16 Haziran 2017
Ya Şimdi Ya Asla

“Başlamak için mükemmel olmak zorunda değilsin; fakat mükemmel olmak için başlamak zorundasın.” Zig Ziglar

Bir türlü aradığımız gücü bulamıyoruz içimizde. Dilimizde her zaman bir değişme arzusu. Değişim ve gelişim ile ilgili nutukları en iyisini biz atıyoruz. Ama iş adım atmaya gelince, zincirlerle bağlanmış gibi elimiz kolumuz.

Hareketimizi engelleyen bir şeyler var. Öyle derinden ki bu engeller, farkında değiliz ne olduğunun. Oysa eksiklerin farkında olup, tamamlamak için çaba göstermemek ne büyük bir acı. Bu acıyı ise, sanırım her şey için çok geç olduğunda hissediyoruz.

Daha iyi konumda, daha iyi imkanlarda olana imrenip durmak nafile. Oysa zamanımız onlara bakıp durmakla geçiyor. Nasıl oraya geldi? Bu imkanlara nasıl sahip oldu? ve bu düşüncelerimizin hiç biri olumlu noktalara ulaşmıyor. Hep bir kötü zan ile karşı karşıya kalıyoruz. Kim bilir neler yaptı? Zaten şöyle de kötü bir huyu var? Bu düşüncelerin kimseye bir faydasının olmadığının farkına varmalı insan. Hem ne derler bilirsiniz;

“Kendi ışığına güvenen başkasının parlamasından rahatsızlık duymaz.”

Sadece kariyer ile ilgili değil bu konu. İnsanın hayatında değiştirmek ya da yapmak isteyipte bir türlü harekete geçemediği çok fazla konu olabilir.

- Yabancı dil öğrenmek
- Belki ikinci dili öğrenmek
- Bir kursa başlamak (müzik, dans, görsel sanatlar)
- Kilo vermek
- Bir yere gitmek
- Birini aramak, ziyaret etmek
- Düzenli yazı yazmak
- Bir eğitim almak (özel ders ya da üniversite, yüksek lisans, doktora)

Liste çok rahat uzatılabilir. Herkes dönüp bir kendisine bakabilir neyi değiştirmek istiyorum, ne yapmak istiyorum diye.

Bir örnekle ilerleyelim;
Diyelim ki, kariyerinizde iyi pozisyonlara ulaşmak istiyorsunuz ve yöneticinizden de memnun değilsiniz. Sürekli olarak onun bu görevi hak etmediğini düşünerek, buna inanarak ve bunu dile getirerek onu geçemezsiniz. Onun eksik olduğunu düşündüğünüz alanlar için kendisine liderlik ederek ve yaptığı hatalardan da ders çıkararak, ancak ondan daha iyi olabilirsiniz. Bir söz;

“Hayattaki tüm hataları kendimizin yapabileceği kadar vakit yok. Bu yüzden başkalarının hatalarında da ders almalıyız.”

Bu yüzden şikayet etmeyi bırakın. Kendinizi geliştirmenin yollarına bakın. Aşağıdaki bir kaç soru durum tespiti için işe yarayabilir.

Gelecekte nerede olmak istiyorum?
Orada neye ihtiyacım olacak?
Şu anda neredeyim?
Gelecekte olmak istediğim yerde olabilmem için şu an ne yapmalıyım?
İşte size gelişim fırsatlarınız.

Eğer samimi cevaplar verirseniz sonuçlar sizi bile şaşırtacak derecede gerçekçi olabilir tabi acı verici de. ?

***********

Not: Bir çok kişi bununla yüzleşmekten çekinir, eğer bunu gerçekten yaparsanız, başarıya herkesten çok daha yakın bir noktaya zıplamış olursunuz.

***********

Uzun zamandır yapmak istediğiniz ne varsa onun için hemen harekete geçmelisiniz.

- Kilo vermek için hemen bir diyetisyene gitmekle başlayabilirsiniz.
- Yabancı dil için en uygun alternatifi araştırıp (online da olabilir) bir kurs hemen başlamalısınız.
- Gitar kursu için onca seçenek varken ve insanlar kolayca öğrenebiliyorken neden daha bekliyorsunuz ki?
- Bir web sitesi ya da kişisel blog hayata geçirmek için günümüzde okuma yazma bilmeniz yeterli, sistemler son derece basit ve teşvik edici.
- Bir video çekip Youtube’da yayınlamak akıllı telefonu olan her insan çocuk oyuncağı.
- Kendi işinizi kurmak, hayallerinizdeki mesleğe adım atmaksa yukarıdakilerden biraz daha fazla düşünmenizi gerektiren aksiyonlar sadece.

30’lu yaşlarında bir günümüz ofis beyefendisi, koçluk seanslarının birinde şöyle bir dert yanar; “Hep tıp okumak istedim.” Danışmanı şu anda okumasının önündeki engelin ne olduğunu sorar, o da yaşını gösterir. Peki der, bir tıp fakültesi okumak için ne kadar zamana ihtiyacınız var. 6 sene der adam. Eğer tıp okumazsa 6 yıl sonra kaç yaşında olacağını sorar koç. 36 yaşında der adam. Peki tıp okursanız kaç yaşında olacaksınız der. Yine 36 yaşında olacağım der. Öyleyse tıp okuyun. 6 sene sonra daha derin bir mutsuzluk ve pişmanlık yaşamak istemiyorsanız tıp okuyun. En azından denemiş olursunuz;
Jack Nicholson’nın başrolün de oynadığı Guguk Kuşu isimli filmin şu sahnesi unutulmaz arasında;

Başaramasanız bile denemiş olursunuz. Deneyipte başaramamanın üzüntüsü, hiç denememiş olmanın pişmanlığından daha güzel bir duydu değil midir?

“Eyleme geçmeyen farkındalık pişmanlıktır.”

Aklınızda her ne varsa, hayatınızda neyi değiştirmek, neyi gerçekleştirmek istiyorsanız, bunu hemen, şimdi yapmalısınız. Yarın bunun için çok geç olacak!!!

6

arrow_upward