La Sagrada Familia Hakkında Her Şey: 140 Yıllık Tarih

La Sagrada Familia, Barselona’nın Eixample semtinde bulunan bir Katolik bazilikasıdır. Tam adıyla Basilica i Temple Expiatori de la Sagrada Familia (Kutsal Ailenin Kefaret Kilisesi ve Bazilikası), Katolik inancında, Tanrı’ya veya Katolik kilisesinin yasalarına karşı yapılan günahların telafisi anlamına gelen bir kefaret tapınağı olarak inşa edildi. Sagrada Familia’nın tarih yolculuğunu aktaran ve yaklaşık 140 yıllık inşaatın neden hala bitmediğini anlatan bu yazıya başlamadan önce küçük bir bilgi vermek istiyorum.

La Sagrada Familia sıklıkla ve yanlışlıkla katedral olarak adlandırılıyor. Barselona’nın halihazırda antik Barrio Gotico’da 1298-1460 yılları arasında inşa edilmiş bir katedrali bulunuyor. Bir katedral, psikoposluğun merkezidir; bazilika ise olağandışı tarihi veya kutsal nedenlerle papa tarafından özel statü verilen kilisedir. Hepsi Roma’da olmak üzere dört büyük bazilika vardır. Sagrada Familia dahil diğerleri küçük bazilikalardır. Bunu da söylediğime göre haydi başlayalım!


Sagrada Familia Fikrinin Doğuşu: “İdeolojik Günahlar”

La Sagrada Familia

La Sagrada Familia denilince akla gelen ilk isim mimar Antoni Gaudi olsa da tasarımı ve inşaatı için ilk tercihin Gaudi olmadığını öğrenmek biraz şaşırtıcı olabilir. Kilisenin fikir babası muhafazakâr bir kitapçı olan Josep Maria Bocabella’dır. Bocabella 19. Yüzyılın sonlarında Barselona’da sanayileşmeyle gelişen liberalizm, laiklik ve diğer devrimci ideolojilerden rahatsızlık duyuyordu. Kutsal aileye ait bir kilise inşa ederek bu ‘ideolojik günahlara’ karşı koymak istedi.

Aynı zamanda Bocabella Associació de Devots de Sant Joseph’in (Aziz Joseph Manevi Adanmışları Derneği) kurucusuydu ve Roma gezisinde Vatikan’ı ziyaret etti. Barselona’ya döndüğünde Roma’da gördüklerinin güzelliğinden ilham alan Bocabella, İtalya’nın Loreta kentindeki Della Santa Casa Bazilikası’ndan da esinlenerek bir kilise inşa etmeye kesin kararlıydı. Kendisi gibi düşünen dindarlarla birlikte kilise için 12.800 m2’lik arazi satın aldı.


Sagrada Familia’nın “Kefareti”: Kutsal Aile ve Antoni Gaudi

Antoni Gaudi

19 Mart 1882’de Piskopos Urquinaona Sagrada Familia’nın temel taşını koydu. Proje için çalışmalara başlayan ilk mimar ise Francesco de Paule del Villar’dır. Villar Gotik tarzda bir proje tasarımına başladı ve bir yıl sonra projeden ayrıldı. Onun yerine 31 yaşındaki Antoni Gaudi, 1883 yılında Sagrada Familia projesini devraldı. Barselona’da mimarlık okulunu 6 yıl önce bitirmişti ve projenin başına geçene kadar hiçbir dini yapı tasarlamamıştı.

Ancak hayal gücü yüksek, cesur ve oldukça ikna edici olması dönemin ünlü mimarı Joan Martorell’in onu bu proje için desteklemesine sebep oldu. Buna ek olarak kilisenin yapılış amacı ve ismindeki kefaret kavramı Gaudi’nin dindar Katolikliğini ve giderek artan aşırı muhafazakâr inançlarını mükemmel bir şekilde tamamladı. Ayrıca Gaudi İspanya’da “Katalon Modernizminin” babası olarak bilinir.


Üç Büyükler: Doğuş Cephesi, Tutku Cephesi ve Zafer Cephesi

Doğuş Cephesi, Tutku Cephesi ve Zafer Cephesi

Gaudi Sagrada Familia projesini devralınca Villar’ın tasarlamak istediği Gotik tarzdaki kiliseyi inşa etmek yerine Gotik’ten daha gerçeküstü bir yapı tasarlamaya karar verdi. Gaudi inşaatın çok uzun süreceğini bildiğinden önce kilisenin ön cephesine odaklandı. Sagrada Familia İsa’nın hayatını ve inanç tarihini yansıtan ögelerle bezenmiştir; Gaudi yalnızca Sagrada Familia’nın üç ana bölümünün planlarını tamamlayabildi: Doğuda Doğuş Cephesi (Nativity Facade), batıda Tutku Cephesi (Passion Facade ) ve güneyde Zafer Cephesi (Glory Facade).

