35. İstanbul Film Festivali’nden Hayata Bakışınızı Değiştirecek 10 Film

Dilara Avlupınar

Dilara Avlupınar

Boğaziçi Ekonomi

8 Nisan 2016

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın 1982 yılından günümüze sürdürmekte olduğu İstanbul Film Festivali bu yıl da 7-17 Nisan tarihleri arasında sinemaseverleri 221 filmiyle birlikte bekliyor. İşte bu on günlük süreçte izleyebileceğiniz, hayata bakışınızı değiştirmesi kuvvetle muhtemel 10 film!

1) Mediterannea / Akdeniz
Ayiva ve Abas… Memleketleri Burkina Faso´yu geride bırakmışlar ve kendilerini Libya´da bir limandan yola çıkıp İtalya´ya varacak bir bota atmanın derdindeler. İzini sürdükleri bu kaçış tüneline dair çok az şey biliyorlar, yol üzerinde ne denli nefret dolu düşmanlarla ve nasıl bir şiddetle karşılaşabileceklerine dair ise hiçbir fikirleri yok.

 

2) Un Etaj Mai Jos / Alt Kat
Patrascu hayatına normal seyrinde devam etmekten başka hiçbir şey istemiyor; hayattan tek beklentisi bu: Kimselere göz açtırmayan bir istikrar. Ancak bir gün oturduğu apartmandaki bir daireden yükselen kavga gürültüye tanık oluyor, bu kavga bir süre sonra sadece onun farkında olduğu bir cinayetle taçlanıyor. Şimdi Patrascu ne yapmalı? Ya sessiz kalarak sürekli kapısını aşındıran katil şüphelisinin gönlünü hoş tutacak ya da başına “vicdanına yenik düşmek” gibi fena bir dert alacak…

 

3) Interruption / Ara
Antik Yunan tragedyası Orestes´in postmodern bir adaptasyonu, sahneye çıkan genç bir adamın mikrofonu devralmasıyla kesilir. Genç adam, kendini koronun bir üyesi olarak tanıtır ve sahnelemekte olan oyunu interaktif bir deneyime çevirir. Sahneye davet edilen bir grup seyirci çabucak oyuna dahil edilir. Sahne ise “Orestes bugün yaşasa ne yapardı?” sorusunun cevabının arandığı bir foruma dönüşür. Ancak eğlenceli başlayan bu oyun giderek kontrolden çıkmaya başlar ve korkutucu bir hal alır. Yorgos Zois, Ara´nın gerçek bir “rehinelerin rehin alındıklarını fark etmedikleri bir adam kaçırma olayı”ndan esinlendiğini söylüyor.

 

4) Peace To Us In Our Dreams / Bize Rüyalarımızda Huzur Ver
Bir yaz günü. Bir baba, annesinin ölümünden sonra yalnızlaşan kızı ve şu anki eşi hafta sonunu geçirmek üzere bir köy evine seyahat ederler. Uzaktan bakınca mutlu bir aile tablosu için gereken her şey vardır; ancak gerçekler her zamanki gibi beklentilerin çok ötesindedir. İki insan birbirini ne kadar severse sevsin, hayat, dizginlerini tuttuğu kahramanlarını bambaşka kaderlerin içerisine hapsedecektir.

 

5) The Apprentice  / Çırak
Alim, terzilik yapan Yakup Usta´nın yanında on beş yıldır çıraklık yapmaktadır. Takıntılı ve ölmekten aşırı derecede korkan bir insan olan Alim, hayatını monoton bir çizgiye hapsetmiştir. Sabah dükkânı açar, ustası gelene kadar ya uyuklar ya da televizyon izler. Akşam ise Kahveci Kemal´le birlikte, onun arabasında evinin yolunu tutar. Televizyonda izlediği bir haberde LPG´li araçların güvenli olmadığını, durup dururken patlayabileceklerini öğrenen Alim, Kemal´in arabasını ve bindiği taksileri kontrol etmeye başlar. Her defasında LPG´li araçlarla karşılaşır. Bu yüzden dükkâna daha yakın bir yere taşınmaya karar verir. Yaşamındaki bu küçük değişiklik Alim için bir dönüm noktası olacaktır.

 

6) La vanite / Kibir
David Miller hastadır ve ecelini beklemeden bir otel odasında hayatına son vermek niyetindedir.İşi şansa bırakmamak için, insanlara intihar etmeleri konusunda yardım eden bir şirketle bağlantı kurar; ancak ona yardıma gelen Espe bu işle başa çıkabilecek gibi görünmemektedir. David, yan odada müşterilerini kabül eden genç jigola Tréplev´i de son anlarına tanıklık etmesi için ikna etmeye çalışır. Birlikte geçirecekleri gece boyunca bu üç kişi, ölümden çok başka konular üzerinden de birbiriyle iletişim kuracaktır.

 

7) The Others / Ötekiler
Ötekiler, Ermeni trajedisinin ağızdan ağza aktarılan feci öykülerini konu alıyor. Ali, ölüm döşeğindeki son dileği imamlar tarafından yerine getirilmeyen büyükannesi Piroze´yi açık açık anlatıyor. Amcası, yanında vesikalık bir fotoğrafını taşısa da kendi annesinden bahsederken, ‘ötekiler´ diyor. Film, tarihin zulmünün izlerini sürerken Faulkner´ın dediği gibi, ‘geçmişin asla ölmediğini, artık geçmiş bile olmadığını´ gösteriyor.

 

8) The Other Side / Ötedekiler
Minervini bu filminde setini anarşi ile yasadışılık arasındaki sınıra kuruyor. Amerika´da siyasal kurumlar tarafından öteye itilmiş, artık görmezden gelinen bir grup insanın hikâyesini aktarıyor ve bu insanların hayatta kalma yöntemleri üzerine gözlemler yapıyor. Ötedekiler, Amerika´nın karanlık yüzüne ışık tutuyor.

 

9) Land and Shade / Toprağın Gölgesinde
Toprağın Gölgesinde, ciddi bir hastalığa yakalanan oğluna bakmak üzere evine dönen bir adamı merkezine alıyor. Alfonso, 17 yıllık yokluğunun ardından eskiden yaşadığı yere döndüğünde eski hayatına dair her şey parçalanmıştır. Bu topraklarda tekrar kök salmak isteyen Alfonso ailesini içinde yaşadığı yokluğun pençesinden kurtarmaya çabalayacaktır.

 

10) Tikkun 
Haim-Aaron dört elle sarıldığı kurallar kitabına aykırı ne yapmıştı ki ölüm onunla hiç hesapta olmayan bir oyun oynamıştı? Neden artık hiç sormaması gereken sorular soruyor ve kendine engel olamıyordu? Avishai Sivan´ın muazzam bir tekinsizlik duygusuyla donattığı filmi, güvenli sandığı dünyası yerle yeksan olan radikal bir dindarın çaresizliği üzerine; seyircisini yoğun bir hasret duygusuna hapseden bir film. Eşsiz gerilimi, sorduğu epeyce zor sorulardan ve mezkûr çıkışsızlık hissinden doğuyor.

Film özetleri iksv.org‘dan alınmıştır.

Facebook'ta Paylaşnew-twitter-paylas

Yorumlar (0) Yorum Yap

/