Hayatında Yeni Bir Sayfa Açmanın İpuçları!

7:30’da başlayan günü hızlı bir kahvaltı ve duş takip ediyor. Yola çıktıktan sonra saat 09:00’da işbaşı, 18:00 da paydos. Malum, yorgunluk biraz dinlenerek atılmak isteniyor . İş sonrası dışarıda vakit geçirmek gözde büyüyor, insanın hali kalmıyor, özel bir gün olmadıkça iş/okul çıkışı evin yolu tutuluyor.

Bu cümleler size birini hatırlatıyor mu? Çoğumuz hayatımızı farkında olarak veya olmadan belli bir rutine, monoton bir sisteme dayalı yaşıyoruz. Tatillerin ve özel günler için ‘’Yine de senede birkaç kez değişiklik oluyor.’’diye düşünüyorsanız son 3 sene içerisindeki tatillerde neler yaptığınızı anımsayın. Muhtemelen 365 günde bir kendini tekrar eden benzer aktivitelere rastlayacaksınız.

Birer birey olarak hepimiz toplumu oluşturan birer parçayız. Fakat kendimizi tatmin etmeden geçen zamanı görmezden gelip değişime kapalı olarak yaşarsak hiçbir zaman toplum içinde parlamak mümkün olmayacaktır.

Yeni bir tercih yapmaktan korkmayın.
Kendimizi en çok mecbur hissettiğiniz şey nedir? İşe gitmek mi? Derse katılmak mı? Sizin için özel olan birine telefon açmak mı? Bu soruyu kendinize her gün bir kez olsun sormanızda fayda var.
Sebebi ise şu; toplumsal bilimler başlığı altında sıkça kullanılan terimlerden birisi ‘statü’dür.
Statü, sosyolojide atfedilmiş statü ve elde edilmiş statü olarak ikiye ayrılır. Atfedilmiş statü sizin cinsiyetiniz, ırkınız ve vatandaşlığınız gibi size doğmadan önce atfedilen etkenlerden oluşur. Elde edilmiş statü ise medeni durumunuz ve eğitim durumunuz gibi sizin tercih ettiğiniz statünüzdür.

Tahmin edebilirsiniz ki bu yazı elde edilen statü hakkındadır. Bugün kendinizi en çok zorunda hissettiğiniz şeyler sizin bir tercihiniz sonucunda oluşmuştur. İşe gitmeyi, bir üniversite okumayı, evlenmeyi sizin tercihleriniz belirledi. Hali hazırda hayatınızda pek çok kritik tercih yapmışken neden şimdi içgüdülerinizi dinleyip yenilerini yapmayasınız?

Sizi mutlu etmeyen işleri yapmayı bırakın.
Bir insanın kendini tanıması uzun bir yolculuktur. Bu süreçte kendinizi size iyi gelmeyen işlere, insanlara ve olaylara mahkum ederseniz bu durum içinden çıkılamayacak bir hal alacaktır. Zamanımızın çoğunu belli görevleri tamamlamaya çalışarak geçiriyoruz ve bunca zaman harcadığımız şeyleri gerçekten istediğimizden emin olmalıyız. Ne istediğinizi bulamadıysanız aramaya şimdi başlayın. Sizi mutlu eden şeyler size yeni bir hayat sunacaktır.
Yapmadan ölmeyeceğiniz maddeleri içeren bir liste hazırlayın , kendinizi de bunları yapmaya hazırlayın.

Yeni bir hayat mutlu, daha mutlu hissetmek demektir. Hemen bugün sizin için yapması cesaret isteyen şeyleri listeleyin, içinizdeki çocuğu uzun bir süredir ilk defa dinlediğinizi fark edeceksiniz. Burada cesaret olarak adlandırdığım kelimeyi illa ki yamaç paraşütü yapmak olarak algılamayın. Uzun zamandır hiç konuşmadığınız bir arkadaşınızı aramak, biraz para biriktirip hayalinizdeki o gitarı almak veya bir günlüğüne 80’ler tarzı giyinmek gibi bu durumu eğlenceli hale getirecek hedefler koyabilirsiniz!

Yeni biriyle tanışın.
İster istemez toplumun bizi şekillendirmesine izin veririz. Yeni bir insan – erkek veya kadın, yaşlı veya genç – tanımak, onların hikayesini dinlemek ve kendi hikayenizi onlara anlatmak sadece size iyi gelmekle kalmayacak bir insana da kendinizi katmış olacaksınız. Asansör muhabbetlerini deneyin, her sabah işe giderken yanınızdan geçen o insanlara günaydın demeyi deneyin, o yabancıya onun hakkında hayran olduğunuz yönünü itiraf etmeyi deneyin. Bunlar sizi alçaltmayacak, aksine daha interaktif bir hayatın ilk basamaklarını çıkmanızda yardımcı olacaktır.
Süreci not edin, günlük tutmaya başlayın.
Sonuçlar inanılmaz olacak. Yeni bir hayatın temellerini atıp icraata geçin ve kendinizi takip edin. Nasıl daha iyiye gittiğinize, çevrenize ve kendinize nasıl daha iyi gelmeye başladığınıza bir gün dönüp bakmak isteyebilirsiniz. Yeni sizi oluştururken başınızdan geçenleri tekrar okuduğunuzda ne kadar isabetli bir karar olduğunu tekrar fark edeceksiniz.
Ee, yeni senle tanışmaya hazır mısın ?
Kategoriler: Uncategorized @tr, Yaşam

Yorumlar (0) Yorum Yap

/