İTÜ İşletme Müh. | Editor @CEOtudent
3 Aralık 2018
Algoritma Nedir? Algoritmalar Hayatımızı Nasıl Kontrol Ediyor?
Algoritma kavramı hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Hatta bu içeriğe bile ilgi alanınıza uyduğunu düşünen bir algoritma sayesinde denk gelmiş olabilirsiniz. Peki algoritmalar hayatımızı nasıl etkiliyor? Hayatımızın ne kadar içindeler? Gelin birlikte bakalım.

Algoritma nedir?

Algoritmalar yazılan kodun görünmez parçalarıdır ve bilgisayara belli bir görevin nasıl sonuçlandırılacağını söylerler. Algoritma, bilgisayara belli bir çıktı yaratmak için yapması gerekenleri listeler, bir plan oluşturur. Uzmanlar algoritmaları kendi başlarına iyi ya da kötü olarak düşünmememiz konusunda bizi uyarıyor ve onları programlayan insanlara daha çok dikkat etmemiz gerektiğini söylüyor.

Algoritmalar nelere etki ediyor?

Algoritmalar toplumumuzla ilgili hayati önem taşıyan konular üzerinde karar veriyor: tıp, toplu taşıma, sosyal yardım programları, ceza adaleti gibi.
Hayatımızın her alanında neye dokunsak algoritmaların etkisini görmeye başladık. Google’da arama yaparken, Facebook’ta gezinirken ya da GPS kullandığımız her an algoritmalarla iletişim kuruyoruz. Bunlar sadece Google aramaları ya da alışveriş önerilerinden ibaret değil. Onları mahkeme salonlarımıza, hastanelerimize, okullarımıza davet ettik ve toplumun işleyiş biçimini değiştirecek kararları alır hale getirdik.

“Sayesinde hayat kalitesi iyice artmış olabilir. İklim değişikliği ve enerji temini gibi büyük problemleri çözmek için de yapay zeka yardım edebilecek düzeyde olmalı.”
- Wendy Hall – University of Southampton Bilgisayar Bilimi Profesörü


Algoritmalara karar mekanizmalarını vererek hata mı yapıyoruz?

Makinelerle oldukça karışık bir ilişkimiz var. Siri en ufak bir hata yaptığında ya da GPS trafiği yanlış hesapladığında tüm makinenin sadece çöp yığını olduğunu düşünüyoruz. Bu da yanlış bir yaklaşım. Doğru tutum ise şu: algoritmalara ne körü körüne güvenmeliyiz ne de onları hayatımızdan tamamen çıkarmalıyız. Tabi ki mükemmel değiller. Onları yaratan insanların ön yargılarını içeriyorlar. Buna rağmen inanılmaz etkililer ve hayatımızı kolaylaştırıyorlar.

“İnsan gücünün gözden düştüğü alanlar var ama insanlar ve makineler karşı karşıya olmak zorunda değiller makinelerin bize ne yapmamız ya da ne düşünmemiz gerektiğini söyleyeceği bir dünya yaratmak zorunda değiliz, birlikte çalışabiliriz.”
- Hannah Fry - University College Londan’da Matematikçi


Algoritmalar nasıl hatalar yapabilir?

Algoritmaların da başarılı ve başarısız olduğu alanlar var. Hastalara tanı koymak konusunda çok iyi olsalar da hüküm verme konusunda o kadar iyi değiller. Bunun nedeni de bizim sosyal ilişkilerimizin onlar için oldukça karışık olması. Sosyal ilişkimizi etkileyen belli başlı faktörler yok, milyonlarca faktör var ve bunlar bambaşka sosyolojik koşullarda bambaşka sonuçlar doğuruyor. Amerika’da bazı duruşmalarda hakimler karar vermek için bu algoritmalardan yararlandı ancak bunlar yanıltıcı oldu ve istenilen verim alınamadı.

“Algoritma tabanlı karar verme mekanizmasının ana problemi denetlenebilirliğin eksikliği. Makineler tam bir kapalı kutu haline geldi. Geliştiriciler ve operatörler bile algoritmaların sonuç üretme sürecinin nasıl olduğunu tam olarak anlamıyor. Bu yüzden sürecin şeffaflığı çok önemli.”
- Marc Rotenberg – Elektronik Kişisel Gizlilik Bilgi Merkezi Müdürü


Ne yarattığımızın farkında mıyız?

Bize sağladığı kolaylıklara rağmen çoğu kişinin algoritmalarla ilgili endişeli olduğu alanlar var. Böyle güçlü bir teknoloji bu kadar hızlı yaygınlaşırken gerekli önlemler alınmazsa insan hakları, kişisel gizlilik ve toplum için birçok sorun doğurabilir.
Google ve Facebook gibi platformlar algoritmaların olası sonuçlarıyla yeni yeni ilgilenmeye başladılar. Facebook’un sloganı “Hızlı hareket et ve bir şeyleri kır”. Bu bakış açısı teknoloji dünyasının çoğu için geçerli. Yine de algoritmaların nelere sebep olabileceği ile ilgili artık daha dikkatliler.

“1984 gibi görünecek ama yetkililer hükümet görevlileri değil şirketler olacak. Eğer 10-20 yıl içinde Google çeşitli kuruluşlara ayrılmazsa demokrasimizin geleceği için oldukça endişelenirim.”
-Toby Walsh - University of New South Wales Yapay Zeka Profesörü


Robot-insanlar imkansız mı?

Hala insan ve yapay zeka arasındaki ayrımın kestirilemeyecek kadar azalacağı bir aşamadan çok uzaktayız. Mikroskobik bir iplik kurdu beyninin kopyasını yapmak amacıyla bir çalışma yapıldı. Bu kurdun beyninde sadece 200 nöron olmasına rağmen başarılı olunamadı. Elimizdeki son teknoloji yapay zekalarla mikroskobik boyuttaki bir kurdun beynini bile kopyalayamazken daha kompleks hayvanların beynini kopyalamak bizim için neredeyse imkansız.

Bizim için fayda mı zarar mı getiriyorlar?

Genel boyuta bakarsak algoritmalar hala problem yaratmaktan çok hayatımızı kolaylaştırıyor. Yine de dikkatli olmalı, hızlı hareket etmeden ve bir şeyler kırmadan sakince ilerlemeliyiz.

“İyi yanların kötü yanlara ağır bastığını görüyorum. Yine de belli insanlar bu kötü yanlardan etkilenecek belki de ciddi boyutlarda. Toplum bununla nasıl baş edeceğine karar verecek. Gerçeklik bazı insanları korkutacak ama bugün de gördüğümüz gibi insanlar toplumun bir parçası olmak için internet kullanmaları gerektiğini düşünüyor. Sonuçlardan korksalar bile algoritmaların getirdiği sonuçlarla yaşamaları gerektiğini kabul edecekler.”
- David Clark – MIT’de Araştırmacı Bilim İnsanı

Kaynak 1, 2, 3
5