Özet. Yeni biriyle tanışırken, kalabalık bir odaya girerken ya da topluluk önünde konuşurken gerilmek normaldir. Sosyal anksiyete bozukluğu, bu gerginliğin başkaları tarafından yargılanma korkusuna dönüşüp kalıcı hale gelmesi ve kişinin okulunu, işini ve ilişkilerini daraltmaya başlamasıdır. Dünya Sağlık Örgütü’nün Dünya Ruh Sağlığı Araştırmaları kapsamında 28 toplum araştırmasını ve 142.405 katılımcıyı birleştiren çalışmaya göre bozukluğun yaşam boyu yaygınlığı %4,0, son 12 aydaki yaygınlığı %2,4. Başlangıç yaşının ortancası 14. En çarpıcı rakam ise tedavide: son 12 ayda tanı ölçütünü karşılayanların yalnızca %38’i herhangi bir tedavi almış. Oysa kanıt net: 101 klinik çalışmayı birleştiren ağ meta-analizinde bireysel bilişsel davranışçı terapi en büyük etkiyi gösteren müdahale oldu ve İngiltere’nin ulusal klinik kılavuzu da yetişkinler için ilk basamak olarak bunu öneriyor. Sorun çoğu zaman tedavinin olmaması değil, kişinin ona hiç ulaşmaması.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi yerine geçmez. Belirtiler hayatınızı kısıtlıyorsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurun.
Normal gerginlik nerede biter, bozukluk nerede başlar?
Herkes zaman zaman sosyal durumlarda gerilir. Bir sunumdan önce eller terler, bir mülakatta ses titrer. Bu tek başına bir bozukluk değildir.
Çizgiyi belirleyen üç şey vardır:
- Süre. Amerikan Psikiyatri Birliği’nin tanı el kitabı DSM-5, korkunun, kaygının ya da kaçınmanın kalıcı olmasını ve genellikle altı ay veya daha uzun sürmesini arar. DSM-IV’te bu altı ay şartı yalnızca 18 yaş altı için geçerliydi; DSM-5 bunu tüm yaşlara genişletti.
- Kaçınma. Kişi korktuğu durumlardan kaçınır ya da o durumlara ancak yoğun bir sıkıntıyla katlanır.
- İşlev kaybı. Korku ve kaçınma, okulda, işte ya da ilişkilerde belirgin bir kısıtlamaya yol açar.
Başka bir deyişle ölçüt, ne kadar gergin hissettiğiniz değil, bu gerginliğin hayatınızdan ne kadarını aldığıdır.
Korkuyu tetikleyen tipik durumlar
Tetikleyiciler kişiden kişiye değişse de sosyal anksiyete yaşayan kişilerin sıklıkla zorlandığı durumlar şunlardır:
- Başkalarının yanında yemek yemek
- Kalabalık bir ortama girmek
- Tanımadığı biriyle ilk kez telefonda konuşmak
- İlgi odağı olmak
- Yetki sahibi biriyle konuşmak
- İzlenirken çalışmak
- Yeni insanlarla tanışmak
- Biriyle aynı fikirde olmadığını söylemek
- Başkalarının önünde hata yapmak
Bu durumların ortak paydası, başkalarının kişiyi değerlendirebileceği bir an olmasıdır. Korkunun merkezinde durumun kendisi değil, “rezil olacağım”, “yetersiz görüneceğim” beklentisi vardır.
Ne kadar yaygın? Doğrulanmış veri
Sosyal anksiyete bozukluğu hakkında en kapsamlı uluslararası veri, Dünya Sağlık Örgütü’nün Dünya Ruh Sağlığı Araştırmaları girişiminden gelir. Stein ve arkadaşlarının 2017’de BMC Medicine’de yayımladığı analiz, farklı gelir düzeylerindeki ülkelerde yapılmış 28 toplum araştırmasını birleştirir.
Doğrulanmış veri: sosyal anksiyete bozukluğu yaygınlığı ve tedavi, Dünya Ruh Sağlığı Araştırmaları
| Gösterge | Tüm araştırmalar | Yüksek gelirli ülkeler | Üst-orta gelirli ülkeler | Düşük ve alt-orta gelirli ülkeler |
|---|---|---|---|---|
| Yaşam boyu yaygınlık | %4,0 | %5,5 | %2,9 | %1,6 |
| Son 12 ay yaygınlık | %2,4 | %3,1 | %2,1 | %1,0 |
| Son 30 gün yaygınlık | %1,3 | %1,7 | %1,3 | %0,5 |
| Son 12 ayda herhangi bir tedavi alanlar (12 aylık vakalar içinde, işlev kaybı olanlar) | %38 (tüm vakalar) | %44,2 | raporlanmadı | %18,0 |
Kaynak: Stein ve ark., BMC Medicine, 2017; 28 araştırma, 142.405 katılımcı. Tanılar DSM-IV ölçütlerine göredir. Tedavi satırındaki %38 tüm 12 aylık vakaları kapsar; gelir grubu kırılımları işlev kaybı olan vakalar içindir ve üst-orta gelir grubu için bu oran yayımlanan metinde verilmediğinden boş bırakılmıştır.
