Atatürk ve Çocuk: Atatürk’ün Çocuklar ile İlgili Söylediği Değer Dolu Sözler

Buse Selin ESEN

Buse Selin ESEN

26 yaşında. Bilim Uzmanı. 2 kedi, 1 köpek annesi.

Atatürk ve çocuk dendiğinde herkesin aklına “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” gelir. Dünyada eşi bulunmayan asil bir davranışla bu bayramı çocuklara armağan eden Atatürk, ülkenin geleceğinin onların ellerinde olduğunu bilir. 

Tüm Türk çocukları, onun birer parçası, yaşatıcısıdır. 

Minnetle, saygıyla ve özlemle anıyoruz.


Atatürk’ün Çocuklar ile İlgili Söylediği Değer Dolu Sözler

“Çocuklar geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimizdir. Bugünün çocuğunu, yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir.”

atatürk ve çocuk


“Gelecek için hazırlanan vatan evlatlarına, hiçbir güçlük karşısında yılmayarak tam bir sabır ve metanetle çalışmalarını ve öğrenim gören çocuklarımızın ana ve babalarına da yavrularının öğreniminin tamamlanması için hiçbir fedakarlıktan çekinmemelerini tavsiye ederim.”

atatürk ve çocuk


“Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz.”

atatürk ve çocuk


“Hedefe yalnız çocukları yetiştirmekle ulaşamayız! Çocuklar geleceğindir. Çocuklar geleceği yapacak adamlardır. Fakat geleceği yapacak olan bu çocukları yetiştirecek analar, babalar, kardeşler hepsi şimdiden az çok aydınlatılmalıdır ki, yetiştirecekleri çocukları bu millet ve memlekete hizmet edebilecek, yararlı ve faydalı olabilecek şekilde yetiştirsinler! Hiç olmazsa yetiştirmek lüzumuna inansınlar! Okullardan başka; gazeteler, küçük dergiler köylere kadar yayınlanıp dağıtılmalıdır. Bizim köylümüz ne gazete ne dergi okumaz. Bilenler bilmeyenleri toplayıp, okutmayı, onlara okumayı anlatmayı bir vazife bilmelidir.”


“Çocuk sevgisi insan sevgisi için bir ihtiyaçtır.”

atatürk ve çocuk


“Bir gün ulusu sizin gibi beni anlamış gençliğe bırakacağımdan çok memnun ve mesudum.”


“Türkiye Cumhuriyetinin, özellikle bugünkü gençliğine ve yetişmekte olan çocuklarına hitap ediyorum: Batı senden, Türk’ten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer bugün batı teknikte bir üstünlük gösteriyorsa, ey Türk Çocuğu, o kabahat da senin değil, senden öncekilerin affedilmez ihmalinin bir sonucudur. Şunu da söyleyeyim ki, çok zekisin!.. Bu belli. Fakat zekanı unut!.. Daima çalışkan ol!”

atatürk ve çocuk


“Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize talihin hududu ne olursa olsun, en evvel, her şeyden evvel Türkiye’nin istiklaline, temeli benliğine, milli geleneklerine düşman olan unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir.”


“Çocuklarımızı artık düşüncelerini hiç çekinmeden açıkça ifade etmeye, içten inandıklarını savunmaya, buna karşılık da başkalarının samimi düşüncelerine saygı beslemeye alıştırmalıyız. Aynı zamanda onların temiz yüreklerinde; yurt, ulus, aile ve yurttaş sevgisiyle beraber doğruya, iyiye ve güzel şeylere karşı sevgi ve ilgi uyandırmaya çalışılmalıdır.”

atatürk ve çocuk


“Milletin bağrında temiz bir nesil yetişiyor. Bu eser (Türkiye Cumhuriyeti Devleti) ona bırakacağım ve gözüm arkamda olmayacak.”

atatürk ve çocuk


“Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin çocukların yardımıyla meydana gelir.”


“Gençler! Cesaretimizi güçlendiren ve sürdüren sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve kültür ile, insanlık değerinin, vatan sevgisinin en değerli örneği olacaksınız.”

atatürk ve çocuk sevgisi


“Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve sürdürecek sizsiniz.”

atatürk ve ülkü


“Biz her şeyi gençliğe bırakacağız… Geleceğin ümidi, ışıklı çiçekleri onlardır. Bütün ümidim gençliktedir.”


“Çocuklar her türlü ihmal ve istismardan korunmalı, onlar her koşulda yetişkinlerden daha özel ele alınmalıdır.”


Atatürk ve çocuk sevgisi, yalnızca onun söylediği sözlerle anlatılamaz. Kimi anılarla da Atatürk’ün çocuklara verdiği değer anlaşılır. O, her zaman çocuklarla sohbet etmeyi çok severdi. Birçok çocukla yakından ilgilenir, mutlulukla gözlerindeki parıltıyı izlerdi. Bu yüzden yazımızı benim de ilk okuduğumda çok sevdiğim bir anı ile sonlandırıyoruz.

Ünlü yazar Ercüment Ekrem Talu, Cumhuriyet’in ilk zamanlarında Atatürk ile bir çocuk arasında geçen konuşmayı şu şekilde aktarıyor:

“Bir sabah Çankaya sırtlarında beraberce gezmeye çıkmıştık. Gazi yanımıza sokulan bir çocuğu yakaladı. Çelik bakışlarıyla alemi etkileyen gözlerini onun yüzüne dikip gülümseyerek sordu:

—Adın ne senin bakayım?

— Cemil.

— Çankaya’da mı oturuyorsun?

— Yok. Ayrancı’da.

— “Mektebe gidiyor musun?” Çocuk başını öne doğru hızla eğdi.

— E… Ne okuyorsun mektepte?

— Her bir şeyi okuyoruz.

— “Peki, ben kimim, Cemil?” Çocuk zeki bakışlarını Ata’nın üzerinde gezdirdi.

— “Sen Gazi Paşa’sın.” Ata gülümsedi.

— Olmadı, Cemil. Ben Gazi Paşa değilim. Beni benzettin sen.

— Yok, benzetmedim. İyi biliyorum, sen Gazi Paşa’sın.

— “Nereden biliyorsun?” Çocuk kendinden emin bir tavırla: “Çünkü” dedi, “Sana hiç kimse benzemez.”

Çelik gözler bulutlandı. O eşsiz kafanın içinden kim bilir ne düşünceler geçti o anda!

— Cemil, sen büyüdüğün zaman ne olacaksın?” Cevap o ufacık ağızdan tereddütsüz çıktı:

— Asker olacağım.

— Asker olup da ne yapacaksın?

— Düşman bu topraklara bir daha ayak basacak olursa onu buradan kovacağım.” Gazi bir şey demedi. Küçücük Cemil’i kollarından tuttu, kaldırdı, alnına sıcak bir öpücük koydu. Sonra onu oyuna iade edip de yoluna devam ederken bize döndü. Başlangıcı kendi zihninde kalan cümleyi bize hitap ederek tamamladı:

— Evet… Öyledir. Milletin bağrından temiz bir nesil yetişiyor.

Bu eseri ona bırakacağım, gözüm arkamda kalmayacak.”

Her zaman saygı, minnet ve özlemimiz seninle olacak. Emanetin bizimle.

Aşağıda Atatürk’ü gören şanslı çocuklar ile ilgili duygusal bir de belgesel yer alıyor:

Kategoriler: Alıntılar

Yorumlar (0) Yorum Yap

/