Havas İstanbul CEO’su Erol Batislam ile Filtre Kahve

Esra Nur Gördük

Esra Nur Gördük

Operations Coordinator @ceotudent

31 Mayıs 2017

Erol Batislam; medya ve iletişim alanında faaliyet gösteren dünyanın önde gelen pazarlama ve iletişim grubu Havas’ın yöneticisi. Taksim’de, ayak bastığımız an yaratıcılık ruhunu hissettiğimiz ferah bir ofiste oldukça samimi bir şekilde karşılandık. Batislam ile reklamcılıktan, dijital dünyadan, girişimcilikten ve kendisinin öğrencilik hayatından bahsettiğimiz çok faydalı bir röportaj gerçekleştirdik. Değerli görüşlerini bizimle paylaştığı için kendisine teşekkür ederiz.

Havas Worldwide Grubu’ndan ve Türkiye’deki faaliyetlerinden biraz bahsedebilir misiniz?

İletişim; dijitali, medyayı ve kreatif tarafı içine alan çok geniş bir yelpaze fakat her şey datadan yani sıfırdan başlıyor. Bizim yaptığımız işi ise datayı fikre çevirmek ve bunu medyada büyütmek olarak tabir edebiliriz. Yine datalardan yola çıkarak çalıştığımız markaların kimliğini, kişiliğini, mesajını hangi mecralarla buluşturacağımızı belirliyoruz. Sakız satıyorum, deterjan satıyorum diyebilirsiniz çok düz bir şekilde. Bir markanın satışlarındaki artışın yanı sıra, daha geniş bir çerçeveden baktığımızda insanların akıllarına daha önce gelmeyen bir şeyleri getirebilmek, katma değer yaratmak biz iletişimcilere asıl nefes aldıran şey.


Edebiyata olan ilginizle beraber bu yönünüzün iş hayatına yansımalarından biraz bahsedebilir misiniz?

Bizim işimizin en temelinde empati kurmak yatıyor. İletişim, insanların hafızasında yer edinme işi. Bir adım ötesi, markaların doğru zamanda hatırlanması sağlamak. Bu da ancak derine inmekten ve duygularla bağlantı kurmaktan geçiyor. Hafızada daha uzun süre kalabilmek için reklamlarda ağlatıyoruz, güldürüyoruz, şaşırtıyoruz. Duygularla en güçlü bağlantıyı kurabilmenin ve insanlara yalnız olmadıklarını hissettirebilmenin en doğru yolu da edebiyat. Sanat hayatın tesellisi bana göre. Aslında, reklamcılıkla veya medyayla ilgili kitaplar değil sizin okumanız gereken kitaplar. Edebiyatla ilgilenirseniz insanları daha iyi tanırsınız, daha doğru gözlemleyebilirsiniz.


“Para kazanmanın ötesinde motivasyonları olan insanlar sektöre kazandırılmalı.” cümlesi size ait. Rekabetin çok sert hissedildiği bu sektörde siz motivasyonunuz nasıl koruyorsunuz? Motivasyon kaybettiğinizde nasıl tekrar yenilenebiliyorsunuz?

Yaratıcı sektörlerde mücadelen hep kendinle olmalı. “Üretmeliyim” baskısı altında devamlı yeni fikir yumurtlamak kolay bir şey değil. Motivasyon; dışardan gelmez en büyük bulgu bu, içinde varsa başkalarına bulaştırabilirsin en fazla. Biraz da kendine saygıyla ilgili bir durum. Değişmez kuraldır; parayı merkeze koyarsan para senden kaçar. Yaptığın işi severek, hakkını vererek, elinden ne geliyorsa ortaya koyarak icra etmek seni heyecanlandırmalı. Düştüğün zamanlarda ise debelenmeyeceksin, bir süre uzaklaşacaksın. Kafanı durduracaksın. Ben meditasyon yapıyorum, yürüyüş yapıyorum hatta bu akşam basketbol maçım var.


Aynı zamanda oldukça dinamik bir sektördesiniz. Trendler sürekli değişirken, bu alanda varlık gösterebilmek için neleri göz önünde bulunduruyorsunuz?