Bu üç cephenin her biri dört kule içerir, toplamda on iki kule. Bu kuleler İsa Mesih’in on iki Havarisini temsil eder. Bu on iki kulenin yanı sıra kilisenin ortasında daha uzun altı kule daha yer alacak. Bu altı kuleden dördü, dört havari (Matta, Mark, Luke ve John) adanmıştır ve bu dört kule aynı yükseklikte tasarlanmıştır.


Anarşistlerin Sagrada Familia’ya Yakıcı Müdahalesi

La Sagrada Familia

1926’da Antoni Gaudi bir tramvay kazası sonucu ölünce ve projeyi Domenec Sugranes devraldı. Gaudi öldüğünde proje bitmekten çok uzaktı. Gaudi’nin ölümünden sonra 1936’da kanlı İspanya İç Savaşı patlak verene kadar çalışmalar yavaş yavaş devam etti. Dine ve Katolik kilisesinin sahip olduğu güce karşı olan anarşistler Sagrada Familia’yı engellemek için Gaudi’nin alçı modellerini ve bulabildikleri eskizleri yaktılar. Ancak Gaudi’nin kilisenin mahzenine gömülen tabutunu el değmeden bıraktılar; anarşistler bile tüm sınıflardan birçok Barselonalının bildiği gibi Gaudi’nin bir aziz olduğunu biliyordu.

İç savaş bittikten sonra (1939) Gaudi’nin atölyesindeki fotoğraflardan çizilen modellerin yeniden yapımı, bazı yayınlanmış planlar, çalışma arkadaşları tarafından alınan notlar ve Gaudi’nin sahip olduklarına dayanan bazı eğitimli tahminlerle Sagrada Familia’nın planlanmasına kademeli olarak yeniden başlandı. Bu çok zorlu bir iş olacaktı çünkü Gaudi binalar inşa edildikçe planları değiştirme eğiliminde olduğu için ayrıntılı mimari tasarımlardan kaçınmasıyla ünlüydü!


Doğuş Cephesi: İsa’nın Doğumunun Sembolü

La Sagrada Familia

Gaudi’nin Sagrada Familia projesinde tamamlanmış olarak görebildiği tek bölüm 1894-1930 yılları arasında inşaatı biten Doğuş Cephesi. Bu cephe, Meryem Ana, kocası Yusuf ve bebekleri İsa gibi Hristiyan sembolleri dışında hayat ağacı ve farklı hayvan sembollerini de içeren bir bölüm. Gaudi’nin natüralist tarzının karakteristiği olan heykeller, her biri kendi tarzında bir sembol olan doğadan sahneler ve görüntülerle süslü bir şekilde düzenlenmiş ve dekore edilmiştir. Örneğin, üç revak iki büyük sütunla ayrılır ve her birinin tabanında bir kaplumbağa bulunur (biri karayı, diğeri denizi temsil eder; her biri taşa yerleştirilmiş ve değişmez bir şey olarak zamanın simgeleridir).

Doğuş Cephesi kuzeydoğuda yükselen güneşe bakmaktadır, bu da İsa’nın doğumunun bir sembolüdür. Her biri teolojik bir erdemi (umut, inanç ve hayırseverlik) temsil ediyor. Gaudi, tüm kilisenin yapısını ve dekorasyonunu somutlaştırmak için bu cepheyi özel olarak seçti. Kiliseyi bitiremeyeceğini ve başkalarının takip etmesi için sanatsal ve mimari bir örnek oluşturması gerektiğinin çok iyi farkındaydı. Ayrıca, inşaata ilk başlanacak olan bu cephenin halk için erişilebilir ve renkli olmasını istedi. 2005 yılında bu cephe ve mahzeni UNESCO dünya mirası listesinde yerini aldı.


