir şekilde yapmaya programlanmış. Yani birçok meslekte yapay zekanın işe girmesi iş kaybına yol açmaz, bunun yerine kaliteyi, ürünü ve inovasyonu artırabilir. 
İkincisi, yapay zeka bunları yapabilecek kapasitede olsa bile, yine de çok sayıda iş olanağı olacaktır çünkü bir firma yüksek verimlilikte ürün üretmeyi azaltırsa maliyet de azalır. Bu tasarruflar da daha düşük maliyet ve daha yüksek maaş olarak geri döner. Bu da ekonomiye daha fazla para akışını sağlar. Bu nedenle, tarihsel olarak, verimlilik ve işsizlik oranları arasında negatif bir ilişki vardır.


EFSANE 2 : YAPAY ZEKA BİZLERİ APTALLAŞTIRACAK

Gerçek: Yapay zeka bizim daha mantıklı kararlar almamıza yardım edecek.
Bu akıllı makinelerin işlerimizi elimizden alacağı yönündeki yersiz korkuların ötesinde, bazı distopikler, yapay zekanın bizleri tamamen makinelere bağımlı edeceğini ve kendi yeteneklerimizi kaybettiren çaresiz otomatlara dönüştüreceğini iddia ediyor, bu yüzden makineler başarısız olduğunda kontrolü geri almak için yeterince donanımlı olamayacağız. Yapay zeka insanların daha önce yaptıkları rutin işleri yapmaya başladığında bazı beceriler daha lüzumsuz hale gelebilir, örneğin otomobiller kullanılmaya başlandığından beri ata binme becerisinin önemi iyice azaldı, fakat bu da yeni beceri alanlarının açılmasına öncülük edecektir. Ayrıca sorun bu sistemlerin hata yapıp yapmayacağı değil, insan kontrolündeki faaliyetlerden daha az hata yapıp yapmayacağıdır. Bunun cevabı da evet, daha az hata yapacaktır aksi takdirde bu sistemler kullanılmayacak, bu da insanlığa büyük bir nimet olacaktır.

EFSANE 3 : YAPAY ZEKA GİZLİLİĞİMİZİ YOK EDECEK

Gerçek: Çoğu bilgi uygulamaları yasalar ve yönetmeliklere bağlandığından, yapay zeka gizliliğe etki edemeyecek.
Eğer bu akıllı makineler büyük boyuttaki verileri kırarlarsa, kesinlikle bizim gizliliğimizi yok edebilirler. Fakat bu muhaliflerin yanıldığını gösteren birçok neden var. İlk olarak, yapay zeka sistemleri daha fazla bilgi toplama ve analiz etme yeteneğine ve hatta gereksinimine sahip olsa da, gizlilik tehdidi, büyük boyuttaki verileri toplayan ve analiz eden yapay zeka olmayan sistemlere göre biraz fazladır. Dahası, verileri zaten kullanmakta olan ve gizliliği koruyan kurallar, bugün de yapay zeka tarafından analiz edilen veriler için de geçerli olacaktır. 
Kısacası, bu basit bir politika sorusu, teknoloji sorusu değil. Eğer devlet kurumlarının belli verileri toplamasını istemiyorsak, meclis bunu zorunlu kılabilir ve mahkemeler de bunu uygulayabilir. Yani kurumların makine öğrenme sistemine sahip olup olmaması bu konuda alakasız kalıyor. Ek olarak, yapay zekanın veri analiziyle birlikte, kişisel bilgilerin ifşa edilme riski olmadan sağlanabilir.


EFSANE 4: YAPAY ZEKA KÖTÜYE KULLANIMA VE ÖNYARGIYA NEDEN OLACAK

Gerçek: Çoğu durumda, yapay zeka insanlardan daha az ön yargılı olacak.
Makine öğrenmesi sistemleri geleneksel yazılım sistemlerinden daha karmaşıktır. Eski kurallara dayalı gelişmiş sistemlerin kararları nasıl aldığı oldukça açıktı. Bazı eleştirmenlerin iddialarına göre bu seviyedeki karmaşıklık “algoritmik ön yargıya (algorithmic bias)” neden olacak, bu da kurumların istismarına kasıtlı veya kasıtsız olarak yol açacak. Çünkü kuruluşlar algoritmaların arkasına sakalanacak ve bu algoritmaların karmaşıklığını, istismarı, ayrımcılığı veya diğer etik olmayan veya zarar verici davranışları haklı çıkaracak bir örtü olacak kullanacaktır.

Yapay zeka sistemleri aynı herhangi bir teknolojide
olabileceği gibi etik olmayan bir şekilde veya sorumsuzca kullanılabilir. Fakat
bu kaygıya dayanarak yapay zekaya karşı olanlar bir noktayı kaçırıyor: Makine
öğrenme sistemleri, kendisini geliştiren şirketten veya yazılımcıdan bağımsız
değillerdir. Eğer bir şirket belirli gruplara karşı sistematik bir şekilde
ayrımcılık yapmak isterse bunu yapmak için yapay zekaya ihtiyaç duymaz. Dahası,
bir algoritmik sistem istenmeyen ve potansiyel olarak ayrımcı sonuçlar
doğurursa, teknolojinin kendisinin kötü niyetli olmasından değil, basitçe
insani karar verme ile belirlenen talimatlara uyması veya daha çok ön yargıyı
yansıtan gerçek dünya veri setlerine dayanmasıdır. Sonuç olarak, birçok durumda
bu sistemler insan kararı tabanlı sistemlerden daha az ön yargılıdır.


EFSANE 5: AKILLI MAKİNELER İNSAN IRKINI YOK EDECEK VE YÖNETİMİ ELE ALACAK

Gerçek: Akıllı makineler bize bir sandviç yapacak kadar akıllanırsa şanslıyız.
Bu makinelerin aşırı zeki hale gelecekleri ve insanlar olmadan daha iyi karar verecekleri konusunda bazı iddialar var. Bu bilim kurgu iddialarını ciddiye aldığımız için halkın teknofobik hale geldiğini görmek üzücü bir durum. Akıllı makinelerin bizi öldüreceği görüşü teknolojik gelişmenin hızını abartıyor, çünkü silikon bilgisayar çiplerinin işlem gücü gittikçe yavaşlıyor. Yapay zekada, derin öğrenme dışındaki ilerleme hızı nispeten sınırlıdır. Dahası, insan beyni ve makineler tamamen farklı sistemlerdir, hesaplamadaki büyük ilerlemelerin bile insanlığın entelektüel kapasitesi, hayal gücü veya uyarlanabilirliği olan bir makine üretmesi pek olası değildir. 

MIT’deki bilgisayar bilimcisi Rodney Brooks’un belirttiği gibi, “Performansına bakarak makinelerin yeteneklerini genellediğimiz için günümüzün ve gelecek on yılların kapasitesini fazlasıyla abartıyoruz.” İnsanlık seviyesinde akıllı makineler inşa edilse bile, ki bu mümkün değildir, insanların kontrolü altında kalacaktır. Çünkü onları büyük ölçüde güvenli olmadığı sürece ve yararları maliyetinden faha fazla olmadıkça üretmeyiz. (Tıpkı piyasaya sürülen tüm teknolojiler gibi)

Makale Sahibi : Robert D. Atkinson, 2016, NCSSS Journal
Çeviren: Talha Enes Ercan

Yorumlar (0) Yorum Yap

/