Vücudumuzun Ceosu: Frontal Lob 

İrem BULUT

İrem BULUT

İstanbul Üniversitesi-Psikoloji

20 Temmuz 2018

İnsan beyni 2 milyon yılda ağırlığının 3 katına çıktı. Sadece 3 kat büyük hale gelmedi, yeni yapılar oluştu. Bu kadar büyümesinin bir sebebi de yeni bir kısım olan prefrontal korteks. Prefrontal korteks bir tecrübe simülatörü. Aynı pilotların uçuş simülatörlerinde pratik yapmaları gibi, pilotlar bunu yaparlar ki uçaklar gerçek hatalar yapmasınlar, insanoğlu bir şeyi gerçek hayatta yaşamadan kafasında tecrübe etme gibi muhteşem bir adaptasyona sahip. Bizi olabilecek kötü sonuçlardan koruyor gibi gözükmekte olan bu hile bizim atalarımızın ve hiçbir hayvanın biz gibi yapamadığı bir durum. Örneğin biliyoruz ki Cold Stone’ın karaciğerli-soğanlı dondurması yok. Hazırlayıp daha sonra iğrenç olduğunu gördükleri için yok değil. Koltuğunuzdan kalkmadan, o dondurmanın kokusunu kafanızda oluşturup, iğrenç olduğunu anlayabilirsiniz. Bu simülasyona verilebilecek bir diğer örnek, farkı bağlamlarda farklı davranışlar sergilememizdir. Aile büyüklerimizin yanındaki davranışlarımızla en yakın arkadaşlarımızla olduğumuzdaki davranışlarımızı karşılaştırdığımızda sosyal bağlamın önemini kolayca görebiliriz. Her iki durumda sesimizin tonu, kullandığımız argo ve küfürlü sözcüklerin miktarı, diyaloğun içeriği oldukça farklılık gösterir. 

Görevleri arasında kişiliğin belirlenmesi, karar verme, sosyal davranışları düzenleme, düşünme mekanizması ve hafıza süreçleri yer alan prefrontal korteks için vücudun ceosu, idari işlevler (executive functions) sorumlusu gibi tanımlar sıklıkla karşımıza çıkmakta. Adından da anlaşılabileceği gibi bu bölgenin en bilinen işlevi beyni ve vücudu idare etmesidir. İyi ve kötü, güzel ve çirkin, geçmiş ve gelecek arasında farkı hep bu bölge sayesinde anlarız. Bu bölgenin temel görevi amaçlarımız doğrultusunda düşünce ve davranışlarımızı yönlendirmektir. Örneğin şu senaryoyu hayal edin; Arkadaşlarınızı akşam yemeğine davet ediyorsunuz. İşten sonra alışverişe gitmeniz ve listedeki ürünleri almalısınız. Zaman kısıtlamanız var, misafirlerinizden önce eve varıp hazırlık yapmanız gerek, verimli bir rota planı yapmak zorundasınız. Ayakkabıcı gibi, ihtiyacınız olmayan bir şeyi satan dükkanlardan uzak durur, mağaza çalışanıyla veya karşılaştığınız bir arkadaşınızla uzun sohbetler yapmazsınız. Frontal lob özellikle yürütücü işlevler, zihinsel esneklik ve problem çözümü konusunda önemli görevlere sahip olmasının yanı sıra kişilik özelliklerimiz konusunda da belirleyicidir.

Frontal Lob ve Kişilik
Frontal lob hasarları sosyal davranış ve kişilik üzerinde değişime neden olabilir, en güzel örneği; Phineas Gage. Gage dinamitlerle çalışan bir demiryolu işçisiydi, talihsiz tesadüfler sonucu 1 metrelik bir demir blok başına saplanmış ve şaşırtıcı şekilde hayatta kalmayı başarmıştır. Söylendiğine göre, bu kazadan sonra Gage’in bilinci bile yerindeydi. Kazadan sonra Gage tüm motor işlevlerini yerine getirebiliyor, yürüyebiliyor, konuşabiliyordu. Bu vakadan sonra zaten o dönemde hakim olan frontal lobun bir işlevin olmadığı görüşü desteklenmiş gibi gözükse de, bir süre sonra Gage’in kişiliği, davranışları tamamen değişiyor. İnsanların söylediklerine göre kazadan önce sorumluluk sahibi biriyken kazadan sonra sabırsız, küstah, agresif ve dengesiz bir insana dönüştü. Sosyal ilişkileri de iş ilişkileri kadar kötüye gitti. Phineas Gage’in başına gelenlerden sonra frontal lobla ilgili araştırmalar yapılmaya başladı. Bu olaydan sonra insanlar frontal lobu önemli bir karakter, duygu ve sosyal ilişki belirleyicisi olarak görmeye başladı. Hem kafatası hem de demir blok Harvard Medical School’da sergilenmektedir. Harlow(doktoru) Gage’in kişiliğini şöyle tanımladı;
‘’Sanki onun entelektüel yeteneği ve hayvanlara meyili yıkılmış. O düzenli biriydi, çalışanlar ona saygılıydı, kazadan sonra değişti, kendi istekleri üzerinde büyük bir inatçılık sergiliyor. Arkadaşlarına karşı sabırsız oldu.’’

Frontal lob hasarının sosyal davranışı etkilediği üzerine yapılan çalışmalardan birinde, maymun gruplarından alfa dişiler seçildi, ve frontal loblarının yarısı alındı, daha sonra maymunlar kendi grubuna dönünce yine alfa karakter sergilediler ama birkaç gün sonra grup hiyerarşisine yenik düşüp tahttan indirildiler. Birçok araştırma aynı sonucu veriyor, grup hiyerarşisine yenik düşüyor ve ölüyorlar. Çünkü artık bir başlarınalar. 
Kaynakça
o Kolb, B., & Whishaw, I. (?). Fundamentals of Human Neuropsychology (7th ed.). New York: Worth Publishers
o Öktem, Ö. (2013). Davranışsal Nörofizyolojiye Giriş (2.baskı). İstanbul: Nobel Tıp Kitapevleri.
o Gilbert, D. (2006). Stumbling on Happiness (1st ed.). United States: Knopf
o Guyton, A.C. ve Hall, J. E. (2007). Tıbbi Fizyoloji (11. baskı). (H. Çavuşoğlu ve B. Çağlayan, Çev.). İstanbul: Nobel Tıp Kitapevleri. (Orijinal çalışma basım tarihi 2006).
İrem BULUT /2018

Yorumlar (0) Yorum Yap

/