MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE İLERİ GÖRÜŞLÜLÜĞÜ

Mustafa Kemal Atatürk ün ileri görüşlülük vasfını bilmeyen duymayan yoktur ama pek az kişi onun yıllar öncesinden gelecekle ilgili verdiği bilgileri bilir. Atatürk ün kehanetleri kitabından ve daha bir çok kaynaktan seçerek hazırladığım bu yazıyı yine Atatürk ün  ‘Beni görmek demek, behemehal yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir’ sözünün eşliğinde   geleceğe ışık tutan fikirleriyle sizleri baş başa bırakıyorum .

RADYO VE SiNEMA HAKKiNDAKi GÖRÜSÜ 

Atatürk’ün radyo ve sinema hakkindaki sözleri onun “ileri görüslü”lügünü bir kez daha kanitliyor. – “Sinema,gelecekteki dünyanin bir dönüm noktasidir.Simdi bize basit bir eglence gibi gelen eglence olan radyo ve sinema bir çeyrek asra kalmadan yeryüzünün çehresini degistirecektir.Japonya’daki kadin,Amerika’daki zenci,Eskimo’nun ne dedigini anlayacaktir.Tek ve birlesik bir dünyayi hazirlamak bakimindan sinema ve radyonun kesfi yaninda tarihte devirler açan matbaa,barut,Amerika’nin kesfi gibi olaylar oyuncak nispetinde kalacaktir.” Bu sözler radyonun emekleme,sinemada ise yeni yeni çalismalar yapildigi bir dönemde ifade edilmistir. Bir diger önemli nokta ise “Tek ve Birlesik Dünya ” düzeninden bahsetmesidir.Bana kalirsa herkesin internet’i tanimasi bu olayi kavramasi için bile yeterlidir.
RUSYA’NiN GELECEGi
Kurtulus Savasi sirasinda en büyük destegi Rusya’dan alan Mustafa Kemal,savas sonrasinda ise iliskileri belli bir düzeyde sürdürüyordu.Çünkü Lenin’den sonra iktidari ele geçiren Stalin Rusya’yi keyfi bir sekilde yönetiyordu… 1936 yilinda Atatürk her zamanki gibi Çankaya’daki aksam yemeklerinde ülkenin sorunlarini konusurken,masadakiler sik sik Pasam,Ruslar söyle ileri adimlar atiyor,ekonomide,sanayide,askeri alanda söyle basarili oluyorlar diye anlatiyordu. Atatürk’ün bunun üzerine yemegi birakip masanin üzerindeki içinde meyvelerin bulundugu tabagi aliyor ve yere atacakmis gibi yapiyor.Masadakilere :
“Eger bunu yere biraksam kaç parça olur?” diye soruyor. “40 parça olurdu Pasam”diyorlar. “Hayir..” diyor Atatürk,soruyu yine tekrar ediyorlar,ayni cevabi aliyor.Bunun üzerine “Bilemediniz…” diyor. Ve devam ediyor:
“Biraz sabredin…Yurtta Sulh,Cihan’da Sulha sarilin.Çünkü 60 yil sonra Rusya 60 parça olucak.Bu nesil Bolsevik ihtilali yapti.Kan kussa,kizilcik yedim der.Ogullari da babalarinin istikametinde gider.Ama ondan sonraki nesil Rusya’yi 60 parçadan böler…”
Bu sözler 1936 yillarini söyle bir hatirlayalim..Henüz daha ii.Dünya Savasi çikmamis ve Rusya büyük bir güç olmamisken,bu söz söylenmistir.Anlattigi seyler 64 yil sonra gerçeklesmistir.Atatürk devam etmistir: –
