İmkansız Kaçış Öyküleri

Özgürlüklerine kavuşabilmek adına insanların yapamayacağı şey yoktur. En yüksek güvenlikli hapishanelerde de olsalar, en kötü şartlar altındaki toplama kamplarında da olsalar insanların her zaman bir kaçış yolu aradığı görülmüştür. Kaçış denemelerinin büyük çoğunluğu başarısız olmasına rağmen içlerinde şansın da yardımıyla dahice kaçış planlarını başarıya kavuşturabilen insanlar vardır. Bu kaçış hikayelerinin en ünlülerine şöyle bir bakalım.
John Dillinger:
1930-1934 yılları arasında Amerika’nın Ortabatı bölgesinde nam salmış banka soyguncusu. Kişiliği, cana yakınlığı ve halkın, ekonomik zorlukların sorumlusu olarak gördüğü bankaları hedef alması nedeniyle bir suçlu olmasına rağmen bazı kişiler tarafından bir halk kahramanı olarak anılmıştır. Birkaç kez tutuklanmış olsa da, tutuklu bulunduğu yerlerden her seferinde kolayca kaçarak polis örgütlerinin baş belası olmuştur. Bu kadar başarılı kaçış sonucunda bir dahaki yakalanmasının ardından, kaçmanın imkansız olduğu düşünülen ve içinde en tehlikeli suçluların bulunduğu Indiana’nın “Crown Point (Taç Noktası)” kasabasındaki hapishaneye atılmıştır. Hapisteyken birkaç saatte yonttuğu ve daha sonra ayakkabı boyasıyla siyaha boyadığı bir tahta parçasını gardiyanlara tabancaymış gibi gösterdi ve ateş edeceğine dair tehditler yağdırdı. Hapishanedeki tüm gardiyanları bir odaya kilitledikten sonra hapishane müdürünün arabasını çalarak kaçmanın imkansız olduğu söylenen Crown Point hapishanesinden firarını gerçekleştirmiş oldu. Bu olay, çevre şehirlerde bu kasabanın adının “Clown Point (Palyaço Noktası)” olarak çevrilmesine yol açmıştır.

Charles Victor Thompson:

1998 yılında eski sevgilisini ve onun yeni erkek arkadaşını öldürmekten dolayı idam cezasına çarptırılan Charles Victor Thompson, 2005 yılında Harris County Houston Hapishanesi’nden kaçarak gazete manşetlerindeki yerini aldı. İlk etapta hücresine gizlice gömlek ve pantolon gibi günlük kıyafetler soktu. Daha sonra avukatıyla bir görüşme yapma talebinde bulundu ve görüşme odasına girer girmez avukat gelmeden hızlıca kıyafetlerini değiştirdi ve kilitli olmayan kapıdan hiçbir şey olmamış gibi çıkıverdi. Çıkışta gardiyanlar tarafından durdurulan Charles’a kimlik sorulsa da hiç paniklemeden soğukkanlılıkla sahte bir hapishane kimliği gösterdi ve gardiyanları kandırdı. Elini kolunu sallaya sallaya firar etti. Ancak kaçtıktan üç gün sonra Shreveport, Louisiana’da bir tekel bayiinin önünde sarhoş bir şekilde telefon kulübesinde arama yaparken yakalandı. 2008 yılında yazar Roger Rodriguez tarafından yazılan “The Grass Beneath His Feet: The Charles Victor Thompson Story (Ayağının Altındaki Çim: Charles Victor Thompson’un Hikayesi)” adlı kitabında hikayesi kaleme alındı. Charles şuan Livingston, Texas’ta ölüm hücresi denilen hücrelerde müebbet hapis cezasını çekmektedir.

Alfred George Hinds: 

Alfred George “Alfie” Hinds, bugün en ünlü İngiliz hapisten kaçış ustalarından biri olarak tanınır. Hayatı boyunca 3 kez en üst düzey güvenlikli hapishaneden kaçmayı başarmıştır. Tüm denemelerini İngiliz hukuk sistemine suçsuzluğunu kanıtlamak için yapmıştır. Hayatının büyük bölümünü, etkileyici hukuk bilgisi sayesinde hukuk istemiyle mücadele ederek geçirmiştir. İkinci Dünya Savaşı’nda asker olarak savaştıktan sonra şehre geri döndüğünde mücevher dükkanı soygunu sırasında yakalanır ve 12 yıl hapis cezasına çarptırılır. İki yıl sonra, hafızasına kazıdığı anahtar kilidinin bir kopyasını yapmayı başarır ve hücresinin kapısını açar, 6 metrelik duvarı tırmanır ve kaçmayı başarır. Bu kaçışının ardından ona “Houdini” Hinds lakabı verilir. 248 günü kaçak olarak geçirdikten sonra 1956’da İskoçya’da tekrar yakalanır ve hapse gönderilir. Duruşmaları devam ederken mahkeme sırasında tuvalete gitmek için izin ister. Bu planın bir parçasıdır çünkü hapishanedeyken kelepçenin kilidinin bir kopyasını yapmayı başarmıştır ve bunun sonucunda kelepçesinin kilidinden kurtulur ve ona eşlik eden iki gardiyanı tuvalete kilitleyip ortadan yok olur fakat 5 saat sonra Londra Havaalanı’nda tekrar yakalanır. Sadece bir yıl sonra, tekrardan başka bir yüksek güvenlikli hapishaneden, Chelmsford hapishanesinden kaçmayı başarır. 2 sene serbest dolaşır ve bu esnada davası için avukatları aracılığıyla sürekli dilekçe verir ve davası bu sefer onun lehine sonuçlanır. Hayatının geri kalanında İngiliz hukuk sistemiyle mücadelesine devam eder ve 1991 yılında vefat eder.