Tutku Cephesi: Trajedik ve Dramatik

La Sagrada Familia

1954 yılında Tutku Cephesinin temeli atıldı. Doğuş Cephesinden önce, sert ve çıplak (kemiklerden yapılmış) Tutku Cephesi ile inşaata başlasaydı, insanların burayı görünce geri çekileceğini düşünüyordu çünkü sade, bol taşlı ve sadece kemiğe indirgenerek iskeleti andıran sert düz çizgilerle oyulan sütunlara sahip. Mesih’in Tutkusu ve İsa’nın çarmıha gerilmesi sırasında çektiği acılar yansıtılarak insanın günahlarını tasvir etmesi amaçlandı.

Kuleler 1976’da tamamlandı ve 1987’de Josep Maria Subirachs başkanlığındaki bir heykeltıraş ekibi, cephenin çeşitli sahnelerini ve detaylarını şekillendirmeye başladı. Dramatik bir etki yaratmak için köşeli ve sert bir form vermeyi amaçlıyorlardı. Gaudi, bu cephenin bakana korku salmasını istiyordu.


Zafer Cephesi: Tanrı’ya Giden Yolun İhtişamı

Tanrı'ya Giden Yolun İhtişamı

Cephelerin en büyüğü ve en çarpıcısı 2002 yılında inşaatına başlanan Zafer Cephesi olacak. Bu cephe bazilikanın ana cephesini oluşturuyor. İsa’nın göksel zaferine adanmış Tanrı’ya giden yolu temsil ediyor: Ölüm, nihai yargı ve zafer. Bu cephenin tamamlandığını görecek kadar uzun yaşamayacağının bilincinde olan Gaudi cephenin nasıl görüneceğine dair sadece genel bir taslak çizdi. Glory Portico’ya ulaşmak için cehennemi ve mengeneyi temsil eden merdivenlerden bir yeraltı geçidi oluşturulacak.

Şeytanlar, putlar, sahte tanrılar, sapkınlık ve hizipçiler vb. gibi imgelerin tasvir edildiği figürlerle süslenecek. Araf ve ölüm de tasvir edilecek. Aynı zamanda manevi hediyelere adanmış yedi büyük sütuna sahip olacak. Sütunların altında Yedi Ölümcül Günahın temsilleri ve en üstte Yedi Cennetsel Erdem yer alacak.


Sagrada Familia dünyanın en yüksek kilisesi mi olacak?

la sagrada familia

Gaudi’nin 200 bin tonluk mirası Sagrada Familia’yı ölümünden bu yana birçok mimar devraldı. Domenec Sugranes’in yanı sıra 2012’den beri bu görevi yürüten Isıdre Puig Boada, Lluis Bonet i Gari, Francesc de Paula Cardoner Blanch, Jordi Bonet Armengol ve Jordi Fauli Oller de çalışmaları üstlenen mimarlar arasında. La Sagrada Familia tamamlandıktan sonra Almanya’daki 162 metrelik Ulm Katedrali’ni geçerek dünyanın en yüksek kilisesi ünvanına sahip olacak. Merkezi kulenin yüksekliği Barcelona’nın en yüksek tepesi olan Montjuic tepesinden kasıtlı olarak 1 metre daha kısa olacak şekilde tasarlandı çünkü Gaudi binasının Tanrı’nın eserinden daha yüksek olmaması gerektiğine inanıyordu.

 


Bitmeyen kilise Sagrada Familia ne zaman tamamlanacak?

la sagrada familia

Ne Gaudi ne de Josephines Sagrada Familia’nın bu kadar uzun süreceğini ve dünya mimarisi için önemini tahmin edemezdi. Gaudi’nin ölümünün yüzüncü yılı olan 2026’ya kadar bazilikanın tamamlanması için yoğun çaba sarf ediliyor. Ancak uzmanlar bazilikanın tamamının zamanında tamamlanmasının mümkün görünmediğini bitiş tarihinin 2032’ye daha yakın olduğunu söylüyorlar. 2021 itibariyle inşaatın %80’i tamamlandı ve altı büyük kulenin inşaatını tamamlamak için çalışmalar hızla devam ediyor.

Bu sebeple 2026’ya kadar en azından kulelerin tamamlanmış olması daha gerçekçi bir hedef gibi görünüyor. Yapım maliyetleri ise yalnızca özel bağışlar ve yılda yaklaşık 2,5 milyon ziyaretçiden elde edilen gelirlerle karşılanıyor. Kilise bitmemiş olmasına rağmen, 2010’dan beri hem ibadet hem ayinler düzenlenmeye devam ediyor. Bakalım Gaudinin mirası ne zaman tamamlanacak, bekleyip göreceğiz!

This post is also available in: English

Kategoriler: Kültür, Tarih

Yorumlar (0) Yorum Yap

/