“Bu gün Sovyetler Birligi dostumuzdur,komsumuzdur,müttefikimizdir.Bu dostluga ihtiyacimiz vardir.Fakat,yarin ne olacagini kimse bugünden kestiremez.Tipki Osmanli gibi,tipki Avusturya Macaristan imparatorlugu gibi parçalanabilir,ufalanabilir.Bu gün Rusya’nin elinde simsiki tuttugu milletler avuçlarindan kaçabilirler.Dünya yeni dengeye ulasabilir.iste o zaman Türkiye ne yapacagini bilmelidir.Bizim,bu dostumuzun idaresinde dili bir,inanci bir,özü bir kardeslerimiz vardir.Onlara sahip çikmaya hazir olmaliyiz.Hazir olmak yalniz o günü susup beklemek degildir.Hazirlanmak lazimdir.Milletler buna nasil hazirlanir?Manevi köprüleri saglam tutarak..Dil bir köprüdür.inanç bir köprüdür.Tarih bir köprüdür.Köklerimize inmeli ve olaylarin böldügü tarihimiz içinde bütünlesmeliyiz.Onlarin bize yaklasmasini beklemeliyiz,bizim onlara yaklasmamiz gerekliligidir.Rusya bir gün dagilacaktir.O zaman Türkiye onlar için örnek bir ülke olacaktir.”diyen Atatürk :
“Türkiye 21 nci Yüzyili sekillendiren Avrasya için bir kilit ülke konumundadir.Onlar bizi örnek alacaklardir.” diye görüsünü bildiriyor. Atatürk’ün ileri görüsünü 1999 yilindan 2000 yilina girerken gözlem yapan ve gazeteleri televizyonlari yani kisacasi dünyayi takip eden herkes su an bile anlayabilir
AVRUPA BiRLiGiNiN KURULUCAGiNi BiLiYORDU…
Atatürk dis politikaya da önem verilmesini çok iyi biliyordu.Türkiye’nin komsularinda meydana gelebilecek olaylardan etkilenebilecegini savunan Atatürk bir aksam Çankaya Köskü’nde çocukluk ve mahalle arkadasi Asaf ilbay’in da aralarinda bulundugu dostlarina dis siyaset hakkinda dis siyaset hakkinda sunlari anlatir: –
“Bir Balkan Birligi’ne lüzum vardir.Beni birakiniz ki firkamin lideri olarak Balkanlar’da bir seyahat yapayim.Balkan devlet adamlariyla konusayim ve efkari umumiyeyi hazirlayayim.Dünyanin ufuklarinda kara bulutlar görüyorum.Balkan Birligi kurulabilirse,bir Avrupa Birligi’ne yol açilabilir.Bati devletleri de er geç birlesmis olacaklardir.”
Avrupa Birligi düsüncesi ilk olarak ancak ii.Dünya savasi sonrasinda ortaya çikabilmistir.1960’larin basinda Bati ülkeleri tarafindan üzerinde konusulmaya baslanmis olan bu düsünce,1980’lere gelindiginde ancak genislemeye baslayabilmistir. Oysa ki,Atatürk bakislarini bir noktada yogunlastirarak dalgin bir halde israrla sunlari sunlari söylüyordu:
“..Evet,bir Balkan Birligi ve sonra da Bati Devletleri Birligi beseriyeti ve uluslari,görünür görünmez felaketlerden koruyabilir.Yoksa insanligin basina gelecek sefalet ve istiraplara ölçü yoktur.Dünya bir uçurama dogru gidiyor…” 
UÇAKLARLA iLGiLi KEHANETi
Atatürk uçaklarin henüz daha birakin savaslarda kullanilmasini normal günlerde bile kullanilmadigini ve birçok kimse için ölüm kutusundan baska bir sey olmayan günlerde ,Fransa’da Abidin Daver’e söyledigi uçaklarla ilgili söyle demistir:
“Teyyareler gün gelecek savaslarda önemli roller oynayacaktir.”
1908 yilinda söylenen bu söz ,Abidin Daver’in hiç aklina yatmadigini itiraf etmistir.Çünkü o yillarda uçagi savasta kullanilmasi akillarda dahi yok gibi bir seydi. 

