Netflix vs. Blockbuster: Bir Film Kiralama Savaşı

Çağatay Gültekin

Çağatay Gültekin

CEOtudent - reklamcı kafası

27 Şubat 2017

1997’de hayatımıza bir şirket girdi. Aslında o zamanlar çok da hayatımızda değildi, bir teknoloji girişimi olarak adını duyurmaya çalışıyordu. Blockbuster’ın film kiralama piyasasına hakim olduğu, hatta rakip tanımadığı günlerde ortaya çıkan bu şirketin adı Netflix’ti. (“Bir zamanlar fakir ama gururlu bir şirket vardı, o şirket Netflix’ti” diye de okunabilir bu cümle). Son senelerde popülerliğini arttırarak kullanıcı kitlesini genişlettikçe genişletti. 19 Ocak 2017’de yaptıkları son açıklamada, 93.8 milyon üyelerinin olduklarını açıkladılar. 93.8 milyon!

Blockbuster’ın kim olduğundan kısaca bahsetmemiz gerek. 1985 yılında, VHS film kiralama/satış mağazaları kurarak sektöre hızlı giriş yapan bir şirket. İlerleyen yıllarda oyunlar ve DVD’ler ile büyüdükçe büyüdü. Amerika’da yaygın bir gelenek olan “Blockbuster gecesi” kavramını ortaya çıkardı ve film izlemeyi çok ucuz bir yolla, herkese ulaştırmayı başardı. Fakat 2010 yılında şirket iflasını duyurdu. Pardon, spoiler vermiş gibi olduk. Maalesef, bir zamanların devi Blockbuster’ın hazin sonu iflas bayrağını çekmek oldu.Blockbuster’ın mağazalarda yaptıkları işlemleri, internet üzerinden sipariş alıp kargo ile gönderim yaparak gerçekleştiren Netflix’in, Blockbuster’dan farklı bir iş modeli bulunuyordu. İnternet üzerinden kayıt olunan Netflix sisteminde, kullanıcıların ilgi alanlarına yönelik film tavsiyeleri yer alıyordu (hala böyle). Kullanıcılar, buradan seçtikleri filmleri listeleyerek Netflix’e gönderiyordu. Kullanıcıların listesindeki filmlerin ilk bölümü, DVD olarak adreslerine postalanıyordu. Eğer, filmin kiralama süresi aşılıyorsa Netflix için sorun yoktu. Eğer bir filmi Netflix’e geri göndermezseniz, Netflix, bir sonraki filmi size göndermiyordu. Blockbuster’da ise bu durum biraz farklıydı. Blockbuster’dan kiralanan film, zamanı gelince iade edilmezse, bir ceza ödemesi oluyordu. Bu ödemeler, Blockbuster’ın gelirinde önemli bir role sahipti. Belki de iflasında da önemli bir rol oynuyordu, bunu bilemeyiz.

Takvimler 2000 yılını gösterirken, film kiralama endüstrisi için çok önemli olan bir hamle yapıldı. Daha doğrusu hamle için teklif yapıldı fakat reddedildi. Netflix, Blockbuster’a giderek bir ortaklık teklif etti. Teklif şu şekildeydi, Netflix, Blockbuster’ın online ağı olacaktı. Blockbuster da bunu mağazalarında duyuracaktı. Fakat, en başta dediğimiz gibi Blockbuster’ın parlak günlerinde gelen bu ortaklık teklifi, Blockbuster’ın CEO’su John Antioco’yu güldürdü. Antioco, şirketin gücüne ve gelirlerine bakarak, fakat geleceği öngörmeyi es geçerek teklifi reddetti. Birçok uzmana göre, bu teklifi reddetmek Blockbuster’ın iflasının gerçekleşmesinde önemli bir rol oynuyor. Ortaklık tekfilinde, Blockbuster’ın Netflix’e ödemesi istenilen fiyatın 50 milyon dolar olduğunu söyleyelim. Bu bilgi de çok önemli, dursun kenarda.

2001 yılında İkiz Kuleler’e gerçekleşen saldırı sonucunda evinden çıkmaktan korkan Amerikalılar için Netflix adeta bir kurtarıcı oldu. Netflix’e gelen sipariş sayısında büyük bir artış gerçekleşti.2004’te, Blockbuster CEO’su Antioco, Netflix’i ve benzeri bir platform olan Redbox’ı bir tehdit olarak görmeye başladı (bu, Blockbuster için hem geç hem de güç oldu diyebiliriz). Şirket içinde yeniliklere giden Antioco, Blockbuster Online’ı kurdu ve online sipariş almaya başladı. Ama iş işten geçmeye başlamıştı. Netflix, online piyasanın hakimiydi. 2007 yılına geldiğimizde, Netlix’i Netflix yapan hamle geldi: online yayın. Online yayın sayesinde, bugün 93.8 milyon kullanıcıya hitap ediyor! Netflix, bugün Forbes tarafından en inovatif 15. şirket olarak gösteriliyor. Online film kiralama girişimi olarak yola çıkan şirket, bir abonelik sistemiyle Dünya’da birçok ülkede yer alan bir dizi/film izleme platformuna dönüştü. Netflix öyle büyüdü ki, kendi “Netflix Originals” dedikleri yapımlarıyla yüksek izlenme sayılarına ve büyük ödüllere ulaşmaya başladı.

Blockbuster, 2010’da iflasını duyurduğunda Netflix, yıllık kazancını 116 milyon dolar olarak açıkladı. Netflix’in, Mayıs 2016’da açıkladığı değeri ise 41.1 milyar dolar. 50 milyon dolar karşılığında birleşmeyi reddeden Blockbuster batarken, teklifi reddedilen Netflix büyüdükçe büyüdü. Netflix, Apple TV, hulu gibi şirketler Blockbuster gibi bir devin, devrilmesine yol açtı.Buradan çıkaracağımız kıssadan hisseyi şu şekilde özetleyebiliriz:

Neydim demeyeceksin, ne olacağım diyeceksin.

facebook-paylas2 new-twitter-paylas2

Yorumlar (0) Yorum Yap

/