Kişiyi İlgi ve Yetenekleri Doğrultusunda Değerlendiren Bir Üniversite Mümkün mü?

Bahçeşehir Üniversitesi

Bahçeşehir Üniversitesi

“İstanbul’un Kalbinde”

21 Aralık 2018

Aslında size anlatmak istediğimiz çok şey var ama sorunun cevabını en başta vermek istiyoruz: Evet, kişiyi ilgi ve yetenekleri doğrultusunda değerlendiren bir üniversite ve sistem mümkün.
Üniversite, bireyleri hayata hazırlama konusunda en önemli tecrübelerden birisidir. Mezunlarının özlemle andığı, renkli ama bir o kadar da yoğun günlerin geçtiği üniversitelere girmek içinse neredeyse maraton koşucusu olmanız gerekiyor.

“Tercih” kelimesi, lise dönemindeki bir öğrenciye söylendiğinde stres ve baskı duygularının ortaya çıkmasına sebep oluyor. Oysaki tercih kelimesi, bir seçim demek.

Her anlarını test kitaplarıyla yakın temasta geçiren gençler, istedikleri üniversiteyi seçme hakkının verdiği özgürlüğü yaşayamıyorlar. Yoğun çalışmalar, hazırlıklar, stres, kaygı ve tüm bunların sonunda girilen bir sınav, bireylerin hayatlarına yön veriyor. 

Asıl seçim kriteri ilgi ve yetenekler olmalı.

Gençlerin okuyacakları bölüme aldıkları puanlar karar veriyor. Oysa ki üniversite seçmekte asıl önemli olan kriter kişinin ilgi ve yetenekleri olmalı. Kişi hangi konuda çalışmaktan keyif alıyorsa, hangi alana merak duyuyorsa o bölümü seçmeli. Çünkü kişinin aldığı puan veya çözdüğü soru sayısının ötesinde, heyecanının ve ruhunun nereye ait olduğuna bakarak yaptığı seçimler onu çok daha başarılı bir geleceğe taşıyacaktır.

Öğrenciler, sınavlardan aldıkları puanlar yerine fikirlerine yoğunlaşmalılar.

Lise dönemindeki öğrencilerin birçok hayali, fikri ve projesi bulunuyor. Hangimizin yoktu ki! Peki dünyayı değiştirme potansiyeline sahip olan ve geleceğe yön verecek bu projeler destekleniyor mu? Tabii ki hayır! Oysa ki öğrenciler, sınavlardan aldıkları puanlar yerine, fikirlerine yoğunlaşmalılar. Onları dinlediğinizde ve fikirlerini gerçekleştirmeleri için bir şans verdiğinizde sizi ne kadar şaşırtacaklarını hayal edemezsiniz. Şöyle bir dünyaya bakın! Başarılarıyla konuşulan işlere imza atan gençlerin, hep hayalleri peşinde koşan ve fikirlerini gerçekleştirmek için inat eden kişiler olması tesadüf değil.

Başarı, puanlarla değil hayallerle elde edilir.

Gençlerin zihinleri, birbirinden parlak fikirlerle ve projelerle dolu. Kimsenin aklına gelmeyen çözümleriyle ve farklı bakış açılarıyla yetişkinleri hayrete düşüren sonuçlar ortaya çıkarabiliyorlar. Bu potansiyele sahip olan öğrenciler, arkadaşlık, sosyal yaşam ve eğlence gibi kavramları daha fazla deneyimlemek yerine kaderlerini belirleyecek olan sınavlara çalışarak enerjilerini verimli biçimde kullanamıyorlar.

Sınavlar, öğrencileri istediklerinden farklı bir konuda eğitim almak zorunda bırakıyor.

Müfredat temelli başarı ölçen sınavlar, birçok gencin hayalini kurduğu mesleğe ulaşmasına engel oldu ve olmaya devam ediyor. Sınavlarda yeterince başarı gösteremeyen gençler istedikleri değil, girebildikleri üniversitelerde eğitim alıyor. Peki bunun bir çözümü yok mu? Var tabii ki! Sınav sistemine alternatif bir sistem olan başvuru-kabul sistemi ile öğrenciler, hayallerine ulaşmak için fikirleri ve projeleri sayesinde burs elde ediyorlar. Dünyada en fazla proje üreten ve patent sahibi olan üniversiteler, başvuru-kabul sistemiyle öğrenci alıyor. Bilim, sanayi, iletişim ve daha nice alanda liderlik yapan önemli isimler, tüm başarılarından önce bu üniversitelere kabul edildiler. Başarılarını, puanlarıyla değil hayalleriyle elde ettiler.

ApplyBAU ile projelerin ve hayallerinle üniversiteli ol!

Bahçeşehir Üniversitesi, Türkiye’de üniversiteye girişte kabul modeli sistemini ilk ve tek uygulayan üniversitedir.
2013 senesinden beri uygulanan ApplyBAU sistemi ile öğrenciler, ilgi alanları ve yetenekleri doğrultusunda değerlendiriliyor. Hayallerini ve projelerini anlatarak ApplyBAU sistemi ile üniversiteli oluyor.

Bugüne kadar 3.238 öğrenciye burs desteği sağlayan ApplyBAU sistemi hakkında bilgi almak ve hayallerin sayesinde üniversiteli olmak istiyorsan başvuru için burayı⇗ ziyaret edebilirsin.




Yorumlar (0) Yorum Yap

/