Shakespeare Gibi Soneler Yazan Sanatçı Ruhlu Yapay Zeka: Bard

Yapay zekanın giderek farklı alanlara yayılması sonucu birçok alanda birbirinden farklı türde çalışmalar yapılmasına neden olmuştu. Farklı alanlarda yapılan bu çalışmalar hem yapay zekanın gidişatının ne kadar artarak ilerlediğini hem de hayatımızda yapay zekayı hemen her yerde karşılaşacağımıza birer örneklem oluşturmaktadır. Son olarak dünya edebiyatının kilit taşlarından olan William Shakespeare’in ölümünden yaklaşık 400 yıl kadar sonra tıpkı onun gibi şiir ve soneler yazan Bard isimli bir yapay zekanın geliştirilmesi oldu.
m4rg9k - Shakespeare Gibi Soneler Yazan Sanatçı Ruhlu Yapay Zeka: Bard
Toronto ve Melbourne Üniversiteleriyle IBM’in ortak çalışmaları sonucu tarihin en sanatçı ruhlu yapay zekası olan Bard geliştirilirken yazılımın hem eski alfabetik tonlamalarla hem de anlamlı paragraflar oluşturma becerisiyle yoğun bir taklit çalışması sonucu oluşturulduğu belirtildi. Yazılımın kelimeleri fonetik yerine daha çok yazımsal ele alması ileri seviyede 16.yüzyıl edebiyatının en önemli parçası olan soneleri yazmasını kolaylaştırdı.

Bard nasıl şiir yazıyor?

sf1lyr - Shakespeare Gibi Soneler Yazan Sanatçı Ruhlu Yapay Zeka: Bard
Başlangıç olarak kelime oluşturma, kelimeleri ve anlamlarını makineye öğretme, cümle kurabilme becerisi ve cümleleri bağlayabilme karar mekanizmasının verilmesi konusunda çok fazla sayıda deneme ve çalışma yapıldığı belirtilen Bard, basit düzeyde anlamsız ve birbirinden bağımsız cümlelerle yazdığı şiirlerden sonra hızlı bir öğrenme sürecine girmiş ve sone yazabilme düzeyine gelmişti. Sonelerin diğer şiir türlerine oranla iki dört dize ve iki üç dizelik bölümleren oluşması ve uyak düzeninin daha karmaşık şekilde olması sanatçı bir insanın bile içindeki sanatçı ruhu tetikleyip son derece anlamlı ve vurucu soneler yazmasını oldukça güç bir yola sokmaktadır. Bu alanda ölümsüz eserler bırakan Shakespeare’in ölümünden 400 yıl sonra sadece 25 yıllık bir yapay zeka teknoloji ile bu seviyeye gelinmesi de yapay zekaların ne denli hızlı geliştiği ve gelişiminin öngörülemez olduğunun birer ispatı gibidir.
Örneğin Sheakespeare’in bir sonesi ile (18.sone):
Seni bir yaz gününe benzetmek mi, ne gezer?
Çok daha güzelsin sen, çok daha cana yakın
Taze mayıs tomurcukları sert rüzgârlar örseler,
Kısacıktır süresi yeryüzünde bir yazın
Işıldar göğün gözü, yakacak kadar sıcak
Bard’ın yazdığı bir sonenin parçasına bakalım: 

Çok nazikçe, kanatlarına çarpan bir rüzgar gibi,
Ve bir İngiliz hükümdarı vuran rüzgar gibi,
O neydi, her şeyle ilgili olan o şey neydi?
Onun bütün yollarını bilmekten utanıyor

Elbette sonuç bir insan elinden çıkmışçasına mükemmel değil, ancak işin edebi boyuna baktığımızda Bard’ın anlam bütünlüğüne oldukça yaklaştığını görüyoruz. Araştırmacılar, genel sorunun duygu eksikliği ve akıcı okunabilirlik olduğu konusunda hemfikirler.

Görüş Bildirin!

Daha iyi bir kullanıcı deneyimi için
görüşlerinizi bekliyoruz