Sorun Sende Değil Bende: Yaşadığınız İlişkiler Sizi Neden Mutlu Etmiyor?

İnsanlar yürümeyen ilişkiler hakkında konuştuğunda genelde kolaya kaçarlar: sevgimiz azaldı, denemeyi bıraktık, aldatıldık, ayrı kalmaya karar verdik gibi sebeplerden bahsederler.
Fakat ilişkilerin bitmesinin gerçek nedenleri şunlardır:
1-Kendimizi gözümüzde büyütürüz.
2-İlişkimizden veya partnerimizden çok fazla şey isteriz.
3-Duygusal olgunluk açısından yetersiz olabiliriz.
4-Korkularımızı gidermek için ilişkileri ve aşkı kullanırız.
Bu yazımızda dördüncü maddeyi derinlemesine ele alacağız. Korkularımızı gidermek için ilişkileri ve aşkı nasıl kullanırız birlikte görelim.
Peki, bunlar hangi korkularımız? Sandığınız kadar çok değil…




1) Gereksiz Olma Korkusu

Veya istenmeyen, sevilmeyen, değersiz olma korkusu da diyebiliriz.
Gerçekte ne istiyorsunuz: Aranan, ihtiyaç duyulan, takdir edilen olmak ve değerli hissetmek.
En iyi durumda siz: Çok cömert, empatik ve başkalarıyla ilgilenmek konusunda iyisiniz, dost canlısı ve fedakarsınız.



En kötü durumda ise siz: Başkalarının “sevgisine” kendi değerinizin bir ölçüsü olarak davranan, pasif-agresif, muhtaç veya talepkar olan, manipülatif veya kurban durumundasınız.
Bu durumda daha mutlu ilişkiler için yapmanız gerekenler:
Başkalarından beklemeden önce kendinizi sevin. Kendimizi sevmezsek, bunu başkalarından bekleyemeyiz. Bu bencillik değil; kendimiz “aşk” denkleminin eşit bir parçasıyız ve öz sevgi sevginin yarısıdır. Öz sevgi olmadan sevgi ne verilebilir ne de alınabilir.



Nasıl İlerleyeceksiniz?
Önce kendinizi sevin .Duygusal sınırlar ve ilişki bağımlılığı hakkında bilgi edinin. Başkalarını beklemeden önce kendi ihtiyaçlarınızı karşıladığınızdan emin olun. Diğer insanların nerede “bittiğini” ve sizin nerede başladığınızın farkına varın; sizinkiler ve onlarınkiler arasındaki farkı görün.
Başkalarına yardım ettiğinizde sebeplerinizi tanıyın ve “yardımınızın” faydalı ya da hoş karşılanmadığı zamanlara saygı duyun. Önce kendinizi sevin. Partnerinizde olmasına ihtiyaç duyduğunuz veya istediğinizi düşündüğünüz her şeyi, önce kendiniz sağlamalısınız. Partnerlerimiz bizi güvende, kendinden emin ve mutlu hissettiremezler. Önce biz bunu kendimize vermeliyiz ve ancak böylece başkalarınınkini bu denkleme ekleyebiliriz.


2) Tam Olarak Anlaşılmama Korkusu

Başka bir deyişle, “gerçek sizi” sevmeyen ya da ideal bir sevgi sağlamayan bir partnerle olma korkusu.
Gerçekte ne istiyorsunuz: Kendinizi özel, onaylanmış, anlaşılmış ve özgün halinizle sevilmiş hissetmek.
En iyi durumda siz:
Muazzam kişisel derinliğe ve öz farkındalığa sahip, güçlü bir benliğe ve kimlik duygusuna sahipsiniz.
En kötü durumda ise siz:
Kendini küçümseyen, depresif ve yabancılaşmış olan, mahcup, umutsuz ve hatta kendi kendini yıkan birisiniz.



Bu durumda daha mutlu ilişkiler için yapmanız gerekenler: 
Duygularınızdan ibaret olmadığınızı anlayın
. Gerçekliğin asla hayal gücümüze veya ideallerimize dayanamayacağını anlayın.
Nasıl İlerleyeceksiniz?
Hislerinizi bir kenara yığmayı bırakın. Onlar sizin kimliğiniz değildir ve size ışık tutacak tutarlı rehberler değildir. Üretken olun. Benlik saygısı eylemden gelir, bu yüzden kendinizi motive hissedene kadar ertelemeyi bırakın. Yarattığınız bir hayali yaşayabilmek için yaşama olan ihtiyacınızı bırakın. Bunu yapmayı beklemek her zaman hayal kırıklığıyla sonuçlanacaktır. Kendi kafanızdan çıkın ve somurtmayı bırakın.


3) Yalnız Olma Korkusu

Yani sadece bir partner değil; bir ilişkinin vaat ettiği bağlantıyı ve istikrarı istiyorsunuz.
Gerçekte ne istiyorsunuz: Kendinizi güvende, destekli ve huzurlu hissetmek istiyorsunuz.
En iyi durumda siz: inanılmaz derecede sadık
, uyumlu ve aileye yatırım yapansınız.
En kötü durumda ise siz: gelecek hakkında endişeli, “eğer”lerinizle ilgili cevaplara ihtiyacınız var ve fazla ya da az meşgul ya da bunalmış veya kendinizi geri çekmiş birisiniz.
Bu durumda daha mutlu ilişkiler için yapmanız gerekenler: Her şeyin yolunda gitmesi için ihtiyacınızı gevşetin ve önünüzde duran ana daha fazla dahil olun.



Editörün Notu ✏️

Bütün ilişkilerimizde korkuların olması kadar doğal bir durum yoktur fakat önemli olan o ilişkinin dayandığı temelin korku olmamasıdır. Yukarıda bahsedilen korkular da fark edeceksiniz ki kendimizden kaynaklanıyor. Gereksiz olmak, tam olarak anlaşılamamak ya da yalnız kalmak gibi korkular ilişkilerimize gölge düşürmeye çalışsa bile kendimizle yapacağımız çalışmalar ve pratikler sonucu kurtulabileceğimiz sendromlar olarak geçmişte kalabilirler. Her koşulda kendinize duyduğunuz sevgi ve saygıdan emin olun. Daha mutlu ilişkiniz önce kendinizle olursa diğer ilişkilerinizle de korkmadan mutlu olabilirsiniz.
Kaynak.

This post is also available in: English

Kategoriler: Uncategorized @tr

Yorumlar (0) Yorum Yap

/
Exit mobile version