Şehir ve Bölge Planlamacısı, Tasarımcısı. Sivil Haklar Savunucusu.
29 Ocak 2018
Unutulmaya Yüz Tutan Barışçıl Çevre Koşulları
Ne yazık ki günümüzde yaşadığımız çevre barışçıl koşullara sahip değil. Günlük yaşantımızda, medyadaki ve çevredeki olumsuz etmenler kaliteli bir yaşam sürdürmeyi zorlaştırıyor. Olumsuz etmenlerden en çok psikolojik ve sosyolojik olarak etkileniyoruz. Bu durum tabii ki son bulmalı ve bilgi kirliliği, doğru bilinen yanlışlar gibi konularla mücadele edilerek bu olumsuz etkiler giderilmeli.
Çevresel barışçıl koşulların olmamasından duyulan rahatsızlık dünyanın her yerinde yankılanıyor. Ancak aynı zamanda insan hakları ihlallerine tanık olmak istemesek de tanık oluyoruz.
Barışçıl koşulların bozulmasına hangi etmenler neden oluyor?
- Yerel yerleşimleri hedef alan ölümcül saldırılar,
- Özellikle İslam dinine, müslümanlara, savunmasızlara karşı yapılan saldırganlık, ayrımcılık, nefret söylemine dayanan insan hakları ihlalleri,
- Olumsuz olayların medyada fazlasıyla yer alıyor olması, bir diğer ifadeyle bilgi ve algı kirliliği.
Bu noktada önemli bazı kavramları irdelemeyi gerekli buluyorum. Örneğin; barışçıl çevresel koşullar derken bireylerin insan hakları ihlallerine maruz kalmadan temel haklarını elde ederek sağlıklı iletişim, saygı, hoşgörü çerçevesinde yaşamlarını sürdürebildikleri çevrelerden bahsediyorum.
Çok sık karşılaştığımız terör kavramıyla ilgili ilk aklımıza gelen "Terör diye birşey neden var?".  Bu süreçte ilk aşamada dikkat edilmesi gerekenler kötü olaylar karşısında moral bozmamak ve onlardan çok bahsetmemektir. Bu, aynı zamanda bilgi ve algı kirliliği ile mücadele etmenin bir yoludur.
Barışçıl koşulların bozulmasına neden olan etmenler dünyanın farklı yerlerinde farklı yorumlanıyor. Gündemin dünyanın farklı yerlerinde farklı yorumlanması normal iken yanlış anlamalar ve aşırı davranışlar ile istemesek de karşılaşmak zorunda kalıyoruz.
Çok önemli olarak, İslam dini ve müslümanlar hakkında, araştırma yapmadan, bu inancı ve inananları doğru bir şekilde anlamadan, bilinçli olarak onlara hakaret etmek, saldırgan davranmak, ayrımcılık yapmak, zan altında bırakmak suçtur.
Aslında nelerden bahsediyor olmalıyız? Bu soru çok büyük önem teşkil ediyor, çünkü hiç kimsenin insanların haklarına saldırmaya, morallerini bozmaya, tehdit altında tutmaya hakkı yok.
Unutmayın ki sadece söyleyerek veya arkadaşlarınızla, tanıdıklarınızla konuşarak karşı tepki vermiş olmuyorsunuz. Çevresel koşullarınızı iyileştirmeniz için çalışmanız gerekir ve çevresel koşullarınızı iyileştirmek için çalıştığınızda karşı tepki vermiş olursunuz.
Şimdi aslında nelerden bahsediyor olmamız gerektiğine gelecek olursak, öncelikle mutlu olmasını bilmeliyiz. Bu konudaki tavsiyelerimi 2. blogpostumda inceleyebilirsiniz: (https://ceotudent.com/zamani-verimli-degerlendirmek-icin-altin-degerinde-15-ilke)
Barışçıl çevresel koşulların geri kazanılabilmesi için gezegenimizin doğal koşullarını koruyabilmemiz gerekiyor. Gezegenimizin en önemli gündem maddelerinden biri iklim değişikliği. İklim değişikliğine adaptasyon konusunda yapmamız gerekeni yapıyor muyuz? Gezegenimizi korumak için gerekenleri yapıyor muyuz?
İnsanların yaşamları boyunca ilgilenecekleri ortak birçok konusu var ve olacak. Ortak konular, saygı, hoşgörü çerçevesinde ele alınabilmeli. Barışçıl çevresel koşullar bireysel ve kitlesel olarak teşvik edilmeli. Barışçıl çevre koşulları için yerel ve ulusal tepkiler, küresel tabanda eşitlik, hakkaniyet ve homojenlik gözetilerek buluşabilmeli.
0

arrow_upward