Tablodan iki sonuç çıkıyor.
Birincisi, bozukluk erken başlıyor: aynı çalışmada başlangıç yaşının ortancası 14. Yani çoğu insan için sosyal anksiyete, kariyer ve ilişki kararlarının verildiği yıllardan önce yerleşiyor.
İkincisi, bozukluk kalıcı ve büyük ölçüde tedavisiz kalıyor. Yaşam boyu vakaların yaklaşık %60’ı son 12 ayda da tanı ölçütünü karşılıyor. Buna rağmen son bir yılda vakaların yalnızca %38’i herhangi bir tedavi almış. Düşük gelirli ülkelerde bu oran %18’e iniyor.
Yüksek gelirli ülkelerde yaygınlığın daha yüksek çıkması, bu ülkelerde bozukluğun gerçekten daha sık olduğu anlamına gelmeyebilir. Kültürel ifade biçimleri, tanı araçlarının farklı toplumlarda farklı çalışması ve kişilerin belirtilerini bildirme isteği de bu farka katkıda bulunabilir. Veriyi okurken bu sınırlılığı akılda tutmak gerekir.
Kaçınma döngüsü: sorunu büyüten mekanizma
Sosyal anksiyeteyi sürdüren şey genellikle korkunun kendisi değil, korkuyu yönetmek için geliştirilen davranışlardır.
Kişi kaygısını azaltmak için iki şeyden birini yapar: ya ortamdan tamamen kaçar ya da ortamda kalır ama “güvenlik davranışlarına” sığınır. Az konuşmak, göz teması kurmamak, cümleleri önceden prova etmek, ellerini saklamak bunlara örnektir.
Bu davranışlar kısa vadede işe yarar; kaygı düşer. Ama uzun vadede bir bedeli vardır: kişi, korktuğu şeyin gerçekleşmediğini ya da gerçekleşse bile bununla başa çıkabildiğini hiç öğrenemez. Sunumdan her kaçışında, aslında sunum yapabileceğini gösterecek kanıtı toplama fırsatını da kaçırır. Kaygı böylece kendini besler.
CEOtudent editöryel çerçevesi: kaçınmanın kısa vadeli kazancı ve uzun vadeli maliyeti
| Durum | Tipik kaçınma ya da güvenlik davranışı | Kısa vadeli kazanç | Uzun vadeli maliyet | Kanıta dayalı karşı adım |
|---|---|---|---|---|
| Toplantıda fikir söylemek | Hiç konuşmamak | O anki kaygı düşer | Görünürlük ve terfi fırsatları kaybolur | Önce küçük ve düşük riskli bir katkı, sonra kademeli olarak daha görünür katkılar |
| Sunum yapmak | Görevi başkasına devretmek | Stres anında biter | Beceri gelişmez, kaçınma bir sonraki sunumu daha zor yapar | Kısa, planlı ve tekrar eden sunum denemeleri |
| Yeni biriyle tanışmak | Telefona bakmak, erken ayrılmak | Değerlendirilme riski ortadan kalkar | Ağ ve ilişki kurma fırsatları azalır | Önceden belirlenmiş tek bir kısa etkileşim hedefi |
| Telefonla aramak | Her şeyi yazılı iletişimle çözmek | Anlık rahatlama | Kaygı genelleşir, küçük işler büyük engele dönüşür | Kolaydan zora sıralanmış arama listesi |
| Hata yapma ihtimali | Aşırı hazırlık ve prova | Kontrol duygusu | Başarının hazırlığa atfedilmesi, korkunun sürmesi | Hazırlığı bilinçli olarak sınırlayıp sonucu gözlemlemek |
Bu tablo CEOtudent’ın editöryel çerçevesidir; klinik bir protokol değildir. Sağ sütundaki adımlar, bilişsel davranışçı terapinin kademeli yüzleşme ve davranışsal deney mantığını gündelik iş hayatına tercüme eder. Belirtileri yoğun olan biri için bu adımlar bir uzmanın rehberliğinde atılmalıdır.
