Boğaziçi Ekonomi
16 Kasım 2017
Biraz Fedakarlık, Biraz Cesaret: Plazadan Çiftliğe Uzanan Bir Girişimcilik Hikayesi
Çoğumuz radikal kararlar almaktan çekiniriz. Özellikle kurulu bir düzenimiz varken mutsuz dahi olsak düzenimiz bozulur ve başarısız oluruz korkusuyla hayallerimizi gerçekleştirecek adımlar atamayız. Oysa, muhasebe müdürlüğünü bırakıp üç adet inek ile iş kuran bu girişimcinin hikayesi bize biraz fedakarlık ve cesaret ile hayallerimize ulaşabileceğimizi gösteriyor.
...

Aylık maaşı 15.000 TL’nin üzerinde olan girişimci kendisini harekete geçirenin "kendi kurduğu sistemi işletme dürtüsünün yıllardır kendisini tırmalayıp durması" olduğunu söylüyor.

Aylar, hatta, yıllar süren bir pazar araştırması yaparak tesis kurabileceği lokasyonu belirliyor. Ayrıca yapmak istediğini daha önce yapmış ve başarılı olmuş kişiler ile iletişime geçip onlardan bilgi alıyor. Hayvanların bakımı, beslenmesi, doğurganlıkları ve tabiatları hakkında bilgi ediniyor.

“Yıllarca okudum, araştırdım, gezdim, öğrendim. şimdi öğrendiklerimden iyi kötü bir tedarik ve satış ağı kurdum kendimce ve çok güzel işliyor.”

Araştırmaları sonunda planlarını, İstanbul’a ve süt üretim tesislerine yakın olması nedeniyle Bandırma çevresinde hayata geçirmeye karar veriyor.
...

İş kurmanın belki de en zor kısmı olan sermayeyi bulabilmek için 4 yıl boyunca aylık kazancının %70’ini biriktiriyor.

Kazancın %70’ini biriktirebilmek hayat standartlarından büyük fedakarlıklar yapmasını gerektiriyor tabii. Dört yıl boyunca minimum standartlarda yaşayan girişimci evini ve arabasını da satarak toplamda 950.000 TL’lik bir sermaye ediniyor.
...

Saf ve verimli ırktan aldığı 3 inek ile işe başlayan girişimci ilk ayın çok zor olduğunu ve altı yedi ay boyunca birikiminden yemek zorunda kaldığını söylüyor.

İnekleri nereden satın alacağı araştırmaları kendisini Türkiye’den uzaklaştırıyor ve aradığı inekleri Antwerp’te buluyor. Başlangıçta 20 inek almayı düşünse de verimli ve saf ırktan gelen ineklerin maliyetli olması nedeniyle 3 adet alabiliyor. Ancak kendisi verdiği karardan hiç pişman değil zira hiçbirinden 30kg’ın altında süt almadığını söylüyor.
...

İlk 8-9 ay boyunca zarar ettiği için muhasebe müdürlüğü işinden ayrılamıyor.

10 ay sonra, birikimleri tükendiğinde işletmesinde 13 inek bulunuyor. 12. ayın sonunda ise gelir-giderleri eşitleniyor ve satış ağı, Bandırma merkezin her yerine ulaşıyor. Burada iş ilişkilerinin çok önemli olduğunu gören girişimcimizin sizler için bir dipnotu var:

“Ne olursanız olun, ne iş yaparsanız yapın, network'e her zaman çok önem verin. Hiç kimse olun ama yalnız olmayın, mutlaka iletişim ağınız olsun. Hayattaki her adımınızda katkısını hissedeceksiniz.”

İkinci senenin başında kâr etmeye başlıyor ve işinden istifa ediyor.

Tüm enerjisini ve motivasyonunu kendi işletmesi için harcamaya başlıyor ve bir süre boyunca kazancını yalnızca yaşamsal ihtiyaçları için harcayıp kalan parayı işine yatırıyor. Kredi çekerek inek sayısını artırıyor.
...

2009 yılında bu işe girmeyi düşünen girişimcimiz hayalini kurduktan sadece 6-7 yıl sonra Sütaş ve Yörsan gibi büyük firmalara taşeronluk yapmaya başlayacak kadar başarıya ulaşıyor.

Şu an aylık kazancı 7000 ile 10000 TL arasında, sahip olduğu mutluluk ise paha biçilemez.

“Ticaretten korkmayın, fizibilitenizi yapın ve piyasaya çıkın.”

...
12

arrow_upward