Yoğun Çalışma Döneminde Zihni Rahatlatmanın 3 Yolu

Çağatay Gültekin

Çağatay Gültekin

CEOtudent - reklamcı kafası

6 Nisan 2017

Bir proje döneminde olduğunu düşün. İster okulda, ister girişiminde, ister uluslararası bir şirkette. Üretkenliğinin, yaratıcılığının ve sabrının doruklarında olması gereken bu günlerde, üçünün de yavaş yavaş eridiğini gözlemliyorsun değil mi? Sürekli çalışmaktan, aynı şeyi düşünmekten, problemi çözmek için çareler aramaktan kendini yorgun ve bitmiş hissedebilirsin. Merak etme, bu o kadar doğal ki. Kendini ayakta tutmak için, daha iyi odaklanabilmek için çeşitli yöntemlerin olabilir. Odanın ısısını ayarlamaktan, sandalyede oturma açısına kadar birçok değişkeni en ideal şekilde ayarlayarak kendini işine vermek için elinden geleni yaparsın. İçtiğin kahvenin sayısını unutmuş olup gözlerini ovmaktan ellerini çürütmüş olabilirsin. Tamam kabul, biraz abarttık ama ne kadar yorulduğunu göz önünde canlandır diye yaptık bunu. O an bu yazıyı hatırla.


Kısa zihinsel koşular yap.

Başarılarla dolu spor geçmişi olan bir girişimci Lewis Howes, sprint denen depar koşularını, çalışanlara öneriyor. Hayır, yerinden kalk ve bir koşu git gel demiyoruz. Zihninle minik koşulara çık. Kısa bir süreliğine bir şeye odaklanmak, zihninin enerjisini korumasına yardımcı olacak. Bir iş üzerinde çalışırken, onu parçalara ayır. Biraz çalış, dinlen, çalış, dinlen ve bu döngüyü sürdür. Hem üzerinde çalıştığın konuya ilgini kısa sürede kaybetmeyeceksin, hem de zihnini daha az yoracaksın.


Zihnini yormayacak işler yap.

“Öz” kitabının yazarı Greg Mckoewn diyor ki

“Aynı anda iki işi zorlanmadan yapabiliyoruz. Bulaşık yıkarken radyo dinlemek, yerken konuşmak ve daha nicesi… Fakat aynı anda iki şeye konsantre olamıyoruz.”

“Ee, ben bunu zaten biliyordum.” diyebilirsin. O zaman, Mckoewn’in bu sözünü neden yazdığımızı açıklayalım. Aynı anda iki şeye konsantre olamama durumunu lehimize çevirebiliriz. Bir problemi çözmeye çalışmayı bıraktığımız an, aslında beynimiz çalışmaya devam ediyor. Zihnimizi yormayacak aktivitelerde bulunduğumuzda, beynimize daha fazla çalışma alanı bıraktığımız için farkında olmadan çözüme daha kolay ulaşabiliriz. Yürümek, koşmak, yüzmek, yemek yapmak, temizlik yapmak gibi çeşitli aktivitelerle zihnimizin daha rahat çalışmasına olanak sağlamış oluruz.


İpuçlarının peşini bırakma.

Yaptığın projede, gözlem yeteneğini olabildiğince geliştirmen lazım. Bakış açını değiştirerek durumları değerlendirmen ve sana yardımı dokunacağını düşündüğün tüm ipuçlarını takip etmelisin. Hiç beklemediğin ama her an gözünün önünde olan bir çözüm seni bekliyor olabilir. Kaybettiğin bir eşyayı düşün. Genelde hep gözünün önündedir aslında ama o an göremediğin için bambaşka yerlere bakarsın.

Sana bir video ile bir başka örnek verelim. Arşimet’in suyun kaldırma kuvvetini bulma hikayesini hep birlikte izleyelim. Farklı bir bakış açısının bilim ve dünya tarihini nasıl değiştirdiğini görelim.

facebook-paylas2 new-twitter-paylas2

Yorumlar (0) Yorum Yap

/