CEOtudent - reklamcı kafası
5 Haziran 2018
Daha İyi Bir İlk İzlenim Bırakmanın Sırrı
Birisiyle tanışacaksın birazdan. Seni sevmesini istiyorsun. Belki bir iş için tanışacaksın, belki bir arkadaş ortamında veya adını sık duyduğun, sosyal medyada bol bol stalkladığın “o” kişiyle tanışacaksın.

Kim olduğu önemli değil şimdi, seni tanımayan birisi olması bizim için önemli. İlk izlenim önemlidir di mi? Hep söylenir, ilk izlenimin nasılsa ilişkiniz, bu izlenimin doğurduğu yargıya göre şekillenecek diye. Bu önemli yargıyı nasıl olumlu kılabiliriz, hadi buna bakalım?

İlk izlenim için onlarca, hatta yüzlerce ipucu verilir hep. “Gülümseyin. denir, “Ama çok da gülümsemeyin, sizi sulu ve laubali uzak sanmasın. Az da gülümsemeyin, ciddi ve soğuk olarak düşünmesin” diye eklenir. Okurken kafa karıştıran bu gülümseme formülünü gerçek hayatta uygulamaya çalışırken beyni yanıyor insanın. Bu sadece ilk adımdı.
Bunun tokalaşma merasimi var, göz teması sahnesi, dik duruş sınavı gibi küçük gözüken ama hepsi bir araya gelince kafa karıştırıcı bir denklemi var bunun daha. Bu denklemlerde çok dile getirilmeyen ama aslında asıl cevabın gizli olduğu bir X var. Hayatının en önemli elementi bu aslında, ÖZGÜVEN.
Birisiyle tanışırken, bu kişiyle iyi anlaşacağını, onu seveceğini ve onun seveceğini düşünürsen ilişkiye iyi bir adım atarak başlamış olursun. Kendi zihninde bir önyargı oluşturarak kendi ilk izlenimini yaratmış olursun. Karşındakinin seni sevmeyeceğini ve onunla tanışmaktan memnun olmayacağını düşündüğün zaman da ilişkinizi otomatik olarak kötü bir zemine kurmuş oluyorsun.

İlk izlenimin, genel olarak 1 saniyeden kısa bir sürede gerçekleştiğini düşünürsek ilişkinizin temel gidişatı bu 1 saniyeye bağlı diyebiliriz. Gülümseme, dik durma, göz teması gibi etmenlerin ilk izlenimde önemsiz olduğunu söylemiyorum, tüm bunların özgüven temasının etrafında birleşmesi gerektiğini söylüyorum.
Bu konuda 2009 senesinde University of Waterloo’nun yaptığı araştırma da sözlerimi destekler nitelikte:

“Eğer insanlar kabullenmeyi beklerlerse/isterlerse sıcak davranacaklardır, bu da diğer insanların kabul etmelerine yol açacaktır. Reddedilmeyi belerlerse soğuk davranacaklardır, bu daha az kabul görecektir.”

“Kendi kendini gerçekleştiren kehanet” olarak adlandırılan bu durumda, kilit özgüven ve kişinin ilişkiye nasıl baktığında yatıyor.

10

arrow_upward