Yaşamak da zor ölmek de!

Ali Cem Ergüven

Ali Cem Ergüven

Tasarım, Yeni Ürünler, Gençlik Koçluğu

4 Aralık 2017

Şu zavallı dediğimiz hayvanlar var ya,
Bizdik halbuki onları zavallı yapan,
Betonların üstünde yaşamaya mahkum eden,
Azıcık sevgi verip sonra nankör yüzünü gösteren,
Bir anda sokağa atan,
Onlarsa şaşkınlıklarını bir ömür boyu atamadılar üzerlerinden,
Dolaşa dolaşa yine bir beton köşe buldular kendilerine,
Sadık olmalarının gereğini burada da yaptılar,
Ve o beton köşeyi yine yerleri belirlediler,
İşte bu nedenle siz arabanızla geçerken o köpekleri hep aynı yerde gördünüz, en yerler hiç düşünmediniz,
Belediyeler sadece bir küpe takmakla yetindi,
Olmasaydı aramızda birkaç cennetlik insan, halleri daha da beterdi,
Yine de yetmedi ve hastalandılar,
Onlar için yaşamak zordu harbiden,
İnsan dünyasında, insanın eziciliğinin altında ezilmeden nefes almak bile zordu,
Öyle lüks klübeler falan da istemezlerdi zaten,
Dört kışlık, üç tane de yazlık yer istemezlerdi,
Sadakatle bulundukları bir yer en güzel ve en kafi evdi,
Ne var ki ne zaman yemek bulacakları belli değildi,
İnsanın çevrelediği dünyada nereye kadar gitseler yine insan, yine insan,
Mecbur oldular kaderlerine,
Yine de akşam olunca savunmak için kalelerini, havladılar sadakatleri için,
İnsan bundan bile ürktü, bu sefer de şikayet etti zavallıları,
Ne yapsalar da hayatta kalsalardı, insan geldiğinde kafaları aşağıdaydı aslında,
Onlar da anlam veremedi; bir köpeğin havlamasından evla ne olabilirdi ki,
İnsan kendi dilinde mi cevap beklerdi ki onlardan,
Zor kışlar geçiriyor, sıcak yazlar yaşıyorlardı,
Ne var ki bazıları hastalanıyor ve ölmeden önce günlerce can çekişiyordu,
Onları görmemek üzere gözlerini kapatan insan, en fazla telefonunun ekranında görüyordu onları, belki vah diyor belki onu da demiyordu,
Zalim olmuştu, gaddar olmuştu insan, yaşam hakkına saygısı kalmamıştı,
Öyle ki, kendini bile betonların arasına gömecek kadar kafası çalışmıyordu,
Kendi hevesleri için kuruttuğu doğal çevrede kendini bile betonla kandırır, güya modern(!) çevre ile, güya kendi ürettiği malla kendini mutlu etmeye çalışırdı,
Oysa kendi yarattığı, büyük yaratıcının yarattığı güzelliklerin en bed taklidi olsa bile aradaki uçurumu görmeden devam ederdi yapmaya,
Bunları güzel diye anlatırdı ama kendisi de düştüğünde anlayacaktı, asıl mutluluk bu olamazdı,
İşte o günlerce can çekişen yavru bugün ölüyor, ölümün de onlar için ne kadar zor olduğunu bi tasavvur edebilseydi keşke insanlık.
Bu milyarlarcasının bazıları vardı ki onların hatrına duruyordu gök kubbe, yoksa yıkılırdı inan,
Herşeyi insanlar için olan hastanelerden ibaret sanmasaydı, neden hayvan hastaneleri yok, neden hayvanlar için toplu konutlar yok, neden yaptıklarımız doğaya uymak yerine doğayı yıkıyor diyebilseydi keşke,
O zaman belki de adaletli bir dünya olurdu bu dünya, yaşamak kadar ölmek de zor olmazdı o küçük yavru için, gözlerimin önünden gitmeyen zavallının yemek bile yiyemeyecek hale gelişini nasıl unuturum bilmem. Açken yiyememenin ızdırabını hayal dahi edemiyorum. Çıkmak üzere olan canı için şimdiden ruhu şad olsun.
Gözlerini açsaydı ve görebilseydi insan, onlar için nasıl, yaşamak da zor, ölmek de…
Kariyer Macera Dolu Bir Oyun: İşte Bunlar da Hile Kodları

Yeni bir oyuna başladığımızda öğrenecek çok şeyimiz oluyor. Her oyun keşfettikçe haz aldığımız, engelleri aştıkça heyecanlandığımız, öğrendikçe harika hissetti...

Kariyer Macera Dolu Bir Oyun: İşte Bunlar da Hile Kodları Kariyer Macera Dolu Bir Oyun: İşte Bunlar da Hile Kodları

Yorumlar (0) Yorum Yap