Trendi takip eden yanlış yapar bence. “Bu bir trend” dediğin zaman o trendin sonlarına gelmiş oluyorsun zaten. Her up trend düşüşe geçmeye mahkum olduğu için, trendi sen yakalamadığın sürece var olandan belli bir süreliğine yararlanabilirsin sadece. Potansiyel trendleri tespit edebilmek asıl mesele. Sosyal medyanın da etkisi büyük. Her mecranın fonksiyonu ayrı ayrı olsa da bunlar gerçek hayatta var olan şeyler ki trend olmayı başarıp dijitalde de karşımıza çıkıyor. Her şey teknolojiyle sarmalanmış vaziyette. Ben nasıl kod yazıldığını çocuğum öğrensin isterim. Kod, geleceğin dili çünkü. Geleceğe dair yetkinlikler kazanmak önemli. Diğer ucu da en başta bahsettiğim insan psikolojisinin derinine inebilmek.


Girişimcilik hakkında ne düşünüyorsunuz?

Girişimci bir merkezde kendi işini yapmanın duygusu tarif edilemez. Beraber bir işi yapabilmek için lazım olan ekip ruhu girişimcilikle yakalanabiliyor. Fikir ve kaynak bulmak gerçekten uzun bir süreç. Girişimcilikle ilgilenen gençlerin sabırla, birlikte çalışabilmekle ve destek görmekle ilgili bir imtihan süreci var. Bir yandan da o kadar güzel bir zamandasınız ki, sınır yok.


Üniversite hayatınız nasıl geçti? Unutamadığınız bir anınızdan bahseder misiniz?

Ben Gazi Üniversitesi’nde İşletme öğrencisiydim fakat benim sülalem doktor. İşletmeye girdim ve iki sene sonra okuldan atıldım. Bizimkilere ilk etapta söyleyemedim tabii. Çalıştım, kuryelik yaptım, Fransızca kursuna gittim, biraz bunalıma girdim sonra tekrar üniversite sınavına girdim. Tekrar Gazi Üniversitesi İşletme bölümüne girdim. (Gülüyor.) Af falan çıktı daha önce verdiğim dersleri bir şekilde saydılar fakat mezun olmam galiba toplam 7 yılımı almıştır. 🙂 Benim üniversite dönemimi ve hayatımı kurtaran şey AISEC oldu. Belçika’da, İngiltere’de yaptığım stajlar benim için çok önemliydi. Üniversite, sadece zarf üzerindeki pul bana göre. İçindeki mektup yani karakter, istek ve donanım önemli olan. Şahsen ben birini işe alırken bu kriterlere dikkat ediyorum.


Son olarak, okuyucularımıza ne gibi tavsiyeler vermek istersiniz?

Çok şey bildiğinizi hissediyor olabilirsiniz. 20’li yaşlarda insana öyle bir özgüven duygusu geliyor. Cesaret güzel bir şey ama duvara toslamak da güzel bir şey. Her vurduğun duvar sana bir şey öğretiyor. Erken deneyip erken başarısız olup ders çıkarmak için ideal dönemler çünkü kariyerinizde olgunlaştıkça daha garantici bir tutum sergileme eğiliminiz artıyor. Tecrübe, benim zamanında yediğim sıcak bir ekmeği size bayat olarak ikram etmemdir. Dolayısıyla çok tatlı gelmez insanlara. Farkında olmadan başkalarının düşüncelerini ödünç alıyoruz. Kendinizce bunları içinizde size has bir şeylere dönüştürmeniz gerekiyor. İşte o zaman kendi sesinizi bulacaksınız. Kendi sesinizi bulmak hayatınızda çok kritik bir noktaya taşır sizi. Bulamazsan zaten mutsuzsun.

“Hayatta benim için ne anlamlı?” , “Nerede güçlü hissediyorum?”, “Neyden keyif alıyorum?” . Kendinize bu üç soruyu sorun. Kariyerinizi bu üç çemberin kesişimine inşa edin. İşte o zaman dünyanın en mutlu insanısınız.

facebook-paylas2 new-twitter-paylas2

Yorumlar (0) Yorum Yap

/