15 YIL HÜKÜM SÜRECEKSIN… Atatürk hakkinda yapilmis birçok kehanet vardir. Bunlarin en ilginci onun el falina bakan bedevinin söyledikleridir. Mustafa Kemal arkadaslari ile Bingazi’ye, Trablusgarp savasina katilmaya gidiyordu. Yolda bir Bedevi’ye rastladilar. Bedevi el falina çok iyi baktigini ve genç subaylara da isterlerse bakabilecegini söyledi. Hepsi ellerini açarak bedevinin söylediklerini dinlemeye basladi. Sira Mustafa Kemal’e gelince, o önce baktirmak istemedi ama arkadaslarinin israri karsisinda, sonunda o da elini bedevi’ye açti. Bedevi ele bakar bakmaz yerinden siçradi ve heyecan içinde ; “Sen padisah olacaksin,” dedi ve ilave etti “15 yil hüküm süreceksin.” Genç subaylar gülüstüler ve yollarina devam ettiler. Aradan yillar geçti, Mustafa Kemal Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaskani oldu. Cumhuriyetin 14. yilinda hastalandi. Karacigeri kötüye gittiginde çevresindekiler ona “Artik içme, Pasam” dediler. Atatürk onlara bir zamanlar yolda rastladiklari falci bedevi’yi hatirlatti ve gülerek, “Arap vaktiyle söylemisti. Bizim padisahlik nasil olsa 15 yil sürecek…Hesapça bu son senemizdir…” Yil 1938 ‘di… 

Atatürk birçok defa gelecege ait olaylari büyük bir kesinlikle haber vermisti. Atatürk 1931 yilinda, 2.Dünya savasi’nin patlamasinin yakin oldugunu söylemis ve bu konudaki düsüncelerini General McArthur’a söyle anlatmisti. “Versay antlasmasi, 1.Dünya Savasi’na yol açan nedenlerden hiçbirini ortadan kaldirmadi. Tersine rakipler arasindaki uçurumu büsbütün derinlestirdi. Simdi içinde yasadigimiz baris dönemi, sadece bir ateskesten ibarettir. Avrupa’nin gelecegi Almanya’nin alacagi tavra baglidir.” General McArthur’a göre,savasin 1940-1945 yillari arasinda çikacagini söyleyen Atatürk, Almanya’nin ancak Amerika’nin savasa katilmasi ile yenilecegini ifade etmistir. Atatürk hayatinin sonlarina dogruda söyle diyordu ; “Bir dünya savasi yakindir.Bu savas sonucunda, dünyanin durumu ve dengesi bastanbasa degisecektir.” Atatürk, Mussolini hakkinda da su görüslerini açiklamisti: Mussolini bir maceraperesttir. Milletini bir uçuruma sürüklemektedir. Her tarafa saldiriyor. Bu adam yüzünden, çok simarmis olan bu millete dersini vermeyi çok isterdim, lakin yakinda bir küçük millet onlara layik oldugu dersi verecektir. Ve sunuda hatirlatirim ki, bir gün gelecek, Mussolini’yi kendi milleti linç edecektir.” Bu görüsleri aynen gerçeklesmistir.

Atatürk, Kurtulus savasindan çok önce, bir Türkiye haritasi çizmisti.

ATATÜRK’ÜN 1907’DE ÇIZDIGI T.C. HARITASI :

Atatürk, Kurtulus savasindan çok önce, ittihatçilarin Trakya’da 1907’de yaptiklari bir toplanti sirasinda, bir Türkiye haritasi çizmisti. Orada bulunanlarin anlattiklarina göre, o günkü Osmanli devleti sinirlariyla hiçbir ilgisi olmayan ve o zaman hiçbir anlam veremedikleri bu harita, gelecekte, yine Atatürk’ün kuracagi Türkiye Cumhuriyeti’nin haritasi olacakti. Haritada bugünkü sinirlarimiza uymayan tek bir fark vardi ;Atatürk, bizden ayrilmasina gönlünün bir türlü razi olmadigi Kerkük’ü de Türkiye topraklarina katmisti.

