Okullar Başarıya Engel mi? İşte Eğitim Sistemimizdeki 6 Temel Sorun

Gerek dünyada, gerek ülkemizde; yıllarca eğitim sistemimizde bazı şeylerin yanlış olduğunu düşündük. Peki bunlar neydi?
Çocuklar ve gençler çok hızlı değişen bir hayata hazırlanmak için okula giderler. Fakat okullarımız ve eğitim sistemimiz, uzun yıllar boyunca kendilerini değiştirmemiştir. Önde gelen fikir insanları da günümüzde kullanılan bu eğitim sisteminin Sanayi Devriminden geldiği fikrine katılıyor.

Eğitim sisteminin tek amacı, insanlara bir fabrikada çalışmaya istekli olmalarını sağlamaktır. —Seth Godin

Eğitim sistemi, Sanayi Devrimi ve onun imajının çıkarları doğrultusunda modellenmiştir.  —Ken Robinson

1) Sanayi Devrimi Değerleri

Sınıflarda öğrenciler toplu halde eğitimlerini görüyor, zil çaldığında ise ders bitiyor. Bütün gün öğrenciler onlara verilen talimatlar dışında pek bir şey yapmıyor (Oturun, kitabınızı açın, 3 numaralı soruyu çözün, konuşmayın gibi). Verilen talimatlara en çok uyan öğrenci ise ödüllendiriliyor.

Günümüzde kullanılan bu sistem; Sanayi Devrimi zamanlarında bir fabrika işçisi için de çok önemliydi. Başarıları, verilen talimatların ne kadarını yerine getirdikleriyle ölçülürdü.
Günümüzde ise sadece talimatlara uyan bir öğrencinin hayatta başarılı olması ne kadar beklenebilir? Yaşadığımız zamanın değerleri; yaratıcı, fikirlerini başarılı bir şekilde iletebilen ve insanlarla uyum içinde çalışabilen insanları istiyor. Sanayi Devrimi değerlerinde kullanılan eğitim sisteminde; öğrencilerin bu yeteneklerini geliştirmesi pek mümkün görünmüyor.

2) Özerk Olma Eksikliği

Okullarda, öğrenciler gün boyunca bağımlı ve kontrol altında olarak zamanlarını geçirirler. Ders süresi ve ders arası tamamen okulun kontrolü altında olur.

Günümüzde ise; bir proje üstünde çalışıyorsak ya da işimizi yapıyorsak, kendi zamanımızı kendimiz kontrol ediyoruz. Ne yapacağımızı ve ne zaman yapacağımızı kendimiz belirlemek zorundayız.
Gerçek hayat ile okul hayatında zaman kontrolü ve plan yapma modeli biraz farklı görünüyor; Öğrencilerin kendi planlarını yapabilme ve organizasyon yeteneklerinin gelişebileceği bir ortam oluşmuyor. Sadece onlara verilen program doğrultusunda hareket edebiliyorlar.
Uzmanlara göre özerklik, öğrenciler için büyük önem taşıyor:

Özerklik doğuştan gelen psikolojik bir gereksinimdir.  —Dan Pink

Öğrenciler okullarını sevmiyor, çünkü okuldayken özgür olamıyorlar —Peter Gray

3) Yapay Öğrenim

Güncel eğitim sistemi yapay unsurlar üzerine kurulmuştur. Çünkü tamamen hatırlamaya ve ezbere dayalıdır. Sistem, “genel bilgi seti” adı altında her öğrencinin bilmek zorunda olduğunu iddia eder. Ardından da belli aralıklarla öğrencinin hazır bilgiyi ne kadar ezberlediği ölçülür.

Bu sistemin yapay olduğunun kanıtı ise; Çoğu öğrencinin sınavdan sonra ezberlediği bilgileri unutmasıdır.
Öğrenciler sabahlayarak onlara verilen hazır bilgiyi ezberler ve sonrasında ise unuturlar.
Öğrenim süreci daha derin ve yapaylıktan uzak olabilir. Fakat ölçülen tek şey öğrencilerin sınav sonuçlarıdır.

4) Öğrencilerin İlgi Alanlarına Değer Verilmemesi

Eğitim sistemi aynı zamanda büyük bir tek tipleşme yaratıyor. Her öğrenci aynı bilgiyi, aynı zamanda, herkesle aynı yoldan alıyor. Bu durum aynı zamanda insan olmanın temeline aykırıdır. Her insan birbirinden farklıdır ve farklı yollardan geçer. Herkesin farklı ilgi alanları ve hedefi vardır. Bunu yapabilmek için ise; Kişinin önce ne yapmak istediğini bilmesi gerekir. Okulların bu konuda öğrencilere yardımcı olduğunu söyleyemeyiz.

Bir öğrencinin, hayatındaki en önemli sorulara cevap verebileceği bir ortam yaratılmıyor. “Hangi konuda iyiyim?” “Hayatta ne yapmak istiyorum?”

5) Öğrenme Yöntemi

Her öğrencinin nasıl öğreneceği ve ne kadar sürede öğreneceği değişkendir. Aynı zamanda hangi kaynakların nasıl kullanılacağı da öğrencinin en verimli nasıl öğrendiğine bağlıdır. Eğitim sisteminde bu farklılığa yardımcı olabilecek bir uygulama bulunmuyor.

Örneğin; X öğrencisi Y öğrencisinden biraz daha yavaş öğreniyorsa, anında başarısız olduğuyla ilişkilendirilir. Tek ihtiyacı olan şeyin doğru kaynak ve biraz daha zaman olduğu düşünülmez.

6) Ders Süreci ve Teknolojiden Uzaklık

Öğrenciler, günde 5 saatin üstünde dersler alıyor. Khan Academy’den Sal Khan, çoğu eğitim sisteminin temel olarak insandan uzak olduğu görüşünde.

30 tane öğrenci. Hepsi susmak zorunda ve birbirleriyle etkileşime girmelerine izin verilmiyor.

Aynı zamanda, ders süreci içerisinde öğrencilerin anlama seviyesinde farklılıklar olabiliyor. Ders ne olursa olsun, diğer öğrencilerden ileride olduğu için sıkılan ve geride olduğu için kafası karışan öğrencinin arasında aksaklığa uğrayacaktır.

Günümüzde her bilgi internet sayesinde önümüze gelebiliyor. Teknolojik gelişmeler, herhangi birine, istediği konuyu öğretebilecek duruma geliyor. Fakat eğitim sistemi, kontrolü kaybetme korkusu yüzünden bu kaynakları olabildiğince sınırlamaya çalışıyor. WhatsApp’ta sınıf grubu kurmak ve sınıfta projeksiyondan belgesel açmak dışında teknolojik gelişmelerin eğitimde yeteri kadar efektif kullanılmadığını söyleyebiliriz.

Görüş Bildirin!

Daha iyi bir kullanıcı deneyimi için
görüşlerinizi bekliyoruz