Richard Lee McNair:

Richard, suçlu bir katil olmasının dışında ikna ve kaçış kabiliyetleri konusunda da uzman biriydi. 1987 yılında, berbat bir soygun girişiminde bir adamı öldürdü ve bir kişiyi de 4 yerinden vurarak ağır yaralanmasına

sebep oldu. Bu suçlardan dolayı iki kez ağırlaştırılmış müebbet ile yargılandı. Bu yakalanmanın ardından üç farklı hapishaneden üç yaratıcı
yolla kaçmayı başardı. İlk kaçışında dedektifler ile beraber tutulduğu karakol odasındayken şans eseri bulduğu bir dudak balsamını bileklerine sürerek kayganlaşan kelepçeleri çıkardı ve kaçtı. Kısa bir süre sonra tekrar yakalansa da, atıldığı hapishanenin havalandırma borularını kullanarak
kurtulmayı başardı. 10 ay sonra yine yakalanınca en yüksek güvenlik seviyesine sahip bir hapishaneye kapatıldı ve burada posta çantalarını tamir etme işinde çalıştırılırken bir gün çantalardan birinin içine kurnazca girdi ve beklemeye başladı. Tahmin ettiği gibi bir yük kaldıracı gelmiş ve bütün çantalarla beraber onu da dışarıdaki depoya götürmüştü. Kaçışından hemen sonra her yerde aranmaya başlanan ve bir polis tarafından durdurulan kimliksiz Richard Mc- Nair, laf cambazlığı yaparak sadece polisi kandırmakla kalmadı, aynı zamanda yön tarifi de aldı. Washington’dan British Columbia Kanada’ya geçmeyi başardı. Ancak bir süre sonra burada da yakalandı ve şu an bulunduğu Colorado’daki çok yüksek güvenlikli hapishanesindeki beton hücresinde hayatını geçiriyor.

Frank Morris
Clarence Anglin
John Anglin

Issız bir ada üzerinde inşa edilen ve çok kötü şartları olduğu için 1963’te kapatılan Alcatraz, korkunç bir hapishaneydi. Alcatraz’da, 36 farklı kişi tarafından 14 farklı kaçış girişimi olmuştu. Bunlardan 23’ü sağ olarak yakalandı, 6’sı kaçış sırasında vurularak öldürüldü, 2’si boğuldu ve 5’i kayıplar listesine karıştı. 1961 yılında üç mahkum kendi kaçış planlarını yaparlar ve 11 Haziran 1962’nin gece arısında uygulamaya koyarlar. Bu üç mahkum, elektrikli süpürge motorundan yaptıkları matkaba benzeyen bir aletle hücrelerindeki betonu bir seneye aşkın süre deldikten sonra oluşan delikten en yakın havalandırma borusuna, oradan da çatıya tırmandılar. Çatıya ulaştıktan sonra su borularına tutunarak aşağı indiler ve yaptıkları bir botla San Francisco’ya doğru kaçtılar. Ayrıca kaçtıklarının sabaha kadar anlaşılmaması için tuvalet kağıdı, sabun ve kendi saçlarını da kullanarak maketler yapıp üstlerini örtmüşlerdi.

Alfred Wetzler – Rudolf Vrba

Bir milyondan fazla Yahudi’nin Naziler tarafından fırınlarda pişirilerek, gaz odalarında zehirlenerek veya tıbbi deneylerde kullanılarak öldürüldüğü Auschwitz katliam kampında esir olan Yahudi asıllı Alfred Wetzler ve Rudolf Vrba, katledilmemek için yakınlardaki bir odun yığınının altına girerek saklanmışlardı. Koku köpekleri ve şeytan ruhlu askerler kampı sürekli olarak aradığı için Alfred ve Rudolf; tam 4 gün boyunca hiç kıpırdamadan, ses çıkarmadan, aç ve susuz beklediler ve en sonunda 2 asker üniforması, 1 harita ve yeteri kadar konserve yiyecek çalarak 133 kilometre yürüyüp Polonya sınırına ulaştılar.

Kategoriler: Tarih, Uncategorized @tr

Yorumlar (0) Yorum Yap

/
Exit mobile version