ATATÜRK’ÜN ÖNSEZILERI :

Bunlar bir gün olacaktir… Görürsünüz, isitirsiniz…
Prof. Dr. Afet Inan “Atatürk hakkinda hatira ve belgeler” adli kitabinda ilginç bir hatirasini naklediyor.
Atatürk 09 ocak 1936 Persembe günü, dil ve tarih cografya fakültesi’nin açilis dersinde okumasi için Afet Inan’a :
“Tarih belgelerinin ilerideki kesifleri buna dayanacaktir. Her tarihi kisinin söyledigi sözler toplanabilecek ve böylece biz onlari kendi seslerinden ve sözlerinden dinleyebilecegiz.” diyerek yaziyi verir.
Buna karsilik Afet Inan :
“Bu çok uzak bir gelecekte belki olabilecek kesfin benim ifadem olarak verilmesine cesaret edemiyecegimi” kendisine söyledigim zaman cani sikildi ve söyle dedi :
“Bunlar bir gün olacaktir…Görürsünüz, isitirsiniz…”

30 yil sonra :

Atatürk tarafindan bu yazinin verilmesinden 30 yil sonra yine ayni ay ve günlere tesadüf eden, 01 Ocak 1966′ da söyle bir haber yayimlandi :
“Venedik’in Saint Georges Adasi’ndaki Benedictis Manastiri Labratuvarlari’nda, manastir rahiplerinden Pellegrio’ nun yönetiminde, seslerin ayirimi esasina dayanan çok dikkate deger arastirmalar yapilmaktadir. Italya Içisleri Bakanligi, 1962 ‘de baslayan bu çalismalari kontrol etmektedir. Fakat elde edilen sonuçlar halen açiklanmamistir. Saint Georges Adasi’ndaki bilim kurulunun geçmise ait sesleri toplayacak, elektronik araçlar üretmeye çalismaktadirlar. Bilim adamlari özellikle Demosten, Pitagor ve Jul Sezar’in söylevlerinden kendi sesleri ile parçalar elde etmeye ugrasmaktadirlar.”
Haberin sonunda ise daha açiklayici bilgilerin su anda verilemeyeceginden bahsediliyordu.

ATATÜRK’ÜN GÖRDÜGÜ SON RÜYA :

26 Eylül 1938 tarihinde Atatürk, rahatsizligi ile ilgili olarak ilk defa hafif bir koma atlatmisti.Prof.Dr.Afet Inan,olayi söyle anlatiyor :
“O geceyi rahatsiz geçirdi,ilk hafif komayi o zaman atlatmisti.Ertesi sabahki açiklamasinda” :
“Demek ölüm böyle olacak” diyerek “uzun bir rüya gördügünü” söyledi ve “Salih’e söyle ,ikimizde bir kuyuya düstük, fakat o kurtuldu” dedi.
Atatürk’ün, burada “kuyuya düsme” sembolü ile gördügü rüya vizyonu,kendisininde söyledigi gibi ölümün habercisiydi.
Salih Bozol’un kuyudan kurtulmasi ise bilindigi gibi, Atatürk’ün vefat ettigi gün, buna çok üzülen Salih Bozok’un da intihar etmesi ve sonunda onun kurtarilmasini simgeliyordu.
Iste bu ATATÜRK’ün son rüyasi idi… 

Ankara’da yabancı diplomatların da bulunduğu bir toplantıda Majino hattından söz açılmış; yabancılar bu savunma hattını çok övmüşlerdi.
Atatürk söylenenleri dinledikten sonra der ki:
“Nasreddin Hocanın türbesini biliyor musunuz? Cephesi duvarla örülüp kapısına kocaman bir kilit asılmıştır. Fakat üç tarafı tamamıyla açıktır.”
Fransızlar, Almanların Fransa’yı istila etmelerini önlemek için sınıra, o zamanlarda aşılması mümkün görülmeyen, Majino Hattı olarak adlandırılan bir savunma hattı yapmıştı.
İkinci Cihan Savaşı’nın başlaması ile birlikte 1939 yılında Alman ordusu, Majino hattını 12 saatte geçerek Paris’e girmişti.
Atatürk’ün bu konudaki görüşü doğrulanmıştı.




Yorumlar (0) Yorum Yap

/