Hangi tedavi gerçekten işe yarıyor?
Bu soruya en güçlü cevap, Mayo-Wilson ve arkadaşlarının 2014’te Lancet Psychiatry’de yayımladığı ağ meta-analizinden gelir. Çalışma, 13.164 katılımcıyı kapsayan 101 randomize kontrollü çalışmayı ve 41 farklı müdahaleyi birleştirir.
Aşağıdaki tablo, bu analizin sonuçlarını İngiltere Ulusal Sağlık ve Klinik Mükemmellik Enstitüsü’nün (NICE) sosyal anksiyete kılavuzu CG159’daki öneri sırasıyla yan yana koyuyor. Etki büyüklüğü (SMD) negatif oldukça müdahalenin bekleme listesine göre daha büyük iyileşme sağladığını gösterir.
CEOtudent sentezi: kanıt ile klinik kılavuz aynı sırayı mı söylüyor?
| Müdahale sınıfı | Bekleme listesine göre etki (SMD) | Uygun plaseboya üstünlük gösterildi mi? | NICE CG159’daki yeri (yetişkinler) |
|---|---|---|---|
| Bireysel bilişsel davranışçı terapi | -1,19 | Evet (psikolojik plaseboya göre -0,56) | İlk basamak |
| Grup bilişsel davranışçı terapi | -0,92 | Raporlanan sınıflar arasında değil | Bireysel terapiye tercih edilerek rutin olarak önerilmez |
| SSRI ve SNRI grubu ilaçlar | -0,91 | Evet (hap plaseboya göre -0,44) | Bilişsel davranışçı müdahaleyi reddeden ve ilacı tercih eden yetişkinler için |
| Destekli kendi kendine yardım | -0,86 | Raporlanan sınıflar arasında değil | Bilişsel davranışçı terapiyi istemeyenler için destekli kendi kendine yardım |
| Kısa süreli psikodinamik terapi | -0,62 | Raporlanan sınıflar arasında değil | Diğer seçenekler reddedilirse değerlendirilir |
| Egzersiz | -0,36 (tek çalışma, istatistiksel olarak anlamlı değil) | Hayır | Önerilen bir tedavi değil |
Kaynaklar: Mayo-Wilson ve ark., Lancet Psychiatry, 2014 (sınıf düzeyinde SMD, %95 güvenilir aralıklar metinde); NICE CG159, 2013, öneri 1.3.2-1.3.7. Eşleştirme CEOtudent tarafından yapılmıştır. Yazarlar yalnızca bireysel bilişsel davranışçı terapi ile SSRI/SNRI grubunun uygun plaseboya göre daha büyük etki gösterdiğini bildirmiştir; tablodaki diğer sınıflar için “raporlanan sınıflar arasında değil” ifadesi bu nedenle kullanılmıştır. Çalışma NICE tarafından finanse edilmiştir.
Tablonun okunuşu şudur: kanıt ve kılavuz aynı sırayı söylüyor. En büyük etki bireysel bilişsel davranışçı terapiden geliyor ve kılavuz da onu ilk basamak yapıyor. İlaç etkili bir seçenek, ama kılavuz onu terapiyi istemeyen yetişkinlere öneriyor.
Kılavuz, bu terapinin nasıl uygulandığını da tarif eder. Clark ve Wells modeline dayanan bireysel terapi yaklaşık dört ay boyunca 90 dakikalık en fazla 14 seanstan, Heimberg modeline dayanan terapi ise yaklaşık dört ay boyunca 60 dakikalık 15 seans ve maruziyet için 90 dakikalık bir seanstan oluşur. Yani bu, sonu belli ve yapılandırılmış bir süreçtir.
Bilişsel davranışçı terapinin temel amacı, kişinin kendisi ve başkaları hakkındaki çarpıtılmış varsayımlarını daha gerçekçi bir bakışla sınamasına ve kaygıyla başa çıkma stratejilerini değiştirmesine yardım etmektir. Kişi kaçınmayı bıraktıkça, korktuğu senaryoların gerçekte nasıl sonuçlandığı hakkında kendi kanıtını toplamaya başlar.
CEO ve öğrenci gözüyle sosyal anksiyete
CEOtudent’ın bakış açısı iki soruya dayanır.
