İTÜ - İşletme Mühendisliği | Editör @ceotudent
9 Eylül 2019
Geçmişten Gelen Güçlü Bir Alışkanlıkla Endişelerden Uzaklaşıp Odaklanmanızı Artırın
Düşüncelerimiz sık sık odağımızı kaybetme korkusu ve endişesiyle darmadağın hale geliyor, bir mantraya sahip olmak odağınızı geri kazanmanıza yardımcı olabilir.
Hepimiz küçüklüğümüzden beri, birçok şey için endişelendik. Sizin en çok endişe duyduğunuz konu nedir?
Bana hiçbir şeyden korkmadığınızı veya endişe duymadığınızı söylemeyin. Çünkü hiçbir şeyden korkmuyorsanız, bir robot olmalısınız!
Herkes hiçbir zaman gerçekleşmeyecek şeyler hakkında düşünmeye zaman harcıyor çünkü modern dünyada endişe, korku tam olarak budur. 16. yüzyıl filozofu Michel de Montaigne, bu konuda en güzelini söylemiş:

“Hayatım, çoğu asla gerçekleşmeyen korkunç talihsizliklerle doluydu.”

Hepimiz biliyoruz ki, korku bizi felaketlerden kurtarmak içindir. Fakat modern dünyada bu artık doğru değil. Bu günlerde korku dediğimiz şeylerin çoğu yalnızca aklınızı meşgul eden bir şey.
Düşüncelerimiz korku, endişe ve stresle o kadar karışık ki hedeflerimize odaklanamıyoruz. Dolu bir yaşam sürmenin sahip olduğunuz kaynaklar veya fırsatlarla ilgisi yoktur. Ne istediğini bilmekle ve onu nasıl elde edeceğini bilmekle ilgisi vardır. Bu yüzden her gün odaklanmanız gerekiyor. Çalışmadan, hiçbir hedefe asla ulaşamazsınız.
Bu yüzden hala uygulanabilir olan eski bir alışkanlığı paylaşmak istiyorum. Bu alışkanlık, kendini tekrar tekrar kanıtlamıştır.

Bir Mantraya Sahip Olmanın Gücü

Peki, Mantra nedir?

İnternetteki iyi bir tanım şöyle diyor:

“Mantra”, uygulayanların psikolojik ve manevi güçlere sahip olduğuna inandığı, Sanskritçe'deki kutsal bir ifade, hüzünlü bir ses, hece, kelime, ses birliği veya sözcük grubudur. ”

Mantralar yüzyıllardır farklı şekillerde veya formlarda bulunur. Dünyanın her yerinden insanların korkuyu yenmek ve odaklarını geliştirmek için bir Mantra kullandıkları bir gerçek. Ayrıca bir mantrayı ilk önce kimin bulduğu önemli değil. Önemli olan işe yaraması. Bunu uygulayan insanlardan biri boksör Floyd Mayweather.
Mayweather, insanların ya sevdikleri ya da nefret ettikleri tartışmalı bir figür olabilir. Ama aynı zamanda tüm zamanların en iyi boksörü olarak kabul ediliyor. En iyilerinden biri değil. En iyisi. 50-0 skoru var. Ve kaybetmeye hiç yaklaşmadı bile.
Başarısının tarifi nedir? Çok fazla yetenek, bu kesin. Ancak, bu adamın çılgın bir iş ahlakı var ve bebekliğinden beri antrenman yapıyor. Bu tür başarıları olan biri işleri doğru yapmak zorundadır. Bunu inkar edemezsiniz.
Birkaç yıl önce Mayweather'ın sık sık aynı cümleyi tekrar ettiğini fark ettik.

"Çok çalışmak. Kendini adamak. (Hard work. Dedication.)"

Kulağa zayıf bir şirket sloganı gibi geliyor. Mayweather kum torbası üzerinde, hız topuyla, yastıklarla çalışırken hatta koşarken bile bunu söylüyor. Sürekli olarak aynı kelimeleri tekrarlıyor. Bazen sırası farklı oluyor.

Hadi gidelim!

"Kişisel gelişim yazarı Darius Foroux ise yukarıdaki bu mantranın kendi mantrası olduğunu söylüyor ve devam ediyor:

Her sabah uyandığımda bunu söylemeye alıştım. Bana gerçekten enerji veriyor. Uyanıyorum ve hemen "Hadi gidelim!" diyorum. Farklı mantraları da denedim. Özellikle en sık tekrarlananları. Ancak bunların benim mantram olmadığını fark ettim. Ben direkt biriyim. Kısa ve güçlü bir şeyi tercih ederim. Sadece uyandığımda söylemiyorum, çalışmaya başlamadan önce de söylüyorum."

Bir deneyin. Gerçekten işe yarıyor çünkü zihinsel durumunuzu eyleme dönüştürüyor. Özellikle korkmuş ya da güçsüz hissettiğimizde, durumumuzu değiştirmek için kendinizi zorluyoruz. "Tek çıkış yolu bu mu?" diyebilirsiniz. Evet, bence bu. Bir şeyler başarmak istiyorsanız, harekete geçmeniz gerekir.
Mantra'nızı kullanmaya başladıktan sonra, endişenin olmadığı bir bölgeye girersiniz.
Mantra'yı herkese tavsiye ediyoruz. Tek yapmanız gereken, odaklanmanıza yardımcı olacak ve durumunuzu değiştirebilecek bir slogan seçmek. Şimdi bir deneyin.
Karamsarlar bu konuyla ilgili şöyle derler: “Sadece üç kelime söylemek size gerçek sorunlarda yardımcı olmaz.” Peki, bu kişilere soruyorum: Ne yardımcı olacak? Kendi sefaletinde boğulmak mı? Felç olmak? Asla harekete geçmemek? Şikayet etmek? Hayatla ilgili kötü hissetmek?
Asla. Hepimiz hayatın asla gerçekleşmeyecek şeyler adına endişelenmek için çok kısa olduğunu biliyoruz. Eğer başınıza kötü bir şey gelirse, bunun hakkında bir şeyler yapın.

Hadi gidelim!

11

arrow_upward