Nükleer Kaza Sonrasında Çernobil’deki Hayvanlar Radyasyondan Nasıl Etkilendi? 

Arzu Dokuzoğlu

Arzu Dokuzoğlu

İTÜ-Kimya Müh.

Dünyanın en korkunç nükleer kazası olan Çernobil felaketinden yıllar sonra yaşam belirtileri dışlama bölgesine geri dönüyor. Çernobil’deki vahşi hayvanlar, kirlenmiş bölgede çoğalmaya başlıyorlar. Eleştirmenlerce beğenilen HBO dizi Chernobyl’i izleyen turistler kalıntılarla fotoğraf çekiniyorlar. Sonsuza dek yaşanamaz olduğu düşünüldüğünde, Çernobil Dışlama Bölgesi, bu yaşamı kanıtlayan flora ve fauna cenneti haline geldi.


1) Tüm garipliklere karşı hayatta kalabilen Çernobil hayvanları.

Çernobil nükleer santralinde 26 Nisan 1986’da gerçekleşen radyoaktif patlama çevreyi mahvetti. Çernobil felaketinden sonra yayılan radyasyon, Pripyat kenti ve çevresindeki binlerce bitkinin ve ağacın yapraklarını pas rengine çevirdi ve ormanın adını değiştirdi: Kızıl Orman.

İşçiler uzun bir süre sonunda radyoaktif hale gelen ağaçları topladı ve gömdü. Ayrıca Çernobil Dışlama Bölgesinin 1000 mil karesindeki başıboş hayvanların vurulması emri verildi. Her ne kadar bugün uzmanlar, bölgenin 20.000 yıl boyunca güvenli olmayacağına inansalar da sayısız hayvan ve bitki türü sadece hayatta kalmayıp, gelişmiştir.

2) Çernobil afet alanında insanlardan daha fazla ayı ve kurt bulunuyor.

İnsanların Çernobil Dışlama Bölgesinde yaşamaları kesinlikle yasak olsa da birçok başka tür orada yaşamaya devam ediyor. Kahverengi ayı, kurt, vaşak, bizon, geyik, kunduz, tilki, porsuk, yaban domuzu, rakun köpekleri ve 200’den fazla kuş türü Çernobil felaketinde kendi ekosistemlerini oluşturdu. Büyük hayvanlarla birlikte çeşitli balık, solucan ve bakteri popülasyonu da bu ortamı evlerine dönüştürdü.

3) Çernobil’deki hayvanlar diğer hayvanlardan farklı görünmüyor.

Tur rehberleri ziyaretçilere kürklerindeki potansiyel radyoaktif partiküller nedeniyle Çernobil’deki hayvanları evcilleştirmemelerini söylese de bazı biyologlar fiziksel mutasyonların görülme sıklığının radyasyona rağmen daha az olduğunu belirtiyor. Alanda kaydedilen bazı tuhaflıklar var tabii -albino gibi- ancak araştırmacılar ciddi mutasyonların çoğunlukla patlamadan hemen sonra gerçekleştiğini düşünüyor. Bugünün vahşi hayvanları ise normal bir şekilde hayatlarını sürdürüyorlar.


4) Radyasyon, Çernobil’deki böceklerin kökünü kazımış olabilir.

Büyük etoburların ve diğer büyük faunaların aksine böcek ve örümcek sayısında büyük bir düşüş yaşanmıştır. 2009 yılında yapılan Biyoloji Mektupları adlı çalışma, Çernobil felaket alanı ve çevresinde omurgasızların popülasyonunun azaldığını göstermiştir. Benzer bir fenomen, Fukushima Nükleer Santralinde yaşanan kaza sonrasında meydana geldi. Kuş, ağustos böceği ve kelebek popülasyonları azalırken, diğer hayvan popülasyonları etkilenmedi.

5) Normal görünseler de Çernobil’deki hayvan ve bitkiler mutanttırlar.

 Etrafta dolaşan üç başlı inekler olmasa da bilim adamları felaketten etkilenen organizmalarda önemli genetik değişiklikler olduğunu belirtti. Biyolojik Koruma isimli 2001 tarihli bir araştırmaya göre, Çernobil felaketinden dolayı bitkiler ve hayvanlarda genetik mutasyonlar 20 kat arttı. Bölgede üreyen kuşlar arasındaki bazı nadir türler patlamanın radyasyonundan diğer türlere kıyasla orantısız etkiler yaşadı. Ancak artan mutasyonların, türlerin üreme oranlarını, popülasyon büyüklüğünü, genetik çeşitliliğini ve diğer hayatta kalma faktörlerini nasıl etkilediğini anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

6) İnsanların yokluğu, Çernobil’i yabanileştiriyor.

Çernobil felaketi, Dünya’nın insanlar olmadan nasıl olacağı konusunda bir deney sunuyor önümüze. Çernobil çevresinde avlanmak kesinlikle yasaktır ve oralarda yaşamak tavsiye edilmez. Ne kadar az insan olursa doğa o kadar kolay kendisini yeniden inşa edebilir. The Guardian’a göre, bölgedeki hayvanların insanlardan korkuyor ve bölge “Avrupa’nın en büyük yeniden yapılanma deneyi” olarak gösteriliyor. Aslında Çernobil Dışlama Bölgesinde birkaç tür normal şartlardan daha iyi yaşıyor. Mesela kurtlar, diğer radyoaktif olmayan bölgelere kıyasla, yedi kat daha fazla bulunuyor. Aynı şekilde geyik, karaca, kızıl geyik ve yaban domuzu da daha fazla görülüyor.

7) Çernobil’de bulunan köpek yavrularını sahiplenebilirsiniz.

Alanın 27 Nisan 1986’daki tahliyesi sırasında sahiplerinin terk ettiği köpeklerin torunları olan yavrular, ıssız bölgeyi evleri haline getirdi. 2018 yılına kadar radyasyon kirliliği riski nedeniyle bölgeden herhangi bir hayvanı çıkarmak yasa dışıydı. Ama şimdi, radyasyondan temizlenen köpek yavruları, sahiplenilmeyi bekliyor.

8) Nesli tükenmekte olan vahşi atlar, Çernobil sayesinde tekrar ortaya çıktı.

Radyasyonun, Çernobil’deki vahşi yaşam üzerine etkilerini inceleyen uzman İngiliz ekolojistleri Mike Wood ve Nick Beresford, Moğolistan’da bulunan ve nesli tükenmekte olan vahşi bir tür olan Przewalski atının Çernobil Dışlama Bölgesinde büyüdüğünü gözlemledi. 1990’ların sonunda, Çernobil Dışlama Bölgesinin Ukrayna tarafında 20 Przewalski atı serbest bırakıldı. Kamera görüntülerine göre orijinal atların bazılarının hala hayatta olduğu tahmin ediliyor. Çocuk atlar ve tayların fotoğrafları da nüfusun genişlediğini gösteriyor.

Kategoriler: Yaşam

Yorumlar (0) Yorum Yap

/