Bir CEO gibi: Kaçınma bir karar gibi görünmez, çünkü her seferinde küçük ve makul görünür. Bir toplantıda sessiz kalmak, bir sunumu devretmek, bir aramayı e-postaya çevirmek. Ama yıllar içinde bu küçük kararlar toplanır ve bir kariyerin görünürlüğünü, ağını ve fırsatlarını belirler. Bir yöneticinin şirketindeki tekrar eden kaybı görmezden almayacağı gibi, kaçınmanın toplam maliyetini de görmek gerekir. Yukarıdaki veride en pahalı karar, tedaviye hiç başvurmamak.
Bir öğrenci gibi: Bilişsel davranışçı terapinin çekirdeği aslında bir öğrenme sürecidir. Kişi korktuğu şeyin olup olmayacağını tahmin etmek yerine küçük deneylerle test eder. Kaygı, kanıt toplandıkça yeniden öğrenilir. Bu, bir sınava çalışmaktan farklı değildir: tek seferde değil, tekrarla ve kademeli zorlukla.
Ne zaman yardım almalı?
Aşağıdakilerden biri geçerliyse bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmek yerinde olur:
- Korku ve kaçınma altı aydan uzun süredir devam ediyorsa
- Okul, iş ya da ilişki kararlarınızı bu korku belirliyorsa
- Kaçındığınız durumların listesi zamanla genişliyorsa
- Kaygıyla başa çıkmak için alkol ya da başka maddelere başvuruyorsanız
- Kaygıya umutsuzluk ya da depresif duygular eşlik ediyorsa
Kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa beklemeden acil yardım hattına ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurun.
SSS
Sosyal anksiyete ile utangaçlık aynı şey mi?
Hayır. Utangaçlık bir kişilik özelliğidir ve çoğu zaman hayatı kısıtlamaz. Sosyal anksiyete bozukluğunda korku kalıcıdır, genellikle altı ay veya daha uzun sürer ve okul, iş ya da ilişkilerde belirgin bir kısıtlamaya yol açar.
Sosyal anksiyete bozukluğu ne kadar yaygın?
Dünya Ruh Sağlığı Araştırmaları’nın 28 araştırmayı birleştiren analizine göre yaşam boyu yaygınlık %4,0, son 12 aydaki yaygınlık %2,4.
Genellikle hangi yaşta başlar?
Aynı analizde başlangıç yaşının ortancası 14. Yani bozukluk çoğu kişide ergenlikte başlar.
En etkili tedavi hangisi?
101 çalışmayı birleştiren ağ meta-analizinde en büyük etkiyi bireysel bilişsel davranışçı terapi gösterdi. İngiltere’nin NICE kılavuzu da yetişkinler için ilk basamak olarak bunu öneriyor.
İlaç kullanmak gerekir mi?
SSRI ve SNRI grubu ilaçlar etkili bir seçenektir. NICE kılavuzu ilacı, bilişsel davranışçı müdahaleyi reddeden ve ilacı tercih eden yetişkinlere öneriyor. İlaç kararı mutlaka bir hekimle birlikte verilmelidir.
Kendi başıma üstesinden gelebilir miyim?
Destekli kendi kendine yardım programları etkili bulunmuştur ve kılavuz bunu terapiyi istemeyenler için bir seçenek olarak sunar. Ancak belirtiler hayatınızı belirgin şekilde kısıtlıyorsa bir uzmana başvurmak en güvenilir yoldur.
Egzersiz sosyal anksiyeteye iyi gelir mi?
Egzersizin genel sağlık yararları vardır, ancak meta-analizde sosyal anksiyete için egzersizi test eden tek bir küçük çalışma bulunmuş ve istatistiksel olarak anlamlı bir etki gösterilmemiştir. Bu yüzden tedavinin yerine geçmez.
Kaynakça
Dan J. Stein ve ark., The cross-national epidemiology of social anxiety disorder: Data from the World Mental Health Survey Initiative, BMC Medicine, cilt 15, makale 143, 2017.
Evan Mayo-Wilson ve ark., Psychological and pharmacological interventions for social anxiety disorder in adults: a systematic review and network meta-analysis, Lancet Psychiatry, cilt 1, sayı 5, sayfa 368-376, 2014.
National Institute for Health and Care Excellence, Social anxiety disorder: recognition, assessment and treatment, klinik kılavuz CG159, 2013.
American Psychiatric Association, Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, Beşinci Baskı (DSM-5), sosyal anksiyete bozukluğu tanı ölçütleri; DSM-IV ile karşılaştırma tablosu, SAMHSA, DSM-5 Changes, 2016.
Bu içerik, derinlemesine bir araştırmanın ardından yapay zeka desteğiyle derlenmiş ve CEOtudent editör ekibi tarafından yazılıp yayına hazırlanmıştır.
















