Herhangi bir Problemi Hızlı Çözmenin Temel İlkeleri

Hüseyin GÜZEL

Hüseyin GÜZEL

EEE / PM / MSc / huseyinguzel.net

19 Şubat 2019

Problemler günlük yaşamın bir parçasıdır…
Hayattaki zorluklarla nasıl başa çıkacağınız; başarınız ve mutluluğunuzla çok yakından ilgilidir.
İş yerinizde, problem çözme (büyük veya küçük) yeteneğiniz değerinizi arttırır ve ekibinizin eleştirel olarak düşünmesini sağlar.
Problem çözme bir beceridir.
Zamanla geliştirebileceğiniz bir beceri.
Çoğu problemi çözmenin iki yöntemi vardır: ya eski sistemleri kullanırsınız ya da yeni bir yöntem bulup ilk seviyenin ötesini düşünürsünüz.

1. Sistematik Problem Çözme Yöntemi

En yaygın ve en popüler olan yöntem; en az dirençli yolu kullanmaktır.
Bildiğiniz hızlı bir çözüm buluyorsunuz, geçmişte işe yarayan bir stratejiyi kullanıyorsunuz ya da niş problemleri çözmek için sistemler inşa eden insanların hizmetlerini kullanıyorsunuz ve bu da döngünün sonu.
Çoğunlukla, probleminizi büyük problemlere dönüşmeden hızla çözebilirsiniz.
Özellikle karşılamak için son teslim tarihleriniz söz konusu ise, bu birçok ortamda işe yarar.
Ancak çözüm genellikle yaygındır ve beklendiği gibidir.
Elbette, sizin için işe yarar bir sistem bulun ve oluşturun, ancak sisteminizi daha iyi hale getirmek için daha fazla yöntem aramaya devam edin.
Alıcılarınıza veya müşterilerinize daha iyi hizmet sunmak için problem çözme sisteminizi veya becerilerinizi mükemmelleştirmeye devam edin.
Problemleri ne kadar etkili bir şekilde çözerseniz, o kadar fazla değer yaratırsınız.

2. Daha Üst Düzey Bir Bilişsel Süreç Yöntemi

“Hiçbir problem, sürekli düşünme saldırısına dayanamaz.” ~ Voltaire
Bu bilişsel süreç yeni bir sistem gerektirir.
Yeni bir yöntem bulmalısınız.
Problemi düşünmek ve yeni bir çözüm bulmak için kendinize zaman ayırın.
Bu süreç; sizi daha usta, meraklı ve daha da önemlisi daha derinlemesine bir anlayışa sahip kılar.
Bunun için zamanınız varsa, bu daha faydalı olur.
Fakat bu kolay bir işlem değil elbette. .
Çoğu insan, üst düzey bir bilişsel süreç için yeterli zamanının olmadığı öne sürerek mevcut sistemlere razı olurlar veya güvenirler.

a. “Olabilir” zihniyetiyle ilgili problemlere yaklaşım

Edward de Bono, “Yaratıcılık, bir şeylere farklı bir şekilde bakmak için yerleşik kalıplardan kurtulmayı gerektirir” diyor.
İnsanlar; bir problemle karşılaştıkları pek çok durumda, ne yapabileceklerini sorgulamak yerine; yapmaları gerekenleri yapma eğilimindedirler.
Daha yaratıcı çözümler üretmek için mevcut bir problemin dışında kalmak size düşünmenizde yardımcı olabilir.
Düşünme sürecinizi bir cevap olarak daraltmak gerekir, yani en açık görünen cevap ile.
Harvard Business Review’dan Francesca Gino, “… “Yapabiliriz” anlamında düşündüğümüzde, açık fikirli oluruz ve söz konusu değişimler yaratıcı çözümler üretmemiz için bize ilham verir.” diyor.
Zaman baskısına karşı koyabilir ve kendiniz için bir dakikanızı ayırabilirseniz, iyi seçeneklerle, hatta daha iyi çözümlerle karşılaşırsınız.
“Farzedelim…?” ve “Peki ya…?” daha iyi çözümler için olanak sağlayan sorulardır. Sınırları yeniden düşünün. Bilim adamları bu konuda harikadır.
Hiçbir şey varsaymazlar. Ve sorgulamayı da bırakmazlar.
Görevleri problemleri çözmek için temel varsayımları sorgulamaktır.
Amaç, her şeyi parçalara ayırmak ve mevcut prensibin ötesinde düşünmektir.
Bu süreç, daha iyi çözümler bulmanın yeni yöntemlerine doğru zihninizi bir yolculuğa çıkarır.

