Dünya Ekonomisinin 2020 Korkusu: Resesyon

Dünya ekonomisini 2020’de küresel resesyon ve finansal krizin bekleyip beklemediğine yönelik tartışmalar 2018 yılının ortasından bu yana giderek yoğunlaştı. Kronik kapasite fazlası sorunu yaşayan dünya ekonomisi bir daralma dönemine girerken, ABD ile Çin arasında gelişen ticaret savaşı, ABD’nin bu savaşı Avrupa ülkelerini de kapsayacak biçimde genişletme eğiliminde bulunması 2020 yılında gerçekleşmesi beklenen ekonomik bir krizin ihtimalini arttırıyor.
Son G-20 Zirvesi’nde ABD ile Çin arasında diyaloğun canlandırılması, bu endişelerde bir gerileme yaratmış görünüyor. Fakat, endişeleri en aza indiren gelişme; görüşmelerin tekrardan başlamasaydı. Ancak bu görüşmelerin başarıyla sonuçlanmasının önündeki engeller halen yerli yerinde duruyor ve aşılabilmiş değil. Küresel düzeyde imalat sanayi performansını ölçen PMI İmalat Endeksi’nin Haziran ayında 2012’den bu yana en düşük düzeye inmesi, Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı verilerine göre; uluslararası sermaye hareketlerinin 3 yıldır gerilemesi, 2018 yılında yabancı sermaye yatırımlarının küresel düzeyde yüzde 13 gerilemesi başlıca engeller olarak göze çarpmaktadır.
Çin ekonomisinin de yavaşlamaya devam ettiğini gözlemlemek mümkün. Dünya ekonomisinde adeta bir öncü gösterge olarak bilinen Güney Kore ihracatı artış hızı da Haziran’da son 3,5 yılın en düşük düzeyine geriledi. Japonya’da ihracat altı aydır sürekli düşüyor. Japonya imalat sanayi performansını ölçen Tankan İndeksi; 2016’dan bu yana en dip noktada seyrediyor. Avrupa cephesinde ise  Financial Times gazetesinin aktardığına göre; Fransa hariç tüm ekonomilerde üretim düşüyor. Bölgenin en güçlü ekonomisi Almanya’da 2019 için büyüme oranı beklentisi yüzde 1,6’dan yüzde 0,6’ya çekildi.
Dünya Bankası’nın, 2019 yılı için büyüme beklentisini azaltarak yüzde 2,6 ile resesyon sınırına çektiği görülüyor. (Dünya ekonomisi için yüzde 2,5-3 aralığı resesyona giriş sınırı olarak kabul ediliyor.) Bu ekonomik daralma, şirketlerin borçlarını servis etme kapasiteleri üzerinde olumsuz etki yapıyor. Bu etki hızla bankalara, varlık piyasalarına doğru yayılıyor. 

Bu kadar veri, bilgi ve tahminin ışığında, 2020 yılında bir resesyon olasılığı zayıftan güçlü seviyesine geçmiş durumda gözüküyor. Bu olasılık olası bir ABD-Çin ticaret savaşı ortamında hızla artacaktır. Resesyonun gerçekleşmesi durumunda, bunun bir finansal kriz yaratma eğilimi de mevcut.

Yorumlar (0) Yorum Yap

/