B2B dünyasından bayilik teklifleri ve fazlası www.bayiliklistesi.com
31 Temmuz 2017
Girişimciler Kendilerini Nasıl Kandırırlar?
Girişimciler hırslıdır, kararlıdır, yollarından dönmezler ve bunun için de kimi zaman fazla iyimser olabilirler. İyimser olmaları onlara birçok avantaj sağlar; vazgeçmemelerine ve hedeflerine daha kolay odaklanmalarına yardımcı olur. Ancak bazen, gereğinden fazla iyimser oldukları zamanlar da yok değildir…

Girişimciler gereğinden fazla iyimser olup Polyannacılık oynama konusunda ısrarlarını sürdürürlerse ticari faaliyetlerinin kötüye gittiğini fark edemeyebilirler. Bu nedenle bu yazımızda, girişimcilerin neredeyse her gün kendilerine söyledikleri ancak gerçeği yansıtmayan en büyük motivasyon cümlelerini derledik…

Ürünümüzü Herkes Sevecek

Piyasaya yeni süreceğiniz bir ürünle ilgili beklentilerinizi yüksek tutmanız güzeldir, ancak bu ürünün herkes tarafından beğenileceğini ve kapış kapış satın alınacağını düşünüp gereğinden fazla ümitlenmemelisiniz. Ürününüz muhteşem olsa dahi karşılaşacağınız ve aşmanız gereken birçok engelle yüzleşmeniz gerekebilir. Yıllardır sektörde olan rakiplerinizle mücadele edeceksiniz, ürününüzü tanıtmak için vakit ve nakit harcayacaksınız, belki de ürününüzü yeterince doğru ifade edemeyeceksiniz. Piyasaya sürmek istediğiniz ürününüze güvenin, tutkunuzu kaybetmeyin ancak beklentilerinizi çok da yükseltmeyin.

Çok Fazla Sermayeye İhtiyacımız Olmayacak

İşletmenizi kurmadan önce para kazanmak için belli bir sürenin geçmesi gerektiğini unutmamalısınız. Gireceğini sektör gereği çok fazla nakit akışına ihtiyacınız olmayabilir; ancak her zaman sürpriz harcamaların ortaya çıkabileceğini hesaba katmalısınız. Girişimlerinize hayat verirken; işinizden hiç para kazanamayacak olsanız dahi sizi belli bir süreliğine rahat ettirecek bir miktar birikiminizin olmasına özen göstermelisiniz. Başarısız olan girişimcilerin en yaygın problemi, işletmelerine zaman tanıyacak birikimlerinin bulunmamasıdır; siz de aynı duruma düşmeyin.

Hiç Rakibimiz Yok

Hangi sektörde olursanız olun, rakiplerinizin varlığını reddederseniz başarınızın önüne set çekmiş olursunuz. Herhangi bir sektörde sunduğunuz çözümle fark yaratsanız ve gerçekten sektörünüzde tek olsanız dahi sunduğunuz ürün tutarsa yeni rakiplerle karşılaşacağınız gerçeğini hiçbir zaman unutmayın. Üstelik kendi ürününüzün bir üst versiyonunu görme ihtimaliniz olduğunu da yadsımayın. Rakibiniz olmadığını düşünürseniz ticari hayatınızdaki en büyük hayata düşmüş olursunuz. Bu nedenle kendinize güvenin ancak sürekli kendinizi geliştirmeyi de ihmal etmeyin.

Daha Zamanımız Var, Acele Etmemize Gerek Yok

Sunduğunuz ürün ya da hizmetle piyasadaki bir açığı kapatmayı planlıyorsanız ve henüz fikriniz uygulamaya konulmadıysa faaliyete geçmek için zamanınızın olduğunu düşünebilirsiniz. Nasılsa fikir sizindir ve siz istediğiniz ya da hazır olduğunuz anda hayata geçecektir. Peki gerçekten öyle midir? Yüksek kazanç elde edeceğinize inandığınız fikrinizin, başkalarının da kafasını kurcalamadığından emin misiniz? Bir sabah uyandığınızda fikrinizin rakipleriniz tarafından uygulamaya konduğunu ve büyük yankı uyandırdığını görmeyeceğinizin garantisi var mı? Kesinlikle yok. Bu nedenle işinizi şansa bırakmayın; gerçekten inandığınız bir projeniz varsa hayata geçirmek için daha zamanınızın olduğu yalanını kendinize söylemeyin.

Patentimiz Bizi Yenilmez Yapar

Yeni kurulan bir işletmeyseniz ve kısa süreli bir avantaj elde etmek istiyorsanız; evet, ürününüzün patentini almak kesinlikle işinizi kolaylaştıracaktır. Ancak lütfen gerçekçi olun; muhteşem bir ürünle piyasaya çıktığınızda küçük değişikliklerle ürününüzün farklı markalar tarafından üretilebileceğini düşünün. Patenti alınabilecek bir ürünle sektöre atılmanız size kesinlikle fayda sağlayacak ve farkınızı ortaya koyacaktır. Ancak sizi geri dönülemez bir şekilde zirveye oturtacağı yanılgısına düşmeyin.

Bu yazımızda girişimcilerin kendilerine en çok söyledikleri yalanları daha doğrusu iyimserlik mottolarını paylaştık. İyimser olmak bir girişimcinin en önemli özelliğidir. İyimser olmaktan asla vazgeçmeyin ancak gereksiz ümitlere de kapılmayın. Zarar görmek istemiyorsanız gerçekçilik ve iyimserlik arasında sağlam köprüler kurun. Sonucunda yüzü gülen taraf siz olabilirsiniz, umudunuzu koruyun.
1

arrow_upward