27 Mayıs 2018
Matrix ya da Inception Benzeri Deneyimler Gerçek mi Oluyor?
Kaliforniya Üniversitesi'ndeki araştırmacılar beyin aktivitelerini okuyup yazabilen yeni bir teknoloji geliştirdiklerini duyurdu. Neredeyse hepimizin bildiği Star Wars'ın ilk filminde Prenses Leia'nın Obi-Wan Kenobi'den yardım istediği ikonik hologram sahnesini hatırlıyor musunuz? Benzer bir teknoloji bir gün bir miktar beyin aktivelerini kullanarak gerçek dünyada hayatlarımızı değiştirebilir.
Bir süredir beyne doğrudan holografik görüntüler yansıtmayı sağlayacak yolları keşfetmekle uğraşan Kaliforniya Üniversitesi'ndeki araştırmacıların buldukları yöntemle kişinin nöral aktivitelerini hem okuyabiliyor, hem de onları uyarabiliyorlar. Bu sonuçlarla gelecekte bir gün milyonlarca nöronun aynı anda uyarılmasını sağlayabilir. Hatta gelişmiş kopyalama ve klonlama yöntemleriyle gerçek beyin aktiviteleri kopyalanarak sanki beyin gerçek bir ses hissetmiş, duyumsamış gibi kandırılabilir. Tıpkı Matrix ve Inception'da olduğu gibi.
Araştırma görevlisi Hillel Adesnik çalışmayı şöyle tanıtıyor:

“Lazer ışığını kullanarak beyin aktivitelerini hem yazabilen hem de okuyabilen bir sistem geliştirdik. Bu teknolojinin hedefi sağlıklı ve hastalıklı beyinlerin aktivitelerini ölçerek anormak aktiviteleri gerçek zamanda düzeltmek ve birçok nörolojik hastalığı tedavi etmektedir.”

Araştırmada kullanılan holografik projeksiyon teknolojisi bir LCD ekranını negatif işlevi görerek lazer ışıklarının istenilen modellere dönüşmesini sağlamakta. Sonrasında yaklaşık 40 Watt'lık lazer ışınları hedefe her mikrosaniyede 300 femtosaniye uzunluğunda olacak şekilde gönderiliyor. Böylelikle beyin korteksindeki normal ateşlenme hızı simüle edilmiş olunuyor.
Şu ana kadarki çalışmalar sadece fare beyni üzerinde yarım milimetre karelik bir alanda başarıyla denendi ve bu ölçeğin daha da arttırılabileceği söylendi. Gelecekte bu sistemin epilepsi ve şizofreni gibi nörolojik hastalıklarda sorunlu bölgeyi hızlıca tespit edebileceği ve bunun nedenlerini ortadan kaldırabileceği söyleniyor.
Ancak Adesnik bunun sadece bu alanda sınırlı kalmayacağını aynı amanda nöral prostetikler için de geliştirilebileceğini kaydetti. Örneğin retinalarını veya başka duyu organlarını kaybetmiş hastalar bu sistem ile yeniden görebilme yetisi kazanabilir. Prensipte kafa üstüne takılan bir kameradan alınan görüntü verilerinin belirli bir transformasyondan sonra doğrudan beyne yazdırılarak yapay görme imkanı sağlanmış olunacak.
7

arrow_upward