İTÜ - İşletme Mühendisliği | Editör @ceotudent
3 Mart 2018
Dokunarak Dünyayı Gören ve Resmeden Görme Engelli Ressam: Eşref Armağan
Eşref Armağan, hiç görmediği şeyleri dokunarak, hissederek çizebiliyor; onları hiç görmediği renklerle renklendiriyor ve boyut, perspektif kazandırarak canlandırıyor. Hayatı belgesellere konu olan, bilim insanları tarafından beyni incelenen bu adam, adı neredeyse tüm dünya tarafından bilinen bir Türk ressam.
İşte, dokunarak hayalinde canlandırdığı resimleri, kağıda dökerek anlamlandıran Eşref Armağan’ın yaşam öyküsü…
...

1953 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Eşref Armağan, dünyayı merak eden, eline aldığı her cismi inceleyen, çevresindekilere sorular sorarak keşfeden bir çocuktu.

Görmezliğinin düzelmeyeceğini bildiği için, dünyayı görmeden keşfetmeyi öğreniyordu.
...

Kabartmalarına dokunarak, eline alarak keşfettiği cisimleri çizmeye başlayan Armağan’ın en büyük destekçisi, babasıydı. Bir kelebeği eline almak istemesi üzerine babası, ona bir boyama kitabı alıp, şekilleri kesip etrafını çivileyerek Eşref Armağan’ın şekilleri anlamasını sağladı.

Günlerini babasının yanında baca boruları keserek ve resim çizerek geçiriyordu. Bu yüzden, onun merakını ve resim konusundaki hevesini gören babası, ona bu konuda destek oluyordu.
...

Sıra renkleri anlamaya gelmişti. Babası, boya kalemlerini sırayla dizmesiyle renkleri ezberleyen Armağan, hala boyalarını belli bir sırayla kullanmaktadır.

Bu görsel Rachell Burk'e ait. Eşref Armağan'ın çocukluğunu çizmiş.
Şimdi, boyalarını hep koyu renk alıyor Eşref Armağan, daha sonra açık rengine ulaşmak istediği boyalarını beyazla açmayı tercih ediyor.
...

6 yaşında kalemle kağıt üzerine çizerek başladığı, 18 yaşında parmaklarıyla kağıt üzerine, daha sonra kartona yağlı boya ile yaptığı resimleri, çok beğeniliyordu. Çevresindekilerin, resimlerine boyut kazandırmasını söylemesi üzerine Armağan’ın gölge eklemeyi, perspektifi öğrenmesi gerekti.

İnsanlara “Gölge ne renk? Işık nasıl eklenir?” gibi sorular sorduğunda karanlığı siyah, aydınlığı ise beyaz ile göstermesi gerektiğini; ışığın geldiği tarafın aydınlık olması gerektiğini söylediler. Kuru boya ile yapamayınca, akrilik boya ile denemeye başladı. Resimlerine gölge eklemeyi ilk kez denediğinde heyecanla babasına gösterdi, ancak babası, iki tane elma çizdiğini söyledi.
...

İnsanların tarifleri üzerine yaptığı çizimi babasına gösterdiğinde, babasının iki tane elma çizdiğini söylemesi üzerine çaresiz kalan Eşref Armağan, resim tutkusundan vazgeçmedi. Marmara Üniversitesi’nden bir resim öğretmeninden yardım istedi.

Marmara Üniversitesi’ndekiler, kabartma bir külahla perspektifi anlattılar. Böylece Armağan, resimlerinde perspektifi kullanmaya başladı.

Eşref Armağan’ın resimleri, yurt dışında da Amerika, Çin, İtalya gibi birçok ülkede sergilendi. Discovery Channel’da “Real Super umans (Gerçek Süper İnsanlar) belgeseline, aynı zamanda “The Colors of Darkness (Karanlığın Renkleri)” isimli ödüllü belgesele konu oldu.

Discovery Channel, Eşref Armağan’ı Floransa Meydanı’na götürmüş, Felipo Brunoleci’nin imzasını taşıyan vaftizhanenin küçük bir maketini vererek onun, yukardan ve önden görünüşünü çizmesini istediler. Çizerken, herkes sessiz kalmıştı, Eşref Armağan başarısız olduğunu düşündü ama sonra herkes alkışlamaya başladı. 600 sene sonra, üç kaçışlı perspektifi çizen ilk kişi olmuştu.
...

Harvard Üniversitesi nöroloji bilim dalındaki profesörler beynini incelediler: Normal gören insanların bir şeye baktığında beyninde hareketlenme olan kısmında, Eşref Armağan’ın parmaklarıyla bir şeye dokunduğunda hareketlenme olduğunu tespit ettiler.

Eşref Armağan, kendini öyle geliştirmişti ki, nesneleri adeta dokunarak görüyordu.
...
Gözleri görmeden, hiç sanat eğitimi almadan, renkler, boyut ve perspektifi kullanarak resim çizen Eşref Armağan, bu özelliğiyle adı tarihe geçmiş bir ressam. Aynı zamanda, kendinize gerçekten inanırsanız, imkansız diye bir şey olmadığının en güzel kanıtlarından biri…
...

Dilerseniz kendisinin TED konuşmasını izleyebilirsiniz. ?

7

arrow_upward