b. Daha iyi bir çözüm için, düşünme sürecinde acele etmeyin

Pek çok insan, zor bir kararla karşı karşıya kaldıklarında veya zor bir sorunu çözmeye çalıştıklarında daha fazla düşünmeleri gerektiğini düşünmektedir.
Ancak daha fazla konsantre olmak, ihtiyacınız olan “Evraka Anı” nı zorlamaz. (Yunanca evreka : ‘buldum’ anlamındadır)
Bunun yerine, en iyi seçeneğiniz problemlerden uzak durup ilgisi olmayan bir şey yapmak olabilir.
Beyninize problemi işlemesi için zaman verin.
Sonuçlara hayran kalacaksınız.
Bir görevi düşünmeyi bıraktığınızda, beyniniz arka planda problem üzerinde çalışmaya devam eder.
Bir problemi yaratıcı bir şekilde çözmek ve bir kavrayışa sahip olmak için beynimiz, görsel dikkat dağıtıcılardan kaçma, bilgileri fiziksel olarak engelleme ve başka bir yere bakma eğilimindedir. Fikrinizi görsel bilgilerle doldurmak istemezsiniz, çünkü daha fazla odaklanmak istersiniz ve çok dalgın olduğunuz ‘çevrimdışı moda’ girersiniz.” diyor Northwestern Üniversitesi’ndeki yaratıcı beyin laboratuarında araştırmacı olan italyan Carola Salvi.
Beyninize problemi yeniden düzenleme ve daha iyi bir çözüm bulma fırsatı verin.
Ve çözümün aklınıza hiçbir yerden gelmediği zeki bir anınızda buna güvenmelisiniz, çünkü muhtemelen bu doğru olandır.

c. Kuluçka Döneminin Gücü

Bilim adamları yıllardır “kuluçka dönemini” inceliyorlar.
Uzun yıllar boyunca, bilim adamları problemlere yönelik şaşırtıcı fikirlerin ve çözümlerin insanlara aktif olarak bir çözüm geliştirmeye çalışmadıkları dönemlerde (kuluçka döneminde) daha sık geldiğini bulmuşlardır.
Kuluçka dönemi işe yarıyor çünkü beyniniz sizi rahatsız eden her şeye bir mola veriyor.
İnsanlar, çözmeye çalıştıkları problemle ilgisi olmayan bir şey yapmakla meşgul olduklarında dahi bir dahilik kıvılcımı yaşarlar.
En iyi şekilde yararlanmak için uzun bir kuluçka dönemi gerekmez. Beyninizin yeni bir bakış açısı kazanmasına yardımcı olmak için sadece 10 dakika bile yeterli olabilir.
Bir dahaki sefere probleme hızlı bir çözüm bulmak için cazip kuluçka dönemini hatırlayın ve beyninize sizi şaşırtması için bir fırsat verin.

d. Uyku yardımcıdır

Uyanık olduğunuzda, derin bağlantılar kurmak için çok az zaman tanıyan bir belleğe sahibizdir.
Tersi de doğrudur.
Beyin uykuda olduğunuzda daha iyi bağlantılar kurar, ilgisiz fikirler arasında yeni ve faydalı ilişkiler kurmanıza izin verir.
Bir çok durumda, bir probleme çözüm bulmak için geç saatlere kadar kalmak yerine uyumayı tercih etmeniz daha doğru olanıdır.
Siz uykuda iken beyniniz problemi sizin için çözebilir.

e. Geriye doğru çalış

Bir süreç hakkında düşünürken, aklımızdaki aynı sırayı takip etmek için sık sık sabitleniriz.
Bu yolla geriye doğru çalışmak gibi alternatif bir diziyi takip etmekten kaynaklanan bilgileri kullanma fırsatlarını kaçırırız.
Bazı problemleri daha iyi çözmek için problemdeki kilit işlemleri geri almanız gerekebilir.
Sürecin sonundan bilinçli bir şekilde başlayın ve oradan adım adım ilerleyin.
Tersine mühendislik her şeyi değiştirir.
Beyniniz normalde görmezden geldiğiniz kalıpları fark etmenizi sağlar.
Geriye doğru çalışırken, aklınız yavaşlar.
Daha önce görmediğiniz şeyleri görmeye başlarsınız.
Geriye doğru çalışma, nihai sonuç açıkken bir sorunun ancak ilk kısmı belirsiz olduğunda işe yarar bir yöntemdir.

SONUÇ

Hayat büyük bir labirenttir, ancak engel olan her zaman çözüm yöntemidir.
Pek çok problem, görünüşte alakasız konular arasında ilginç ve daha iyi bağlantılar kurarak çözülebilir.
Daha iyi çözümler gerektiren her durumda, seçeneklerinizi araştırın, temel varsayımları sorgulayın, gelişmiş sistemler kullanın, yeni yaklaşımlar oluşturun, normal sınırları yeniden düşünün, beyninize daha iyi kuluçkalama imkanı verin ve normalde görmezden geldiğiniz kalıpları fark etmek için geriye doğru çalışın.

YAZAR: Thomas Oppong

Yorumlar (0) Yorum Yap

/