İTÜ - İşletme Mühendisliği | Editör @ceotudent
19 Haziran 2018
Klasiklerin Mutlaka Okunması Gerektiğini Gösteren 3 Önemli Neden
Genç yaşlardan itibaren öğretmenlerimiz ya da ebeveynlerimiz tarafından okumamız istenen klasikler, ileri yaşlarda yeniden okumak isteyeceğimiz, her çağa uygun özgün, evrensel sanat eserleridir.
Peki neden bu eserler seçilmiş ve biz neden yeniden okuma ihtiyacı hissederiz?
Bunu, İtalyan yazar ve romancı Italo Calvino’nun söylediklerinden hareketle 3 başlıkta özetleyebiliriz:

1) Klasikler zengindir, zenginleştirir.

“Klasikler, bize, bizden önceki okumaların izlerini taşıyarak ve içinden geçtikleri kültür ya da kültürlerde (ya da yalnızca diller ve alışkılarda) bıraktıkları izleri arkalarından sürükleyerek gelen kitaplardır.” -Italo Calvino

Klasiklerin kendilerine özgü dillerindeki kelimeler, zihnimizde dans ederken kelime dağarcığımıza ve kelimeleri kendi konuşmalarımızda bir araya getirirken kullanacağımız kombinasyonlara katkıda bulunur.
Anlatılan olaylar, örnekler, yapılan karşılaştırmalar, sınıflandırmalar ise, genç yaşlarda okuduğumuzda pek farkında olamasak da kültürel birikimimizi ve olayları değerlendirme biçimimizi zenginleştirir. Genç yaşlarda okuduğumuzda fark etmesek de, zihnimizde oluşan bu birikim, klasikleri yeniden okuduğumuzda canlanacak ve yeni gelen aydınlanmalarla kendimize yapacağımız değerli bir yatırım haline dönüşecektir.

2) Klasikler özgündür, geliştirir.

“Klasikler, ne denli kulaktan dolma bilgilerle bildiğimizi sanırsak, gerçekten okuduğumuzda o denli özgün, umulmadık ve yeniliklerle dolu bulduğumuz kitaplardır.” -Italo Calvino

Klasiklerin her biri eşsizdir ve kendilerine özgü bir anlatımı, hikayeleri vardır. Hem kendi içlerinde hem de kendi aralarında özgündürler. Her birinden ayrı tat alırız. Her okuyan kendine göre farklı bir anlam çıkarabilir hatta okuyanın yaşına, psikolojik durumuna bağlı olarak da bu yorumlamalar değişebilir. Gençken tadını alamadığımız, tam olarak gizli köşelerini keşfedemediğimiz bu eserler, hayatımızın ilerleyen noktalarında bize yol gösterici olabilir. Bunun yanında da, bazen hiç bilmediğimizi sandığımız şeyleri bildiğimizi fark ederken, bildiğimiz şeyleri anlatıyor gibi geldiğinde ise, bambaşka şeyler keşfedebiliriz.

3) Klasikler, belirli bir zamana ait değildir, düşünme biçiminizi derinleştirir.

“Klasikleri okumaktan en büyük “hasadı kaldıracak” kişinin, klasikleri okumak ile uygun ölçülerde çağdaşları okumayı ustaca birlikte sürdürebilen kişi olduğunu söyleyebiliriz.” -Italo Calvino

Klasiklerin en önemli özelliklerinden biri de, her zaman diliminde etkili olabilmeleridir çünkü klasikler evrenseldir. Bütün insanlığı etkileyen insani değerler ön plana çıkarılır, hayatın içinden gerçek duygulara yer verilir. Kendi zamanlarını aşıp bugünlere ulaşan bu sanat eserleri, kendi zamanlarından izler barındırırken, bugünlerin sorunlarına da ışık tutacak şekilde yazılmıştır. Bu yüzden de geçmişteki olayların çözümlenmesini, eserlerdeki karakterlerin zihin trafiğini okuduğumuzda, günümüze ait çözümlemelerde işimize yarayacak bir kazanım elde edebiliriz. Bunun yanında, bu olaylarla ilgili geçmişle günümüz arasındaki bağlantıyı sağlam kurabilmek için, klasiklerle birlikte güncel kitapları da okumaya özen göstermeliyiz.
Klasikleri okuyun, anlayın, yeniden okuyun ve kendi kütüphanenizi oluşturun. Calvino diyor ki:

“Bana sorarsanız, böyle bir kütüphanenin yarısı daha önce okumuş olduğumuz ve gerçekten değerli saydığımız kitaplardan, yarısı da okumayı düşündüğümüz ve bizim için bir değer taşıyacağını sandığımız kitaplardan oluşmalıdır. Kuşkusuz, umulmadık kitaplara ve rastlantısal keşiflere de yer ayırmalıyız.”

Hem fiziksel hem de zihinsel olarak kendi “Klasikler” kütüphanenizi oluşturun ve zenginleştirin. Emin olun, bu kesinlikle boşa olmayacak. Yine Italo Calvino’nun yazısından bir alıntıyla bunu desteklemek istiyorum:

“Eğer biri karşı çıkıp da, klasikleri okumanın onca çabaya değmeyeceğini söyleyecek olursa, Cioran’dan (henüz bir klasik değil, ama olacak) bir aktarma yapmak isterim: “Ağuotunu(Sokrates’i öldüren ot) hazırlarlarken, Sokrates flütle yeni bir ezgi öğreniyordu. ‘Bunun sana ne yararı var?’ diye soracak oldular. ‘Ölmeden, hiç değilse bu ezgiyi öğreneceğim,’ dedi Sokrates.”

* Italo Calvino’nun bu yazısı, daha önce Celal Üster’in çevirisiyle Radikal Kitap Eki’nde (24 Ağustos 2001) yayımlanmıştır. 
Kaynak 1,2
25