Topluluklara Özel Sosyal Ağ Girişimi: Okto [Röportaj]

Okto, tüm toplulukların kesintisiz iletişimleri için kullanabildikleri bir sosyal ağ alt yapısı. Onu özel kılan ise üyeleri belli olan herhangi bir topluluk grubuna tamamen kendilerine özel ve yine kendilerinin kontrolünde kapalı bir iletişim ve dayanışma ortamı sağlaması.

Biz de Okto’nun kurucu ortaklarından Özer Akıncı ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.


Okto fikri nasıl ortaya çıktı?

Ortağımla birlikte komünite oluşturmak ve değer üretme konusunda tecrübeler edindik. Bir iş adamları derneğinde yöneticilik yaptım, Buğra dijital reklam çalışmalarıyla markalara hedef kitleleriyle buluşturduğu projeler gerçekleştirdi. Hatta yazılım ekibimizin açık kaynak kodlu projeleri var ve yazılımcı komünitesi kurmuş durumdalar. Bu işlerin bu kadar içinde olunca ihtiyaçları çok yakından tespit etme fırsatımız doğdu ve Okto’yu yarattık.


Okto ne kadar zamanda ortaya çıktı?

Okto’yu ürün olarak kurgulamaya karar verdikten sonra müşterilerle daha detaylı bir ihtiyaç çalışması yapmak için beta çalışmalar yaptık. İş adamları derneğinde yaptığımız beta çalışmasında sponsorluk anlaşması bile yapınca modelimizin doğrulamasını görmüş olduk. Bu süreç devam ederken altyapımızı ölçeklendirmek adına 6 ay gibi bir süre harcadık.


Okto ekibi kimlerden oluşuyor?

Okto’yu geliştirmeye alanında uzman bir ekiple yola çıktık. Ben SAP danışmanlığı, IT yöneticiliği tecrübelerine sahibim ve TOBB Tümsiad gibi STK’larda görev alıyorum. Buğra, dijital pazarlama konusunda uzman. Hayalimizdeki ürünü gerçeğe dönüştürme kısmında Akif görev alıyor. Tüm kurumsal kimlik çalışmalarımızı ise Serkan üstleniyor.


Okto kimlere nasıl fayda sağlayacak?

Komünite olmanın önemi her geçen gün artıyor. Sağlıklı bir komünite hem yöneticilerine hem üyelerine değer katıyor. Biz de Okto ile hayatında Facebook grubu olan, WhatsApp ile istediğini yeterince alamayan komünitelere hitap ediyoruz. Hedef kitlesiyle buluşmak isteyen markalar, çalışanlarıyla ve tedarikçileriyle iletişimini güçlendirmek isteyen şirketler, teknokentler, kuluçka merkezleri, vs… Kısaca sahip oldukları komünitenin network olarak gücünü artırmak ve değer üretmek isteyenlerin hayatını değiştiriyoruz.


Okto’yu oluştururken ne tür zorluklarla karşılaştınız?

Yazılım ekibi kurmak ve yönetmekte çok zorlandık. Bir de her girişimci gibi tahminler yaparken çok iyimser davranmışız. Bunun zararını da gördük.


Okto’yu oluştururken ne tür imkanlardan faydalandınız?

İTÜ Çekirdek, TEB Girişim Evi, Microsoft BizSpark Plus, Turkcell Partner Adaylığı gibi bir çok programdan destek aldık.


Okto’nun sizin için zirvesi nedir?

Okto’yu konumlandırdığımız alanda bizimki gibi bir iş modeliyle çalışan bir startup henüz yok. Almanya’dan başlayarak globale açılmak bu işin zirvesi olur sanırım bizim için.


Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Girişimcilik ekosistemi için bir şans olduğunu düşündüğüm CEOtudent’a bu keyifli sohbet için teşekkür ederim.

facebook-paylas2 new-twitter-paylas2

Görüş Bildirin!

Daha iyi bir kullanıcı deneyimi için
görüşlerinizi bekliyoruz